T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/2057
KARAR NO: 2023/1543
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/06/2020
NUMARASI: 2017/771 Esas - 2020/256 Karar
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/12/2023
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şahıs ve müvekkili şirketin kentsel dönüşüm kapsamında ... İli, ... İlçesi, ... Mah. ... Mevkiinde kain tapunun ... Pafta, ... Ada, ... Parsel no.lu taşınmaz üzerinde inşaat yapabilmek adına malikler ile görüşülmeye ve anlaşılanlar ile Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri yapılmaya başlandığını, mezkur taşınmazın 10/40 hissesi hazine adına tescilli olduğunu, bu sebeple de gerekli çoğunluğun sağlanabilmesi adına müvekkilleri tarafından 03/10/2016 tarihinde, 03/10/2016 tarih ve 1254 sayılı dilekçe ile idareye sözleşme yapabilmek adına başvuruda bulunulduğunu, İstanbul Valiliği, Defterdarlık Anadolu Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı, Kartal Emlak Müdürlüğü tarafından 06/01/2017 tarih, ... Sayı ve Kat karşılığı ve Satış hk. ... Konu' lu dilekçeleri ile şüphelilerin yönetiminde yer aldığı "... Ticaret A.Ş. İnşaatın" da başvuruda bulunduğu ve cevap tarihi itibarı ile 10 adet kat maliki ile anlaşmaya vardığı, müvekkillerin ise 17 adet kat maliki ile anlaşmaya vardığına ve teknik hususlara değinmek ile sonuç olarak "Kat mülkiyeti bulunan taşınmazın satışı şimdilik mümkün bulunmayıp Maliye Hazinesi dışındaki kat maliklerinin en az üçte iki çoğunluğunun aynı sözleşmeyi imzalaması halinde imzalanan sözleşmenin yeniden talep edilmesi halinde talebiniz yeniden değerlendirilecektir." şeklinde cevap verildiğini, idarenin cevabına istinaden müvekkillerinin gerekli çoğunluğu sağladıkları ve 06/02/2017 günü idareye başvuru yapıldığını, müvekkilerinin gerekli çoğunluğu sağladığını ve başvurusunu yaptığı aynı gün şüphelilerin yönlendirmesi ile maliklerden ... Kartal .... Noterliği' nin 06/02/2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile müvekkiller ile aralarındaki Kartal .... Noterliğinin 18/08/2016 tarih ve ... yevmiye no.lu Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesini ( ... ,... için) feshettiklerini ihtar ve ihbar ettiklerini, devamla aynı gün derhal İstanbul Valiliği, Defterdarlık Anadolu Yakası Milli Emlak Daire Başkanlığı, Kartal Emlak Müdürlüğü' ne hitaben fesih beyanlarını bildirip müvekkillerinin gerekli çoğunluğu sağlamadıklarını beyan ettiklerini, devamla maliklerden ...' in Kartal .... Noterliği' nin 09/05/2017 tarih ve ... yevmiye no. Lu ihtarnamesi ile müvekkiller arasında ki Kartal ... Noterliğinin 21/08/2016 tarih ve ... yevmiye no.lu Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesini feshettiğini bildirir ihtar/ihbarname gönderdiğini, yine maliklerden ...' nin Kartal .... Noterliği' nin 19/06/2017 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile ayrıca ...' nun Kartal ... Noterliğinin 24/05/2017 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile müvekkiller ile olan Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri' ni feshettiklerini, bütün bunlar neticesinde davalıların müvekkillerin gerekli çoğunluğu sağlamasını engellemek ve kendisi ile sözleşme yapmalarını sağlamak amacı ile malikleri sözleşmelerini feshetmeye yönelttiğini öğrenmiş olduklarını beyanla davalının haksız rekabet eden eylemlerinin durdurulması, men-i ve müvekkillerinin uğradıkları zararların tazminini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK' nun 58/1 maddesi gereğince davacıların mevcut bir zararının ya da zarar ihtimalinin bulunup bulunmadığı, davacıların aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili ...' in gerçek kişi olduğu, tacir olmadığı, şirketin yönetim kurulu başkanı olması nedeniyle pasif dava ehliyeti bulunmadığını, davacıların dava dilekçesinde beyan ettiği kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu taşınmazlar üzerinde müvekkili ...' in bağımsız bölüm maliki olduğunu, tapu kaydı ile sabit olduğu üzere müvekkili ...' in davacının dosyaya sunduğu ... Satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinden önce taşınmazda kat maliki olduğunu, davacıların dava dilekçesine konu ettikleri inşaat sözleşmelerinden en evvel tarihli olanın tarihinin 18/05/2015 tarihi olduğunu, müvekkillerinin davacının dilekçesinde beyan ettiği ve sunduğu inşaat sözleşmelerinden çok önce bir kısım kat maliki ile zaten sözleşme imzaladığını, davacılar tarafından bir kısım kat maliklerine farklı mahkemelerde cezai şart ve manevi tazminat talepli davalar açıldığı ve bu davaların davacıları ve vekilleri aynı olduğunu, davacıların maddi durumu olmamasına rağmen siyasi bağlantıları olduğu gerekçesi ile Maliye Hazinesi adına kayıtlı 10 adet taşınmazı satın alacağı vaadini noter sözleşmesine madde olarak koymaktan çekinmemeleri durumu davacıların yasanın amir hükmünü ihlal belgesi olduğunu, müvekkillerinin bir kısım kat malikleri ile inşaat sözleşmesi imzalaması değil davacıların eylemlerinin haksız olduğu ve müvekkillerinin sözleşme tarihinden çok sonra müvekkillerinin işlerini bozmak amaçlı gerçeğe aykırı vaatler ile bir kısım kat malikleri ile geçersiz sözleşmeler imzaladığının görüleceğini, davacıların manevi tazminat taleplerinin yersiz olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141); toplanan/sunulan deliller, ticaret sicil kayıtları, arsa karşılığı inşaat sözleşmeleri, fesih ihtarnameleri, fesih ihtarına karşı cevabi ihtarname, tapu kaydı, Kartal Emlak Müdürlüğünün cevabi yazısı, fesihe ilişkin sözleşmeler, İstanbul Anadolu 19. AHM' nin 2017/292 Esas ve 2018/326 Karar sayılı kararı, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/118923 Soruşturma ve 2018/37150 Karar sayılı takipsizlik kararı, kroki, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün cevabi yazısı, tanık beyanları, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak dosyaya sunulu sözleşmelere göre ilk sözleşmenin Kartal .... Noterliğinin 17/03/2015 tarih ve ... yevmiye no.lu ...Ltd. Şti arasında yapıldığı, bu tarihten sonra taraf şirketlerce arsa sahipleri ile farklı tarihlerde kat karşılığı inşaat sözleşmeleri yapıldığı, davacı şirketin sözleşme yaptığı arsa sahipleri sonrasında sözleşmeye bağladığı arsa payı oranının 20/40 a ulaştığı, sözleşme yapan arsa sahiplerinin 3/40 arsa payına tekabül eden bir kısmının hisselerini sattığı, 6/40 arsa payına tekabül eden bir kısmının ise davacı şirket ile yapılan sözleşmelerini feshettikleri, son halde davacı şirketin 10/40 arsa payını kapsar şekilde arsa sahipleri ile sözleşmesinin bulunduğu, davacı taraf ile sözleşmesini fesheden arsa maliklerinin davalı ... ile yapmış oldukları sözleşmenin 16. Maddesinde önceki sözleşmesini feshi nedeniyle ... tarafında gelmesi muhtemel zarar/ziyan ve tazminat taleplerinin davalı ... tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı, Kartal Emlak Müdürlüğünün 10/09/2017 tarihli yazı cevabında taşınmazdaki maliye hazinesi dışındaki kat maliklerinin en az 2/3 çoğunluğunun aynı sözleşmeyi imzalaması halinde hazine hissesi yönünden taleplerin yeniden değerlendirileceğinin bildirildiği, ... ve ...Ltd. Şti tarafından ... hakkında İstanbul Anadolu CBS' ye yapılan şüphelilerin yönlendirmesi ile ...' nun noter aracılığı ile gönderdikleri noter ihtarnamesi ile kendileri ile olan kat karşılığı inşaat sözleşmesini feshettikleri, bu şekilde Maliye Hazinesi tarafından aranan gerekli çoğunluğun engellendiği ve böylelikle haksız rekabette bulundukları iddiası ile şikayetçi olunduğu, CBS tarafından şüphelilerin üzerine atılı haksız rekabet suçunu işlediklerine ilişkin yeterli kanıt elde edilemediğinden kovuşturulmaya yer olmadığına karar verildiği ve bu karara karşı yasal yollara müracaat edilmediği, sözleşmeyi fesheden arsa maliklerinin fesih gerekçesinin Milli Emlak sorununun çözülememesi ve 2/3 çoğunluğun sağlanamamış olması ile sözleşmenin ifası için yükümlülüklerin yerine getirilmemiş olmasının gösterildiği, fesih ihtarına davacı ... tarafından verilen cevabi ihtarnamede ...' ya tahsis işlemi ve ...' in imza sürecini geciktirmesi nedeniyle sürecin uzadığını belirttiği, davacı taraf ile sözleşme yapan bir kısım arsa sahiplerinin satış işlemi yapması ve bir kısmının da sözleşmeyi feshetmesi birlikte değerledirildiğinde fesihten sonra Keklik İnşaat ile yapılan sözleşmelere sözleşmenin feshi nedeniyle zarar/ziyan ve tazminat taleplerinin ... tarafından üstlenilmiş olmasının sözleşmelerin davalı tarafın yönlendirmesi ile feshedildiği iddiasını ispata elverişli olmadığı, ayrıca sözleşmede zarar ve ziyanın ... tarafından üstlenileceğine ilişkin düzenleme bulunmasının tek başına haksız rekabet oluşmayacağı, bunun yanı sıra davalı ... tarafından söylendiği iddia edilen sözlerin ispatlanamadığı sonuç ve vicdani kanaatine(Ay. m.138) varılarak haksız rekabetin tespiti ve men' i davası ile maddi ve manevi tazminat davasının reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin davanın reddine ilişkin kararının usule ve hukuka aykırı olduğunu, kararın istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılması gerektiğini, yerel mahkeme kararının son derece açıklayıcı olmaktan uzak ve gerekçeli karar şeklinde nitelendirilemeyecek kadar yalın ve sadece olayı özetleyici ifadeler içerdiğini, mahkemenin davalı tarafın müvekkili şirketten önceki tarihte kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdetmiş olmasını gerekçe göstererek davayı reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafın malikler ile akdetmiş olduğu sözleşmelere "sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan zarar / ziyan ve tazminat taleplerinin ... tarafından üstlenileceği"nin kararlaştırılmış olması dahi tek başına haksız rekabetin varlığını ortaya koyduğunu, maliklerin sözleşmeyi fesih gerekçesi olarak sözleşmenin ifası için yükümlülüklerin yerine getirilmediği iddiasına dayanmış olmalarının işbu davanın konusu ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, kovuşturmaya yer olmadığı kararının haksız rekabetin gerçekleşmediği anlamına gelmediğini, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının açtığı haksız rekabete temel oluşturan taşınmazın 40 bağımsız bölümden oluştuğunu, 10 bağımsız bölümün dava dışı Mali Hazinesi'ne, diğer 30 bağımsız bölümün dava dışı başka kat malikleri adına kayıtlı olduğunu, bu hususun tapu kaydının incelenmesinden görüleceğini, kat mülkiyetine tabi bir taşınmazda geçerli bir kat karşılığı inşaat sözleşmesi kurulabilmesi için kat mülkiyesi Kanunu'nun 46. maddesi uyarınca oy birliğiyle kat mülkiyeti sona erdirilerek sözleşme yapılabileceğini, riskli yapılarda ise 3/2 çoğunlukla kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılabileceğini, aksi halde yapılan sözleşmelerin geçersiz olup tarafları bağlamayacağını, davacıların kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapma tarihinden önce davalı müvekkili ... aynı zamanda 07/03/2013 tarihinden itibaren bağımsız bölüm maliki olduğundan istediği kişiyle kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapma hakkı olduğu gibi, sahibi olduğu diğer davalı ...İnşaat adına sözleşme yapmasının haksız rekabet oluşturmayacağının açık olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini, davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür.
GEREKÇE:
Dava; haksız rekabetin önlenmesi ve buna bağlı maddi ve manevi tazminat davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa konu uyuşmazlık temelde; davalı tarafa isnat edilen eylemlerin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, gerçekleştirilmiş ise TTK 54 ve devamı maddelerindeki düzenlemeler gereği haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı, haksız rekabet oluşturması halinde davacının bu yüzden uğradığı zarar varsa tespiti noktasındadır. Haksız rekabeti düzenleyen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun 54/2 maddesi "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." şeklinde haksız rekabeti tanımlamış, 55. maddesinde sayılan bazı hallerin haksız rekabet hallerinin başlıcaları olarak örnek kabilinden sayılmıştır. Aynı yasanın 56. maddesinde ise "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;
a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men'ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların bulunması halinde manevi tazminata verilmesini isteyebilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir. Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir. " düzenlemesini içermektedir. Haksız rekabet varlığı için rekabet ilişkisi, yarar sağlama, kusur ve zarar gerekli olmamakla birlikte tazminat davaları bakımından kusur davalının kusuru aranmaktadır. Diğer dava türlre için ise kusur aranmaz. Yine Tespit, men ve eski hale iade davaları bakımından zararın varlığı dava şartı değildir.
Zararın varlığı sadece tazminat davaları bakımından rol oynar (TK 56/1-d).Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesinde; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır.
Haksız fiillerde ispat yüküyle ilgili özel düzenleme getiren Türk Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi gereği zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Eldeki uyuşmazlıkta davalı tarafa isnat edilen eylem; davacı ile kentsel dönüşüm kapsamında sözleşme düzenleyen ... İli, ... İlçesi, ... mevkii, ... ada ... parsel numaralı taşınmaz maliklerinden bir kısmının davalı tarafın yönlendirmesi ve gözdağı verilerek, sözleşmede öngörülen cezai şartları ödemeyi de üstlenmek suretiyle davacı ile yapılan sözleşmeleri feshetmelerinin sağlanmasının haksız rekabet oluşturduğuna yöneliktir. Davacı tarafça dosyaya sunulan deliller ve tanık beyanları ile davacı iddialarını ispatlar herhangi bir beyan ve delil bulunmamaktadır. Davalı tarafa isnat edilen "yönlendirme ve gözdağı verme" eylemlerinin varlığı ve bu eylemler nedeniyle dava dışı kişilerin davacı ile olan sözleşmelerini feshettikleri hususu ispatlanmamıştır. Sözleşmelere konulan davacıya ödenecek cezai şartın davalı tarafça karşılanacağına ilişkin düzenleme tek başına bahsi geçen eylemlerin varlığını ispata yeterli olmadığı gibi haksız rekabette sayılmaz.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE
,2-Davacılar tarafından yatırılan 54,40 TL istinaf peşin harcının alınması gereken 269,85 TL karar harcından mahsubu ile eksik olan 215,45 TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.28/12/2023