Kamulaştırmasız El Atma Nedir?
Mülkiyet hakkı, Anayasa'nın 35. maddesi ile güvence altına alınmış temel haklardan biridir. Devlet veya diğer kamu kurumları, kamu yararının gerektirdiği durumlarda özel mülkiyete konu taşınmazları ancak kanunda öngörülen usullere uygun şekilde kamulaştırabilir. Ancak uygulamada bazı durumlarda idareler, kamulaştırma işlemlerini tamamlamadan veya hiç kamulaştırma yapmadan taşınmazlara fiilen müdahale edebilmekte, yol, park, okul, hastane, altyapı tesisi veya benzeri kamu hizmetleri için kullanabilmektedir.
İşte idarenin, kamulaştırma prosedürünü işletmeden özel mülkiyete konu bir taşınmaza fiilen el koyması "kamulaştırmasız el atma" olarak adlandırılmaktadır.
Kamulaştırmasız el atma, kanunlarda açıkça tanımlanmış bir kurum olmamakla birlikte, Yargıtay içtihatları ile gelişmiş ve zaman içerisinde Kamulaştırma Kanunu'nda çeşitli düzenlemelere konu olmuştur.
Kamulaştırmasız El Atmanın Hukuki Dayanağı
Kamulaştırmasız el atma kavramı ilk kez Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 16.05.1956 tarihli ve 1956/1-6 sayılı kararı ile Türk hukukuna girmiştir.
Söz konusu kararda Yargıtay, taşınmazına kamulaştırma yapılmaksızın el atılan maliklerin iki temel hakkı bulunduğunu kabul etmiştir:
- Müdahalenin önlenmesini istemek,
- Taşınmazın bedelini talep etmek.
Günümüzde kamulaştırmasız el atma davaları ağırlıklı olarak Anayasa, Türk Medeni Kanunu, Kamulaştırma Kanunu ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde değerlendirilmektedir.
Kamulaştırmasız El Atmanın Şartları
Her idari müdahale kamulaştırmasız el atma sayılmaz. Bir müdahalenin kamulaştırmasız el atma olarak kabul edilebilmesi için bazı şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir.
1. Taşınmaz Özel Mülkiyete Konu Olmalıdır
Kamulaştırmasız el atmaya konu taşınmazın gerçek kişiye veya özel hukuk tüzel kişisine ait olması gerekir.
2. Müdahaleyi Yapan Kamu Kurumu Olmalıdır
Müdahalenin belediye, il özel idaresi, bakanlık, karayolları, DSİ veya diğer kamu kurumları tarafından gerçekleştirilmiş olması gerekir.
3. Kamu Yararı Amacı Bulunmalıdır
Taşınmaza yapılan müdahalenin yol, park, okul, sağlık tesisi, altyapı hizmeti veya benzeri kamu hizmetleri için yapılması gerekir.
4. Fiili Müdahale Bulunmalıdır
İdarenin taşınmaza fiilen el koymuş olması gerekir. Sadece imar planında yeşil alan olarak gösterilmesi veya tapuya şerh konulması tek başına kamulaştırmasız el atma sayılmaz.
5. Malik Taşınmazını Kullanamaz Hale Gelmelidir
İdarenin müdahalesi nedeniyle malik taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisini kullanamıyorsa kamulaştırmasız el atma söz konusu olabilir.
Kamulaştırmasız El Atma Sayılmayan Haller
Uygulamada sıkça karıştırılan bazı işlemler kamulaştırmasız el atma niteliğinde değildir.
Örneğin;
- Tapuya kamulaştırma şerhi konulması,
- Kamu yararı kararı alınması,
- İmar Kanunu'nun 18. maddesi kapsamında yapılan düzenleme ortaklık payı kesintileri,
- Malik tarafından yapılan rızai terk işlemleri,
- Kanuna dayalı bazı mülkiyet kısıtlamaları,
tek başına kamulaştırmasız el atma olarak kabul edilmez.
Kamulaştırmasız El Atma Davasında Talep Edilebilecek Haklar
Taşınmaz malikinin somut olaya göre farklı taleplerde bulunması mümkündür.
Müdahalenin Önlenmesi Davası
Malik, idarenin hukuka aykırı müdahalesinin sona erdirilmesini talep edebilir.
Taşınmaz Bedelinin Tahsili Davası
Malik, taşınmazın mülkiyetini idareye bırakıp taşınmazın gerçek değerinin ödenmesini isteyebilir.
Ecrimisil Talebi
Bazı durumlarda geçmiş dönem kullanımları nedeniyle haksız işgal tazminatı talep edilmesi de mümkündür.
Faiz Talebi
Mahkemece belirlenen taşınmaz bedeline dava tarihinden itibaren faiz uygulanabilir.
Kamulaştırmasız El Atma Davalarında Görevli Mahkeme
Kamulaştırmasız el atma davalarında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Yetkili mahkeme ise kural olarak taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.
Davalar basit yargılama usulüne göre görülmektedir.
Bedel Nasıl Hesaplanır?
Kamulaştırmasız el atma davalarında en önemli konulardan biri taşınmazın değerinin belirlenmesidir.
Mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişi heyeti;
- Taşınmazın yüzölçümünü,
- Konumunu,
- İmar durumunu,
- Emsal satışları,
- Üzerindeki yapı ve muhdesatları,
- Bölgenin ekonomik özelliklerini
inceleyerek taşınmazın gerçek piyasa değerini tespit eder.
Mahkeme kararını büyük ölçüde bilirkişi raporuna göre verir.
Kamulaştırmasız El Atma Davalarında Zamanaşımı Var Mıdır?
Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları sonrasında kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılacak bedel davalarında mülkiyet hakkının korunması ilkesi ön plana çıkmıştır.
Özellikle fiili el atmalarda, mülkiyet hakkının devam ettiği durumlarda zamanaşımı ve hak düşürücü süre tartışmaları önemli ölçüde etkisini kaybetmiştir.
Ancak her dosyanın kendi özel şartları bulunduğundan dava açılmadan önce uzman bir gayrimenkul hukuku avukatından görüş alınması önemlidir.
Yargıtay'ın Yerleşik Görüşü
Yargıtay uygulamasına göre kamulaştırmasız el atma;
"İdarenin herhangi bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın taşınmaz üzerinde fiilen tasarrufa başlaması ve malikin mülkiyet hakkını kullanmasını engellemesi" şeklinde tanımlanmaktadır.
Bu nedenle yalnızca plan kararları değil, taşınmaza fiilen müdahale edilip edilmediği büyük önem taşımaktadır.
Sonuç
Kamulaştırmasız el atma davaları, vatandaşların mülkiyet hakkını koruyan en önemli dava türlerinden biridir. Belediyeler, bakanlıklar veya diğer kamu kurumları tarafından herhangi bir kamulaştırma yapılmaksızın taşınmazınıza yol, park, okul, yeşil alan veya benzeri amaçlarla müdahale edilmişse taşınmazınızın gerçek değerini talep etme hakkınız bulunmaktadır.
Özellikle kentsel dönüşüm, imar uygulamaları, yol genişletme projeleri ve kamu yatırımları nedeniyle ortaya çıkan kamulaştırmasız el atma uyuşmazlıklarında dava stratejisinin doğru belirlenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle sürecin gayrimenkul hukuku alanında uzman bir avukat aracılığıyla yürütülmesi hak kayıplarının önüne geçecektir.