ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVALARINDA TEBLİGAT SORUNU VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Abone Ol

I. Genel Olarak

Yargılamanın makul sürede sonuçlandırılması, adil yargılanma hakkının temel unsurlarından biridir. Türk yargı sisteminde davaların uzamasına neden olan pek çok yapısal sorun bulunmakla birlikte, tebligat meselesi uzun yıllar boyunca bu sorunların başında gelmiştir.

Tebligat mevzuatında son yıllarda yapılan değişikliklerle önemli ilerlemeler kaydedilmiş; özellikle elektronik tebligat uygulaması ile yargılamaların hızlandırılması yönünde ciddi adımlar atılmıştır.

Ne var ki, ortaklığın giderilmesi davaları bakımından tebligata ilişkin sorunlar büyük ölçüde varlığını sürdürmektedir. Bu tür davalar, taraf yapısı ve dava süresince meydana gelen değişiklikler nedeniyle tebligat sorunlarının en yoğun yaşandığı dava türlerinden biri olma özelliğini korumaktadır.

II. Ortaklığın Giderilmesi Davalarında Tebligat Sorununun Kaynakları

1. Tarafların Yurt Dışında Bulunması

Ortaklığın giderilmesi davalarında paydaşların bir kısmının yurt dışında ikamet etmesi sıklıkla karşılaşılan bir durumdur.

Yurt dışı tebligatları ise gerek uluslararası sözleşmeler gerekse yabancı ülke makamlarıyla yürütülen yazışmalar nedeniyle uzun süreler almakta, kimi zaman aylarca sonuçsuz kalmaktadır. Bu durum, davanın ilerlemesini fiilen durma noktasına getirebilmektedir.

2. Sürekli Taraf Değişikliği ve Mirasçılık İlişkileri

Bu dava türünde en önemli sorunlardan biri de taraf ölümüdür. Davanın devamı sırasında taraflardan birinin vefat etmesi halinde, tüm mirasçıların tespit edilmesi ve davaya dahil edilmesi zorunludur.

Özellikle mirasçı sayısının fazla olduğu ve mirasçıların farklı şehirlerde veya ülkelerde bulunduğu durumlarda, her bir mirasçıya usulüne uygun tebligat yapılması yargılamayı ciddi biçimde uzatmaktadır.

Bazı dosyalarda, davaya sonradan dahil edilen mirasçıların da yargılama sırasında vefat etmesi, davayı adeta sürgit (bitmeyen) bir dava haline dönüştürmektedir.

3. Tebligatın Geçerliliğine İlişkin Usuli Hassasiyet

Ortaklığın giderilmesi davaları ayni hakka ilişkin olduğundan, kesin hüküm halini almadan icra (infaz) kabiliyetini haiz değildir.

Ayrıca tebligat işlemlerinde yapılacak en küçük bir usul hatası dahi hükmün bozulmasına yol açabilmektedir. Bu durum, mahkemeleri son derece ihtiyatlı davranmaya zorlamakta; ihtiyatlılık ise çoğu zaman yargılamanın yavaşlaması (zaman zaman durması) sonucunu doğurmaktadır.

III. Mevcut Mevzuatta Yapılan Düzenlemelerin Sınırları

Elektronik tebligat sisteminin hayata geçirilmesi, adres kayıt sisteminin etkinleştirilmesi ve muhtarlık aracılığıyla yapılan tebligatların kapsamının genişletilmesi, tebligat kaynaklı sorunları büyük ölcüde ortadan kaldırmış ve dolaylı olarak genel anlamda yargılamaların hızlanmasına katkı sağlamıştır. Ancak bu düzenlemeler, ortaklığın giderilmesi davalarının kendine özgü yapısı nedeniyle yeterli etkiyi yaratamamıştır.

Özellikle yurt dışında yaşayan ve elektronik tebligat sistemine dahil olmayan kişiler ile mirasçıların sürekli değişmesi, mevcut sistemin sınırlarını açıkça ortaya koymaktadır.

IV. Çözüm Önerileri

1. Temsili Tebligat Mekanizmasının Genişletilmesi

Ortaklığın giderilmesi davalarında, özellikle çok sayıda paydaşın bulunduğu hallerde, mahkeme tarafından atanacak temsilci veya kayyım aracılığıyla tebligat yapılmasına daha geniş ölçüde imkân tanınmalıdır.

Bu yöntem hem taraf menfaatlerini koruyacak hem de yargılamanın sürüncemede kalmasını önleyecektir.

2. Mirasçı Sayısının Fazla Olduğu Hallerde Usulî Sadelik

Mirasçı sayısının fazla olduğu dosyalarda, her bir mirasçıya ayrı ayrı tebligat yapılması yerine, belirli şartlar altında ilan yoluyla tebligatın daha etkin şekilde kullanılabilmesi sağlanmalıdır.

Mevcut uygulamada ilan yoluna başvurulması oldukça sınırlı tutulmakta, bu da davaların gereksiz yere uzamasına yol açmaktadır.

3. Yurt Dışı Tebligatlarında Dijital Kanalların Etkin Kullanımı

Uluslararası tebligatlarda elektronik tebligatın kapsamı genişletilmeli, mümkün olan durumlarda konsolosluklar aracılığıyla daha hızlı dijital tebligat yöntemleri devreye sokulmalıdır.

Bu yöntem yurt dışı kaynaklı tebligat sorunlarının sebep olduğu davaların uzaması sorununun çözümüne önemli katkı sağlayacaktır.

4. Taraf Değişikliklerinin Davanın Otomatik Olarak Durdurmamasına Yönelik Düzenlemeler

Taraf ölümü halinde mirasçıların davaya dahil edilmesi sürecinin, davanın (davaya dair işlemlerin yapılmasının) tamamen durması yerine belirli işlemlerin yürütülmesine izin veren esnek bir usul anlayışı benimsenmelidir.

Sonuç

Tebligat mevzuatında yapılan reformlar, yargı sisteminde önemli bir dönüşüm sağlamış olmakla birlikte, ortaklığın giderilmesi davaları bakımından sorunlar büyük ölçüde devam etmektedir.

Taraf yapısının karmaşıklığı, miras ilişkileri ve yurt dışı bağlantıları bu davaları diğer dava türlerinden ayırmakta; klasik tebligat yöntemleri bu karmaşıklığı karşılamakta yetersiz kalmaktadır.

Bu nedenle, ortaklığın giderilmesi davalarına özgü, daha esnek ve pratik tebligat mekanizmalarının geliştirilmesi, hem yargılamaların makul sürede sonuçlanmasını sağlayacak hem de adaletin etkin biçimde tesis edilmesine katkıda bulunacaktır.