SERİ MUHAKEME USULÜ UYGULANAN İLAMLAR TEKERRÜRE ESAS OLUR MU?

Abone Ol

Bu çalışmamızda seri muhakeme usulü ile verilen cezaların tekerrüre esas alınıp alınamayacağına ilişkin Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 18.12.2025 tarih, 2025/4862 Esas- 2025/11678 Karar sayılı güncel kararı ışığında açıklamalarda bulunacağız.

Seri muhakeme usulü 5271 sayılı CMK’nin 250.maddesinde düzenlenmiştir. Seri muhakeme usulünün uygulanabileceği suç tipleri yasanın 250.maddesinin 1.fıkrasında açıkça belirtilmiştir. Yani yasada belirtilen suçlar sınırlı sayıda olup, yasada belirtilen bu suçlar dışında başkaca suçlarda seri muhakeme usulü uygulanamayacaktır. Şayet yasada tahdidi olarak belirtilen bu suçlarla ilgili Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturmalarda, soruşturma neticesinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmez ise yasada belirtilen diğer şartlarında mevcudiyeti durumunda şüpheli hakkında seri muhakeme usulü uygulanacak ve sonuca bu şekilde gidilecektir.

Yasanın 250.maddesinin 2.fıkrasında; Cumhuriyet savcısının veya kolluk görevlilerinin, şüpheliyi seri muhakeme usulü hakkında bilgilendireceği, 3.fıkrasında ise; Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanmasının şüpheliye teklif edileceği ve şüphelinin müdafi huzurunda teklifi kabul etmesi hâlinde seri muhakeme usulünün uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

Seri muhakeme usulünün uygulanması durumunda Cumhuriyet savcısı yasanın 250.maddesinin 4.fıkrasına göre; TCK'nin 61. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hususları göz önünde bulundurarak, suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında tespit edeceği temel cezadan ve koşulları bulunduğu takdirde zincirleme suça ilişkin hükümler uygulandıktan sonra belirlenen cezadan yarı oranında indirim uygulamak suretiyle yaptırımı belirleyecektir. Ayrıca Cumhuriyet savcısı sonuç olarak belirlediği bu cezayı, koşullarının bulunması halinde Türk Ceza Kanununun 50. maddesine göre seçenek yaptırımlara çevirebilecek veya 51.maddesine göre erteleyebilecektir. Yine cumhuriyet savcısı tarafından bu kapsamda belirlenen yaptırımlar hakkında, koşulların bulunması halinde CMK’nin 231.maddesi de kıyasen uygulanabilecektir.

Tüm bunlardan sonra Cumhuriyet savcısı seri muhakeme usulünün uygulanmasını talep yazısı ile görevli mahkemeden talep edecektir. 250.maddenin 8.fıkrasına aykırı olarak düzenlendiği, belirlenen yaptırımda maddi hata yapıldığı, yaptırım hakkında 231. veya Türk Ceza Kanununun 50. ve 51. maddelerinin uygulanmasında objektif koşulların gerçekleşmediği ya da teklif edilen cezanın mahiyetine uygun bir güvenlik tedbiri belirtilmediği anlaşılan talep yazısı, eksikliklerin tamamlanması amacıyla mahkemece Cumhuriyet başsavcılığına iade edilir. Cumhuriyet savcısı tarafından eksiklikler tamamlandıktan ve hatalı noktalar düzeltildikten sonra talep yazısı yeniden düzenlenerek mahkemeye gönderilecektir.

Mahkemece şüpheli müdafi huzurunda dinlendikten sonra Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanmasının şüpheliye teklif edildiği, şüphelinin müdafi huzurunda teklifi kabul ettiği, eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu ve dosyadaki mevcut delillere göre mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği kanaatine varılırsa talep yazısında belirtilen yaptırımdan daha ağır olmamak üzere CMK'nin 250. maddesinin dört ila yedinci fıkra hükümleri doğrultusunda hüküm kurulacak aksi hâlde talep reddedilip soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla dosya Cumhuriyet başsavcılığına gönderilecektir. Mazeretsiz olarak mahkemeye gelmeyen şüpheli, bu usulden vazgeçmiş sayılacaktır (CMK m.250/9). Seri muhakeme kapsamında mahkemece verilen hükümlere karşı 250.maddenin 14.fıkrasından anlaşılacağı üzere itiraz edilebilecektir.

Seri muhakemeye ilişkin bu açıklamalardan sonra yazının içeriği ile bağlantılı olduğundan tekerrür müessesi ile ilgili de kısa açıklamalarda bulunmakta fayda görmekteyiz.

Tekerrür müessesesi 5237 sayılı TCK’nin 58.maddesinde hüküm altına alınmıştır. 58.maddenin 1.fıkrasına göre; Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez. Yasanın bu ifadesinden açıkça anlaşılacağı üzere; tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki hükmün kesinleşmesi ve ikinci suçun kesinleşmeden sonra işlenmesi yeterli olup cezanın infaz edilmiş olmasına gerek bulunmamaktadır.

Ancak 58.maddenin 2.fıkrasına göre; önceden işlenen suçların infazından sonra belirli sürelerin geçmiş olması halinde tekerrür hükümleri uygulanamayacaktır. Buna göre; beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanamayacaktır.

Ayrıca 58.maddenin 4 ve 5. fıkralarına göre; Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. Fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.

Yine Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 18.12.2025 tarih, 2025/4862 Esas- 2025/11678 Karar sayılı kararına ve yazımızın içeriğine esas teşkil eden 5271 sayılı CMK’nin istinaf edilemeyecek hususlara işaret ettiği 272.maddenin 3.fıkrasının son cümlesine göre; istinaf kanun yoluna tabi olmayan hükümler tekerrüre esas alınamayacaktır.

Yukarıda seri muhakemeye ilişkin yaptığımız açıklamalarda, seri muhakeme kapsamında mahkemece verilen hükümlere karşı itiraz kanun yoluna başvurulabileceğini belirtmiştik. Bu husus CMK’nin 250.maddesinin 14.fıkrasında açıkça ifade edilmiştir. Yasanın lafzından da açıkça anlaşılacağı üzere seri muhakeme kapsamında mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacak ancak itiraz kanun yoluna başvurulabilecektir. Haliyle 5271 sayılı CMK’nin istinaf edilemeyecek hususlara işaret ettiği 272.maddenin 3.fıkrasının son cümlesine göre de istinaf kanun yoluna tabi olmayan hükümlerin tekerrüre esas alınamayacağı açıkça emredildiğinden, seri muhakeme usulü kapsamında verilen cezalar tekerrüre esas alınamayacaktır.

Yazımızın içeriğine esas aldığımız Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 17.01.2024 gün ve 2023/1010 Esas, 2024/144 Karar sayılı kararı ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 09.09.2024 gün ve 2024/2436 Esas, 2024/3174 Karar sayılı kararı arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi ile ilgili vermiş olduğu 18.12.2025 tarih, 2025/4862 Esas- 2025/11678 Karar sayılı kararı da seri muhakeme usulü kapsamında verilen cezaların tekerrüre esas alınamayacağı yönündedir.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 18.12.2025 tarih, 2025/4862 Esas- 2025/11678 Karar sayılı kararı şu şekildedir:

“…7331 sayılı kanun ile 5271 sayılı Kanun’un 250/14 maddesinde yapılan değişiklik ile itiraz mercinin, itirazı üçüncü ve dokuzuncu fıkralardaki şartlar yönünden inceleyebileceği hüküm altına alınmış ve itirazın sınırları belirlenmiştir.(Mustafa Artuç, Çetin Akkaya, Mehmet Buğra Artuç Hüküm Kurma Sanatı Adalet 12. baskı Temmuz 2025 sayfa 1490) İtiraz merci teklifin kanunun öngördüğü şekilde müdafii huzurunda yapılıp yapılmadığını(CMK. m.250/3), suçun seri muhakeme kapsamında yer alıp almadığını ve dosyadaki delillerin vicdani kanaati oluşturmaya yeterli olup olmadığını(CMK. m. 250/9) denetleyecektir. CMK 250/14;”... Dokuzuncu fıkra kapsamında mahkemece kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii, itirazı üçüncü ve dokuzuncu fıkralardaki şartlar yönünden inceler ,,,” şeklindeki açık düzenleme Seri muhakemenin itiraza tabi olduğunu düzenlediği gibi seri muhakemeye yönelik itiraz denetiminin kapsamını da kısıtlamıştır.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 272. maddesinde İstinaf edilebilecek hükümleri ile istinaf edilemeyecek hususları sayılmıştır. CMK 272/ son ;”... Karşı istinaf yoluna başvurulamaz. (Ek cümle:14/4/2020-7242/17 md.) Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz” şeklinde düzenleme yapmıştır. Buna göre istinafa tabi olmayan kararlar tekerrürede esas alınamaz. Söz konusu düzenleme Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Ceza dairelerinin 765 Sayılı TCK döneminden beri uygulayageldikleri yerleşik içtihatları destekler mahiyettedir.

Bu bilgiler ışığında somut uyuşmazlık konusu husus değerlendirildiğinde; Dairemizin 26.05.2025 tarihli ve 2023/19919 esas, 2025/5751 karar, yine 16.06.2025 tarihli ve 2023/15782 Esas, 2025/6288 Karar sayılı kararlarında özetle, tekerrüre esas alınan ilama konu suçun seri muhakeme usulü kapsamına alındığından, anılan ilama ilişkin uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğü eleştirisi yapılmıştır. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.04.2011 tarihli ve 2011/6-84 esas, 2011/55 karar; yine 28.02.2012 tarihli ve 2011/4-522 Esas, 2012/71 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere temyiz yasa yoluna tâbi olmayan kararların tekerrüre esas alınamayacağı belirtilmiştir. Açıklanan nedenlerle 5271 sayılı CMK’nın 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulü itiraz kanun yoluna tâbi olduğundan ve yukarıda belirtilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında da açıklandığı üzere temyiz yasa yoluna tâbi olmayan kararların tekerrüre esas alınması mümkün bulunmadığından seri muhakeme usulü uygulanan ilamların tekerrüre esas alınmaları mümkün olmayacaktır. Bu itibarla uyuşmazlığın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 09.09.2024 tarihli ve 2024/2436 esas, 2024/3174 karar sayılı kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği düşünülmüştür. Açıklanan nedenle; Seri muhakeme usulü uygulanan ilamın tekerrüre esas alınacağını kabul eden; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 17.01.2024 gün ve 2023/1010 Esas, 2024/144 Karar sayılı kararının usul ve yasalara aykırı olduğu, Seri muhakeme usulü uygulanan ilamın tekerrüre esas alınamayacağını kabul eden; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 09.09.2024 gün ve 2024/2436 Esas, 2024/3174 Karar sayılı kararının usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmiştir.

E) Gereği görüşülüp düşünüldü:

1. 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 35. maddesi uyarınca; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 17.01.2024 gün ve 2023/1010 Esas, 2024/144 Karar sayılı kararı ile verilen özetle; "seri muhakeme usulü uygulanan ilamın tekerrüre esas alınacağı’’na ilişkin kararının usul ve yasalara aykırı olduğunun tespiti ile;

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 09.09.2024 gün ve 2024/2436 Esas, 2024/3174 Karar sayılı kararı ile verilen ‘‘seri muhakeme usulü uygulanan ilamın tekerrüre esas alınmayacağı’’na ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu yönünde uyuşmazlığın giderilmesi talebinin KABULÜ İLE,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.09.2025 tarih ve UG - 2025/71470 sayılı yazısına ve Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 12.05.2025 gün ve 2025/4 sayılı görüşlerine aykırı olarak Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi arasındaki UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİNE… 18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi”.

Sonuç olarak; Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 18.12.2025 tarih, 2025/4862 Esas- 2025/11678 Karar sayılı kararında açıkça belirtildiği üzere 5271 sayılı CMK’nin 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulü itiraz kanun yoluna tâbi olduğundan ve temyiz/istinaf kanun yoluna tâbi olmayan kararların tekerrüre esas alınması mümkün bulunmadığından seri muhakeme usulü uygulanan ilamların tekerrüre esas alınmaları mümkün olmayacaktır.