SİLAHLA TEHDİT SUÇU KAPSAMINDA 'SİLAH' KAVRAMI VE YARGITAY KARARLARI

Abone Ol

GİRİŞ

TEHDİT KAVRAMI

Tehdit, sözlük anlamıyla bir kimseye zarar verileceğinin bildirilmesi veya korkutulmasıdır. [1]

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106. maddesinin birinci fıkrasına göre:

''Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.''

Kanun metninden de anlaşılacağı üzere tehdit suçunda esas olan, mağdurun geleceğe ilişkin ciddi bir kötülük beklentisi içine sokulmasıdır.

Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlâl eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez. (Yargıtay 6. CD 2023/1953 E. , 2023/10914 K.)

Gelecekte gerçekleştirilecek bir kötülük ifade etmeyen sözler ise tehdit suçu oluşturmaz. Örneğin, Yargıtay kararlarına göre:

[2]"ben boğazını sıkmadım, sıksaydım ölürdü, ben nereden boğazını sıkıcam, bir sıkımlık canı var sıksam ölecek” şeklindeki sözler gelecekte gerçekleştirilecek bir kötülük ifade etmediğinden tehdit suçunun unsurları oluşmaz.

[3]''dua et yenge yanında, yoksa pekmezini akıtırdım'' biçimindeki şarta bağlı sözlerin, ilerde gerçekleşmesi muhtemel bir kötülük içermemesi nedeniyle, tehdit suçunun unsurları oluşmamıştır.

[4] '' ... Birbirimizi mi öldürelim'' sözü sanığın gelecekte gerçekleştireceği bir kötülüğü ifade etmemektedir. Gelecekte gerçekleştirilecek bir kötülük ifade etmeyen sözler tehdit suçunu oluşturmaz.

TCK'nın 106. maddesinin ikinci fıkrasına göre:

Tehdidin;

a) Silahla,

b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,

c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,

d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,

İşlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Tehdit suçunun nitelikli hali olan silahla tehdidin kabulü için, silahın, tehdit suçunda bizzat mağdura yönelik olarak görüp hissedilebileceği ve mağdurun üzerindeki etkisini artıracak biçimde teşhiri veya kullanılması gerekmektedir. [5] [6]

SİLAH KAVRAMI

TCK madde 6/1-f'de silah deyiminden neyin anlaşılacağı düzenlenmiştir. Buna göre:

Silah deyiminden;

1. Ateşli silahlar,

2. Patlayıcı maddeler,

3. Saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet,

4. Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler,

5. Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeler,

anlaşılır.

Madde metninden anlaşılacağı üzere, ''fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler'' denilerek silah kavramı geniş yorumlanmıştır. Bu kapsamda gündelik birçok eşya da tehdit amacıyla kullanıldığında “silah” sayılabilmektedir. Örneğin Yargıtay kararlarında:

Taş (Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2015/8721 E. , K.2017/20617)

Köpek (“Elimdeki köpeği bırakır sizi ısırttırırım.”) (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/25432 E. , 2022/18406 K.)

Oyuncak Tabanca (''Oyuncak da olsa silahın gerçek tabancadan görünüm olarak ayırt edilemeyen ve objektif ölçülere göre görünüşteki korkutuculuk özelliği nedeniyle'') (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2013/30159 E. , 2015 / 38813 K.)

Maket Bıçak (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2015/15445 E. , 2015/37258 K.)

Çatal (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2010/17344 E., 2012/9411 K.)

Kompresör Hava Tabancası (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/31119 E. , 2022/23470 K.)

Tahra (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2013/13531 E. , 2015/28273 K.)

Sopa (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2013/7296 E. , 2015/22675 K.)

Odun (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2013/29561 E. , 2015/38913 K.)

Demir Parçası (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2013/32607 E. , 2016/669 K.)

Demir Çubuk (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2014/23876 E. , 2018/11123 K.)

Çakı (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2015/2956 E. , 2019/7516 K.)

Çekiç (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2011/17143 E. , 2013/10478 K.)

Kırık Ayna Parçası (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2016/13730 E. , 2020/10324 K.)

Kuru Sıkı Tabanca (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2016/806 E. , 2020/4703 K.)

Tahta Tabure (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2012/17432 E. , 2014/24094 K.)

Tornavida (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2012/9643 E. , 2013/25599 K.)

İngiliz Anahtarı (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2011/20557 E. , 2013/15323 K.)

El Yapımı Bomba (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2015/1969 E. , 2015/21612 K.)

Silahla tehdit suçunda, silahın gösterilmesi veya mağdura doğrultulması yeterli olabilmektedir. Örneğin:

· Hiçbir söz söylemeksizin silah göstermek (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2014/4844 E. , 2016/9225 K.) , (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2014/30927 E. , K.2018/20914 K.)

· Söz söylemeden sadece bıçak çekmek (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2014/40122 E. , 2019/561 K.)

· Herhangi bir söz söylemeden satırı uzaktan sallamak (Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/1953 E. , 2023/10914 K.)

Silahın kullanılma biçimi de Yargıtay kararlarında belirleyicidir. Örneğin:

''Müştekinin, sanığın elinde tornavida ya da kesici delici alet görmediğine ilişkin beyanı karşısında, sanığın, içeri giren müştekinin yokluğunda, elinde tornavida bulundurarak ölümle tehdit sözleri söylemesinin, silahın korkutucu özelliğinin nitelikli hal olarak kabul edilemeyeceği, eylemin TCK'nın 106/1-1 maddesinde düzenlenen ölümle tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden suçun vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanunun 106/2-a maddesi gereğince hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş...'' (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2014/13239 E. , 2016/14996 K.)

''Sanık Ali'nin, herhangi bir söz söylemeden elindeki tahrayı sallayarak katılan sanık Arif'in üzerine yürüdüğü sırada tanıklarca engellenmesi biçiminde gerçekleşen eyleminde, katılan sanık Ali'nin tahrayı katılan sanık Arif'e savurma gibi bir icrai hareketinin başlamamış olması karşısında, eylemin bir bütün halinde silahlı tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yaralamaya teşebbüs suçundan da ayrıca mahkumiyet hükmü kurulması, Kanuna aykırı görüldüğünden...'' (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2013/13531 E. , 2015/28273 K.)

''Silah taşıma ruhsatı bulunan köy muhtarı sanığın, tehdit içeren sözleri söylediği sırada belinde takılı bulunan ve olayın meydana geldiği mevsim dikkate alındığında dışarıdan görülebilecek durumda olan silahı eline alma, teşhir ve mağdura yöneltme gibi bir davranışından söz edilmemesi karşısında; olayda ne şekilde kullanıldığı ve silahın korkutuculuk özelliğinin ne suretle oluştuğu açıklanıp tartışılmadan silahlı tehdit suçundan hüküm kurulması, Kanuna aykırı görüldüğünden...'' (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2013/27071 E. , 2015/33864 K.)

''Sanığın, tartışma sırasında eline aldığı bıçak ile eşi olan mağdura “seni öldüreceğim” diyerek kovalaması şeklindeki eyleminin sübutu halinde TCK’nın 106/2-a maddesindeki silahlı tehdit suçunu oluşturacağı gözetilmeden yerinde olmayan gerekçeyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı görüldüğünden...'' (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2013/29460 E. , 2015/39030 K.)

"Yargılamaya konu somut olayda sanığın, sinirlenerek aracından aldığı silahı kimse tarafından fark edilmemesi amacıyla beze sarması, tehdit içerikli sözleri söylediği sırada silahın korkutucu etkisinden yararlanmaması, bu sırada mağdurun olay yerinde olmaması, silahın mağdur tarafından görülmemesi ve suça konu eylemi sonradan mesai arkadaşlarından öğrenmesi karşısında, sanığın eyleminin TCK'nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, yerinde olmayan gerekçeyle silahla tehdit suçundan hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş ..." (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2019/7425 E. , 2021/29845 K.)

''Mağdurun yokluğunda gerçekleştirilen tehdit eyleminin, silahla tehdit suçunu oluşturabilmesi bakımından, silahın, mağdurun evi, arabası gibi daimi kullanımında olan eşyalarında hasar, iz, emare gibi belirtiler oluşturacak ve bu suretle tehdidin mağdurun üzerinde meydana getirdiği korkunun etkisini artıracak tarzda kullanılması icap eder. Bu itibarla, mağdurun yokluğunda gerçekleşen tehdit eyleminde, salt silahın teşhir edilmesi, suçun nitelikli halinin oluşumu için yeterli sayılamayacaktır.'' (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2019/7425 E. , 2021/29845 K.) (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2017/20188 E. , 2021/2330 K.)

''Yargılamaya konu somut olayda sanığın, müşteki Aziz'in evinin önüne pompalı tüfekle ve sallama diye tabir edilen bıçakla giderek müştekiye hitaben "çık dışarıya seni öldürmeye geldik" demesi ve daha sonra müşteki Aziz'in teknesinin bağlı bulunduğu İçmeler iskelesine giderek tanık ...'ya "Aziz ile kardeşini karımız yapacağız, onları buraya gömeceğiz, buradaki teknelerin hepsini kaldıracaksınız, ona söyle" demesi şeklinde iddia ve kabul edilen eylemlerinin gerçekleştiği esnada, müşteki Aziz'in olay yerlerinde bulunmayıp suça konu eylemleri tanıklardan öğrendiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin TCK'nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, silahla tehdit suçundan hüküm kurulması, Bozmayı gerektirdiğinden...'' (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2017/20188 E. , 2021/2330 K.)

KURU SIKI TABANCAYA YÖNELİK OLARAK:

''Sanığın, aralarındaki tartışma sırasında, adli emanette kayıtlı kuru sıkı tabancayı müştekiye gösterme şeklinde kabul edilen eyleminin, silahın korkutuculuk özelliği dolayısıyla herhangi bir söz söylenmese bile, ağır ve haksız zarara uğratmayı bildirme niteliğinde olup TCK'nın 106/2-a maddesindeki “silahla tehdit” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, "TCK 106/1-1.cümlesi kapsamında değerlendirilebilecek bir hareketinin olmadığı, sanığın isnat edilen suçu işleme kastının bulunmadığı'' biçimindeki kanuni olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi, Kanuna aykırı bulunmuştur.'' (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2013/16188 E. , 2015/30142 K.

''Oluşa uygun kabule göre, sanığın, elinde bulundurduğu kuru sıkı tabancayı katılanlara göstermesi şeklindeki eyleminin silahın gerçek tabancadan görünüm olarak ayırt edilemeyen ve objektif ölçülere göre görünüşteki korkutuculuk özelliği nedeniyle herhangi bir söz söylenmese bile, ağır ve haksız zarara uğratmayı bildirme niteliğinde sayılması karşısında, sanığın eyleminin silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden TCK'nın 106/1-1. cümlesi kapsamında kaldığı şeklindeki yanlış nitelendirme ve yasal olmayan gerekçe ile mahkumiyet kararı verilerek suçta kullanılan tabancanın iadesine karar verilmesi, ... Bozmayı gerektirmiş...'' (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2016/806 E. , 2020/4703 K.)

''Mağdurun tabancanın kuru sıkı olduğunu bilmesi halinde silahın korkutucu özelliğinin ortadan kalktığı ve silahla tehdit suçunun koşullarının oluşmayacağının anlaşılması karşısında; sanığın, şikâyetçiye "Bana yanlış yapma, kuru sıkım var" diyerek belindeki tabancayı göstermesi şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, ... hukuka aykırı bulunmuştur.'' (Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/7444 E. , 2024/7377 K.)

''Olay Yeri Görgü Tespit Tutanağına göre; suça konu tabancayı kendisine doğrultarak "gelmeyin yoksa sıkarım" dediği, müdahale edildiği sırada ise tabancayı mağdura yönelttiği sırada etkisiz hale getirildiği, bu tutanağa göre sanığın mağdura yönelik tehdit içeren bir söz kullanmadığı, suça konu tabancanın kuru sıkı olduğunu mağdurun bilmesi karşısında eylemin şikayete bağlı 5237 sayılı Kanun'un 106/1-2. cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçunu oluşturduğundan...'' (Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/4531 E. , 2023/15017 K.)

''Sanığın, mağdurun ve tanıkların beyanlarında, tabancanın kuru sıkı olduğunu olay öncesinde bildiklerini söylemeleri karşısında, mağdurun eyleme konu silahın kuru sıkı olduğunu bildiği, silahın korkutucu özelliğinin ortadan kalktığı ve silahlı tehdit suçunun koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, ... sanığın, kuru sıkı tabancayı mağdura yönelterek iddianamede belirtilen sözleri söylediğinin kabul edilmesi karşısında, sanığın eyleminin TCK'nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, sanığın silahla tehdit suçundan mahkumiyetine karar verilmesi, ... Bozmayı gerektirdiğinden ... '' (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2019/7802 E. , 2021/28072 K.)

“Tehdit suçunda kullanılan kurusıkı tabancanın, müşteki ve sanıkla aynı evde oturan müştekinin oğlu tanık Z.’ye ait olması karşısında, müştekinin tabancanın kurusıkı olduğunu bilip bilmediği araştırılıp tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanuna aykırı ... görüldüğünden...” (Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2010/31566 E. , 2013/8301 K.)

SONUÇ

TCK m. 6/1-f hükmünde ''fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler'' şeklinde ifade edilerek silah kavramı geniş yorumlanmıştır. Bu kapsamda gündelik birçok eşya da tehdit amacıyla kullanıldığında “silah” sayılabilmektedir. Ancak her somut olay kendi özelliklerine göre değerlendirilmelidir.

----------

[1] https://sozluk.gov.tr/

[2] Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2014/4664 E. , 2016/9743 K.

[3] Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2014/2184 E. , 2016/7385 K.

[4] Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/12947 E. , 2025/2815 K.

[5] Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/7444 E. , 2024/7377 K.

[6] Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2019/7802 E. , 2021/28072 K.