Ticari hayatta sözleşmeler çoğu zaman uzun süreli kurulur. Ancak ekonomik koşullar, piyasa dengeleri, maliyetler, mevzuat ve ticari ilişkiler zaman içinde değişir. Bu noktada şirketler şu soruyla karşı karşıya kalır:
“İmzalanmış bir sözleşme değiştirilebilir mi?”
Bu sorunun cevabı basit bir “evet” veya “hayır” değildir. Sözleşmenin değiştirilip değiştirilemeyeceği, hukuki çerçeveye, sözleşmenin içeriğine, tarafların iradesine ve somut olayın özelliklerine bağlı olabilir.
1. Ahde Vefa İlkesi ve Değişiklik Sorunu
Kural: Sözleşmeye Bağlılık
Türk Borçlar Hukuku’nun temel ilkelerinden biri ahde vefa ilkesidir. Buna göre taraflar, yaptıkları sözleşmeye uymak zorundadır. Bu ilke, şirketler açısından sözleşmenin öngörülebilirliğini ve ticari güvenliği sağlar. Ancak bu ilke mutlak değildir.
2. Tarafların Anlaşmasıyla Sözleşme Değişikliği
En Güvenli Yol: Karşılıklı Mutabakat
Sözleşmenin değiştirilmesinin en sağlıklı yolu, tarafların karşılıklı ve açık irade beyanı ile değişiklik yapmasıdır. Bu değişiklik ek protokol, zeyilname, adil sözleşmesi şeklinde yapılabilir.
Şekil Sorunu
Bir sözleşme hangi şekle tabi ise, değişiklik de aynı şekle uyularak yapılmalıdır. Örneğin yazılı şekle tabi sözleşmedeki değişiklikler yazılı şekilde, resmi şekle tabi sözleşmedeki değişiklikler resmi şekilde yapılmalıdır. Aksi takdirde değişiklik geçersiz olur.
3. Tek Taraflı Değişiklik Mümkün Mü?
Taraflardan biri, kural olarak sözleşmeyi tek taraflı olarak değiştiremez. Ancak istisnalar vardır.
Tek Taraflı Değişiklik Yetkisi Tanınan Haller
Şirketler, sözleşmeye fiyat ayarlama yetkisi, hizmet kapsamı değişikliği, tarife güncellemesi gibi tek taraflı değişiklik hakları koyabilir. Ancak bu hak, açıkça yazılmalı, dürüstlük kuralına uygun olmalı ve keyfi kullanılmamalıdır. Aksi halde geçersiz sayılabilir.
Zımni (Örtülü) Sözleşme Değişikliği
Tarafların davranışlarıyla sözleşmenin fiilen değiştirilmesi mümkündür. Örneğin uzun süre farklı bedelle ödeme kabul edilmesi, sürekli geç ifaya itiraz edilmemesi gibi hususlar mahkeme tarafından zımni değişiklik olarak yorumlanabilir.
4. Aşırı İfa Güçlüğü ve Uyarlama
Öngörülemeyen Olağanüstü Haller
Sözleşmenin kurulduğu sırada öngörülemeyen ve taraflardan kaynaklanmayan olaylar, sözleşmenin ifasını şirket için aşırı derecede güçleştirebilir. Kanundaki şartların varlığı halinde şirket, sözleşmenin uyarlanmasını ve uyarlama mümkün değilse sözleşmeden dönmeyi talep edebilir.
Uyarlama Şartları
Bir sözleşmenin uyarlanabilmesi için dört şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir. Buna göre:
· Sözleşme kurulurken taraflarca öngörülemeyen ve öngörülmesi beklenmeyen bir olağanüstü durum sonradan ortaya çıkmalı,
· Bu olağanüstü durum borçludan kaynaklanmalı,
· Sözleşme kurulurken mevcut olguları borçlu aleyhine dürüstlük kuralına aykırı olarak değiştirmeli,
· Borçlu borcunu henüz ifa etmemiş olmalı veya uyarlama hakkını saklı tutarak ihtirazi kayıtla ifa etmiş olmalıdır.
Dört şartın tamamı mevcutsa, borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir.
Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanabilir.
Mahkemeler, özellikle yüksek enflasyon nedeniyle doğan fiyat artışlarını veya döviz kurundaki artışları uyarlama sebebi saymamaktadır.
Yine kanunda kira tespitine dair ayrıca hüküm bulunduğundan, beş yılı dolmamış sözleşmelerde kira bedelinin rayice göre arttırılmasına dair uyarlama taleplerini kabul etmemekte, beş yılı dolmuş veya artış oranı kararlaştırılmamış kira sözleşmelerinde ise kira tespit hükümlerine göre karar vermektedir.
Ancak, pandemi döneminde işyerlerinin kapanması nedeniyle işyeri kiracılarının kiranın indirilmesine dair kira uyarlama talepleri kabul edilmiştir.
5. Mücbir Sebep ve Değişiklik İlişkisi
Mücbir sebep halleri sözleşmenin askıya alınmasına, ifa sürenin uzatılmasına, bazen sözleşmenin sona ermesine yol açabilir. Ancak mücbir sebep, kendiliğinden sözleşme değişikliği yaratmaz. Hangi olayların mücbir sebep sayılacağının ve mücbir sebep sayılan hallerin gerçekleşmesi halinde ne yapılacağının sözleşmede düzenlenmiş olması gerekir.
6. Değişiklik Kayıtları (Amendment Clauses)
Şirketler açısından sözleşmeye önceden konulan değişiklik kayıtları büyük avantaj sağlar. Bu kayıtlar hangi şartlarda sözleşmede değişiklik yapılabileceğini, değişiklik usulünü ve şeklini belirler. Bu sayede ileride doğabilecek uyuşmazlıklar büyük ölçüde önlenir.
7. Fiyat Uyarlama ve Endeksleme Kayıtları
Uzun vadeli sözleşmelerde, döviz kuru, enflasyon, ÜFE / TÜFE gibi değişkenlere bağlı fiyat uyarlama kayıtları, şirketler için hayati önemdedir. Bu kayıtlar yoksa şirket, ciddi zararlara katlanmak zorunda kalabilir.
8. Sözleşme Değişikliğinin İspatı
Sözleşme değişiklikleri yazılı belgelerle ve sözleşme için öngörülen şekle uygun şekilde yapılmalıdır. Sözlü değişiklik iddiaları mahkemelerce kabul edilmez.
Sözleşmedeki değişikliklere dair sözlü mutabakatlara güvenmek, e-posta yazışmalarını değişiklik için yeterli sanmak, değişiklikleri asıl sözleşmenin tabi olduğu şekle uygun yapmamak, zımni değişikliklere makul sürede itiraz etmemek gibi hatalar sözleşmenin taraflarını kayba uğratabilir.
Şirketler açısından sözleşme değişikliği hukuki bilgi, stratejik öngörü ve disiplinli belge yönetimi gerektirir. Sözleşme yapıldıktan sonra ortaya çıkabilecek değişiklik ihtiyaçlarının, başlangıçta öngörülmesi ve sözleşmeye bağlanması, şirketi büyük risklerden korur.