MAKALE

TAZMİNAT KOMİSYONU BAŞKANLIĞI TAZMİNAT SÜREÇLERİNİ HIZLANDIRAMAMIŞTIR!

Abone Ol

Bilindiği üzere; Türkiye Büyük Millet Meclisinde 02.03.2024 tarihinde kabul edilen 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (8. Yargı Paketi), 12.03.2024 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve Tazminat Komisyonu Başkanlığı’nın görev alanı genişletilmiştir.

Bu kapsamda;

5271 sayılı Kanunun 141 inci maddenin birinci fıkrasının (e), (f) ve (l) bentleri (haksız tutuklama, yakalama, arama, elkoyma işlemleri ve belirli hallerde makul sürede yargılanmama) kapsamındaki istemler bakımından 9.1.2013 tarihli ve 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun hükümleri uygulanır:

(e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,

(f) Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan,

(l) Konutunu terk etmemek veya uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla hastaneye yatmak dâhil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek şeklindeki adli kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,

Kişilerin,

Bu kapsamdaki maddi ve manevi her türlü tazminat taleplerinin 01.06.2024 tarihinden sonra Ağır Ceza Mahkemesi yerine Tazminat Komisyonu Başkanlığına yapılması gerekmektedir.

Bu düzenleme, koruma tedbirleri nedeniyle açılacak tazminat davalarında idari başvuru yolunu zorunlu hale getirmiştir.

Bu düzenleme ile yargı yükünün azaltılması (özellikle Anayasa Mahkemesi'nin "makul sürede yargılanma" dosyaları altında boğulmasını engellemek) ve tazminat süreçlerinin hızlandırılması amaçlanmıştır.

Peki, Tazminat Komisyonuna yapılan bir müracaat hakkında ne kadar bir süre içinde karar verilmesi gerekir? Zorunlu bir süre var mı?

Hayır, yukarıda anlattığımız sebeplerle yapılan başvurular hakkında karar verilmesi için zorunlu bir süre yoktur.

Oysa ki; 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun’ un “Müracaat hakkında karar ve karara itiraz” başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında Komisyonun, 2 nci maddenin birinci ve ikinci fıkraları (Ceza hukuku kapsamındaki soruşturma ve kovuşturmalar ile özel hukuk ve idare hukuku kapsamındaki yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı, mahkeme kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği, iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılmış başvurular) kapsamında yapılan müracaatlar hakkında dokuz ay içinde karar vermek zorunda olduğu açıkça düzenlenerek kesin ve bağlayıcı bir süre konulmuştur.

Bir hak arama yolunun "etkili" kabul edilebilmesi için sadece var olması yetmez, aynı zamanda öngörülebilir bir sürede sonuçlanması gerekir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 141. maddesinin birinci fıkrasının (e), (f) ve (l) bentleri kapsamındaki tazminat taleplerinin 01.06.2024 tarihinden itibaren Tazminat Komisyonu’na yapılması zorunluluğuna ilişkin düzenleme sırasında Kanun koyucunun Tazminat Komisyonu için kesin ve bağlayıcı bir süre koyması daha doğru olurdu. Şu anki düzenlemede Komisyon için "dokuz ay içinde karar vermek zorundadır" gibi emredici bir süre sınırı bulunmamaktadır.

Elbette ki Komisyonun genel hukuk ilkesi olan "makul sürede sonuçlandırma" yükümlülüğü vardır. Ancak bu durum, başvurucu için belirsizlik yaratmaktadır.

Neden Zorunlu Süre Öngörülmedi?

Kesin bir süre konulması durumunda, Komisyonun bu sürelere uyamaması "hizmet kusuru" teşkil ederek devletin yeni tazminatlarla karşı karşıya kalmasına yol açabileceğine dair gerekçelere katılmak mümkün değildir. Zira; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), bir iç hukuk yolunun "etkili" olup olmadığını denetlerken sürecin uzunluğuna da bakar. Kesin bir sürenin olmaması, ileride bu mekanizmanın AİHM tarafından "etkisiz" bulunma riskini de taşımaktadır.

Uygulamada, örneğin "Başvurudan itibaren en geç 9 ay içinde karar verilir" gibi bir üst sınır getirilmesi, sistemin güvenilirliğini artırırdı.

Yine de, 1.6.2024 sonrası düzenlemenin en büyük eksikliği; mahkemeden alınan güvencenin (hâkim teminatı), ucu açık bir idari inceleme sürecine bırakılmış olmasıdır. Bu durumun zamanla yeni bir "makul sürede tazminat alamama" sorununa evrilmemesi için yasal bir üst sınırın getirilmesi, hukuk devleti ilkesiyle daha bağdaşır olurdu.

Acaba, Tazminat Komisyonu tazminat süreçlerinin hızlandırılması amacı doğrultusunda 1.6.2024 tarihinden sonra yapılan başvurular hakkında hiç karar verdi mi?

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 141. maddesinin birinci fıkrasının (e), (f) ve (l) bentleri kapsamındaki tazminat taleplerinin 01.06.2024 tarihinden itibaren Tazminat Komisyonu’na yapılması zorunluluğuna ilişkin düzenleme sonrası, Komisyonun bu kapsamda verdiği somut bir karara dair doğrudan bir veri tarafımızdan bulunamamıştır.

01.06.2024 sonrası döneme ilişkin fiili uygulama sonuçları ve karar örnekleri hakkında kaynaklarda da yeterli bilgi bulunmamaktadır.

Avukat

İSMAİL GÜRSES

Avukat

EGEMEN GÜRSES