Açıklamaya TBB Genel Sekreteri Av. Ahmet Erdem Ekmekçi, Denizli Barosu Başkanı Av. Ufuk Kök, Yönetim Kurulu üyeleri, diğer illerden gelen Baro Başkanları ve meslektaşlar katıldı. Sağkan, hiçbir suç isnadının örtbas edilmesini ya da cezasız kalmasını ceza adalet sisteminin en başta da TBB’nin baroların ve avukatların kabul etmeyeceğini vurgulayarak başladığı açıklamasında şunları söyledi:
“Barolar ve TBB olarak cezasızlıkla mücadeleyi en temel vazifelerimizden biri olarak görüyoruz. Bununla birlikte yürütülen soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin iç hukukumuza, ulusal ve uluslararası mevzuata, evrensel hukuk kurallarına uygun yürütülmesini talep etmek bir ayrıcalık istemek değil, hukuk devleti olmanın gereğidir. Bu kapsamda, tüm süreçlerin, adil yargılanma hakkı başta olmak üzere, lekelenmeme hakkı ve masumiyet karinesi gibi insan onurunun temelinde yer alan ilkeler gözetilerek yürütülmek zorunda olduğunu hatırlatmak da bizlerin temel görevleri arasındadır.
Maalesef dünkü soruşturma yöntemiyle ilgili olarak çok sayıda hukuka aykırılık bulunmaktadır. Üzülerek ifade ediyorum ki soruşturma sürecinde yürütülen uygulamaların hukuka aykırılığı, o soruşturmaları en başta adil yargılanma ilkesine aykırı hale getirmektedir ve dün bu yaşanmıştır.
12 avukatın gözaltına alınmasıyla başlayan sürecin kişisel nitelikli bir suç isnadıyla yürütüldüğünü görüyoruz. Buna rağmen kişilerin avukat olduklarının, Barodaki görevlerinin öne çıkartılarak basına sızdırıldığına şahit olduk. Kimsenin lâyüsel olmadığının, hukukun üstünde bulunmadığının altını çizmekle birlikte, şu soruları sormanın hakkımız olduğunu düşünüyoruz: Soruşturma dosyasındaki suç isnadına baktığımızda, kişilerin özellikle avukat olduğunun vurgulanması, Baro’daki görevlerinin özellikle vurgulanması bu soruşturmaya ne katmakta, soruşturmanın etkinliğine nasıl bir fayda sağlamaktadır? Bunlara cevap verilmelidir.
Öte yandan bu soruşturmada kısıtlılık kararı olduğunu öğrendik. Kısıtlılık kararına rağmen, arama esnasındaki görüntülerin, arama esnasında bulunduğu iddia edilen bazı materyallerin basına sızdırıldığına ve sosyal medyada da paylaşıldığına şahitlik ettik. Yani kısıtlılık kararında bırakın şüphelilerin lekelenmeme hakkının, masumiyet karinelerinin gözetilmesine, tam aksine soruşturma sürecinde elde edildiği iddia edilen bazı materyallerin basın üzerinden kamuoyuna servis edildiğine şahitlik ediyoruz. Avukatlar dosyada ne olduğunu göremezken, sosyal medya üzerinden kamuoyunun dosyayla ilgili bazı iddialara ulaştığını görüyoruz. Böyle bir dosyada adil yargılanma hakkından, şüphelilerin insan onurunun korunduğundan nasıl bahsedeceğiz?
Öte yandan arama ve el koyma tabii ki soruşturma süreçlerinin önemli unsurlarındandır. Suçun niteliğine göre delillere ulaşma amacıyla kişilerin iş yerlerinde, evlerinde, araçlarında aramalar yapılabilir. Bu son derece doğaldır. Kimse de buna karşı çıkmaz. Tabii ki ceza muhakemesi usulüne ve evrensel kurallara uygun şekilde yürütülmesi kaydıyla.
“DENİZLİ BAROSU’NDA BİR ŞEY ARIYORSANIZ, ORADA ADİL YARGILANMA HAKKINA SAYGIYI BULURSUNUZ”
Arkamızda gördüğünüz bina, binlerce avukatın kurumsal kimliğini, savunmayı temsil eden kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütümüzün, Denizli Barosu’nun hizmet binasıdır. Bu hizmet binasına girilmek isteniyorsa; o zaman elinizde sadece bir iki ihbarın değil, çok sayıda kesin, somut ve inandırıcı delillerinizin olması gerekir. Biz şimdi Denizli Cumhuriyet Başsavcılığından, Denizli Barosu’nun hizmet binasına girilmesine gerekçe oluşturan delillerin neler olduğunu ortaya koymasını merakla bekliyoruz.
Denizli Barosu’nun hizmet binasında, köpeklerle birlikte yapılan arama ve görüntüler, arama uygulamasının delile ulaşma aracı olmaktan çıkıp, bir baroyu itibarsızlaştırma aracı haline getirilmesinin somut örneğidir. Denizli Barosu’nun hizmet binasında bir şey arıyorsanız; orada adil yargılanma hakkına saygıyı, 86 milyonun adalete erişim hakkı için mücadele kararlılığını, mağdurun yanında hukuksuzlukların karşısında dimdik duran bir meslek örgütü bulursunuz.
Maalesef dünkü soruşturma uygulaması birçok yönüyle hukuka aykırı yürütülen bir soruşturma sürecidir. Barolar ve avukatlar olarak kimsenin hukukun üstünde olmadığının altını çizerken, soruşturma süreçlerinin ve yeterli şüphe elde edilirse yürütülecek olan kovuşturma süreçlerinin adil yargılanma ilkeleri esas alınarak yürütülmesinin bir ayrıcalık değil, hukuk devletinin gereği olduğunu tekrar hatırlatıyoruz. Bu sürecin hukuka uygun yürütülmesinin takipçisi olacağımızı da buradan tekrar ifade ediyorum.”
Denizli Barosu Başkanı Av. Ufuk Kök de “Şahsımla ve 12 meslektaşımla ilgili yapılan operasyonda Denizli Barosu Başkanlığı’nda yapılan arama, avukatlık mesleğine yapılmış bir saldırıdır. Avukatlık mesleğini itibarsızlaştırmak için yapılmış organize bir harekettir. Şahsımla ilgili olan bir meseleyle ilgili yapılan arama aslında tüm avukatlara ve savunmaya yapılmış bir hamledir” ifadelerini kullanarak, açıklamaya katılan TBB temsilcilerine, Baro Başkan ve temsilcileri ile meslektaşlara teşekkür etti.