Terör Bağlantılı Satıcı Hesaplarında Aracı Hizmet Sağlayıcılarının Yükümlülükleri, Malvarlığı Dondurma ve MASAK Bildirim Süreçleri

Abone Ol

I- Giriş

Bu yazımızda; 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, “aracı hizmet sağlayıcı” sıfatıyla elektronik pazaryerinde faaliyet gösteren şirketlerin, platformları üzerinden işlem yapan ve terörle irtibatlı olduğu tespit edilip, malvarlıklarının dondurulması kararı verilen satıcıların yaptırım listelerinde yer alması durumundaki sorumlulukları, 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun ile 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde aracı hizmet sağlayıcısının sorumluluğunun gündeme gelip gelmeyeceği, aracı hizmet sağlayıcısının bildirim süreci ve satıcı hesabının E-ticaret platformundaki malvarlığının dondurulması ile Mali Suçları Araştırma Kurulu’na (MASAK’a) bildirimde bulunmasının zorunlu olup olmadığı değerlendirilip, kaleme alınmıştır. Malvarlığının kapsamına; mali değeri olan her şey, bu kapsamda taşınmaz, para, hak ve alacaklar ile nakdi karşılığı bulunan her türlü varlık ve kıymet girmektedir.

Malvarlığı dondurulanların listesine ilişkin bilgiler ile yaptırım türleri, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun internet sitesinde bulunmaktadır.

E-Ticaret platformu nedir? 6563 sayılı Kanunun 2. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendine göre; “Başkalarına ait iktisadi ve ticari faaliyetlerin yapılmasına elektronik ticaret ortamını sağlayan gerçek ve tüzel kişileri.” ifade etmektedir.

Elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcı (ETAHS) nedir? Elektronik Ticaret Aracı Hizmet Sağlayıcı ve Elektronik Ticaret Hizmet Sağlayıcılar Hakkında Yönetmelik m.4/f uyarınca; Elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcı (ETAHS): Elektronik ticaret pazar yerinde elektronik ticaret hizmet sağlayıcıların mal veya hizmetlerinin teminine yönelik sözleşme yapılmasına veya sipariş verilmesine imkan sağlayan aracı hizmet sağlayıcıyı,

1- Orta ölçekli ETAHS: Bir takvim yılındaki net işlem hacmi 10 milyar Türk lirasının üzerinde olan ETAHS’leri,

2- Büyük ölçekli ETAHS: Bir takvim yılındaki net işlem hacmi 30 milyar Türk lirasının ve iptal ve iadeler hariç işlem sayısı 100 bin adedin üzerinde olan ve orta ölçekli ETAHS’ler için bu Yönetmelikte belirtilen yükümlülükleri de haiz ETAHS’leri,

3) Çok büyük ölçekli ETAHS: Bir takvim yılındaki net işlem hacmi 60 milyar Türk lirasının ve iptal ve iadeler hariç işlem sayısı 100 bin adedin üzerinde olan ve orta ve büyük ölçekli ETAHS’ler için bu Yönetmelikte belirtilen yükümlülükleri de haiz ETAHS’leri,

İfade etmektedir.

II- 6415 Sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun ve Yönetmeliği[1] Uyarınca Malvarlığının Dondurulması ve İcrası

“Malvarlığının dondurulması” 6415 sayılı Kanun uyarınca nedir? 6415 sayılı Kanun m.2/1-d uyarınca “malvarlığının dondurulması”; “Malvarlığının ortadan kaldırılmasının, tüketilmesinin, dönüştürülmesinin, transferinin, devir ve temlik edilmesinin ve sair tasarrufi işlemlerin önlenmesi amacıyla, malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisinin kaldırılması veya kısıtlanmasını” ifade etmektedir.

Malvarlığının dondurulması kararları hakkında yapılacak mali araştırma; MASAK tarafından yerine getirilir, bu karar yerine getirilirken kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerden talep edilen bilgiler usul, şekil ve belirtilen sürede 6415 sayılı Kanun m.8/1 uyarınca MASAK’a bildirilir.

Bununla beraber; hakkında malvarlığının dondurulması kararı verilmiş ve MASAK tarafından terörle bağlantısı olduğu tespit edilen satıcıların malvarlığının dondurulması kararının yerine getirilmesi talebinde bulunulan gerçek ve tüzel kişiler ile kamu kurum ve kuruluşları, nezdinde malvarlığı kaydı bulunuyorsa, dondurulan malvarlığına ilişkin bilgileri talep tarihinden itibaren yedi gün içinde MASAK’a bildirmesi gerektiği, Kanunun 12. maddesinin 5. fıkrasında düzenlenmiştir.

6415 sayılı Kanun kapsamında malvarlığının dondurulması kararlarının icrasında, sorumluluğu üç kategoriye ayırmak gerektiği kanaatindeyiz. Bu ayırım, e-ticaret platformlarının bilme, yani haberdar olma yükümlülüğünün ve müdahale yetkisinin sınırlarını belirlemektedir.

· Malvarlığı Dondurulanlar: Hakkında terörle iltisaklı olduğuna dair somut bulgular bulunan ve tasarruf yetkisi kısıtlanan, e-ticaret platformunda “satıcı” sıfatıyla muhatap olduğu asıl süjeler, yani gerçek kişilerdir.

· Kanunda Zikredilen Yükümlüler (m.12/1[2] ve Yönetmelik m.13/1[3]): 6415 sayılı Kanun m.12/1 ve 6415 sayılı Kanun Yönetmelik m.13 uyarınca; dondurma kararı Resmi Gazete’de yayımlandığı an, başka hiçbir tebligatı beklemeden kararı re’sen uygulamakla mükellef olan makamları teşkil etmektedir. Tapu İdaresi, kara taşıtları için ilgili sicil birimleri, bankalar ve banka dışı mali kurumlar ile her türlü resmi sicil tutan kurumlardır.

· Kendilerine Tebligat Yapılanlar: Aracı hizmet sağlayıcılar, kural olarak banka veya finans kuruluşu statüsünde değildirler. E-ticaret platformunda faaliyet gösteren aracı hizmet sağlayıcıları yalnızca nezdinde bir malvarlığı (satıcı alacağı, hak ediş, bakiye) bulunması sebebiyle sürece dahil edilen ve kendilerine resmi tebligat yapılan üçüncü kişi konumundadırlar.

Aracı hizmet sağlayıcılar yönünden müdahale teşkil eden dondurma işleminin hukuki meşruiyet kazanabilmesi için, idari bir duyum veya harici listeler yeterli değildir. MASAK tarafından aracı hizmet sağlayıcısına yazılı bildirim veya tebligat yapılması zorunludur.

Nitekim 6415 sayılı Kanun m.8/1[4] uyarınca; malvarlığına dair bilgi talebi ve dondurma kararının infazı için Başkanlıktan[5], yani MASAK tarafından gelecek resmi yazı, aracı hizmet sağlayıcısının pasif konumdan uygulayıcı konumuna geçmesi için gereken bir dayanaktır. Resmi tebligat veya bir başka kanal vasıtasıyla (KEP vesaire kanallar üzerinden) üzerinden yazı olmaksızın, salt şüphe üzerine satıcının hesabının kapatılması, parasının dondurulması şeklindeki kısıtlayıcı işlem tesis edilmesi, aracı hizmet sağlayıcısının ticari sözleşmeden doğan tazminat sorumluluğunu da gündeme getirebilecektir.

6415 sayılı Kanunun 12. maddesinin 5. fıkrası[6] uyarınca; dondurma kararının yerine getirilmesi talebinde bulunan tüzel kişi statüsünü haiz aracı hizmet sağlayıcısının, terörle bağlantılı olduğu tespit edilen kişi hakkında nezdinde malvarlığı kaydı bulunması halinde dondurulan malvarlığına ilişkin bilgileri talep tarihinden itibaren yedi gün içinde MASAK’a bildirmesini de zorunlu kılmıştır. MASAK tarafından resmi yazı veya tebligat yapıldığı andan itibaren aracı hizmet sağlayıcısı hakkında malvarlığının dondurulması kararı verilen kişinin satıcı hesabı yönünden hiçbir tasarrufta bulunamayacağı gibi, bildirim yükümlülüğünü ihlal de edemeyeceği tartışmasızdır.

Buna ilişkin ayrıca Yönetmelik m.14/3[7] uyarınca da düzenlemeye yer verildiği, malvarlığının dondurulması kararı verilen kişiler yönünden kararın yerine getirilmesi talebinde bulunulan tüzel kişilerin nezdinde malvarlığı kaydının bulunması halinde dondurulan malvarlığına ilişkin bilgileri talep tarihinden itibaren yedi gün içinde MASAK’a bildirmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir.

Bu kapsamda; e-ticaret platformlarında faaliyet gösteren aracı hizmet sağlayıcıları, terörle bağlantısı olduğu tespit edilen kişiler yönünden doğrudan bir soruşturma makamı değil, MASAK’ın dondurma kararlarını infaz eden bir birim niteliğindedir. Bu platformlar, kendisine tebligat yapılan üçüncü kişi sıfatıyla hareket eder, ancak yetkili otorite olan MASAK’ın, yani Başkanlığın yazılı talimatı ile satıcı hesaplarını dondurma ve yedi gün içinde raporlama ödevi altındadırlar.

Resmi tebligat olmaksızın yapılacak her türlü blokaj işlemi hukuki dayanaktan yoksun kalabileceği gibi, usulüne uygun tebligata rağmen dondurma ve bildirim işlemlerini yerine getirmeyen tüzel kişinin yöneticileri için Kanun m.15 uyarınca idari para cezaları öngörülmektedir. Özetle; hukuk, ihmali ve gecikmeyi affetmeyeceği gibi, yetkisiz müdahaleyi de korumayacaktır.

Konuyu Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik çerçevesinde incelendiğinde; Yönetmeliğin 13. ve 14. maddeleri uyarınca 6415 sayılı Kanunun çizdiği sınırları usul yönünden çizmektedir. Aracı hizmet sağlayıcıları için; terörle bağlantısı olduğu tespit edilip hakkında malvarlığı dondurma kararı verilen kişilerin Resmi Gazete’de yayımlanması bir duyuru olsa da, müdahale niteliği taşıyan hesap blokesi ve para dondurma işlemi 6415 sayılı Kanun m.12/5 uyarınca aracı hizmet sağlayıcısına gönderilen talep yazısı veya tebligat ile bildirim süresinin başlayacağını belirtmek isteriz.

Netice itibarıyla; E-ticaret platformlarında aracı hizmet sağlayıcısı olarak faaliyet gösteren şirketler, malvarlığının dondurulması sürecinde 6415 sayılı Kanun m.12/5 uyarınca ve Yönetmelik m.14/3 doğrultusunda kendisine bildirim yapılması zorunlu olan üçüncü kişilerdir. Sorumluluk; MASAK’ın bildirimiyle başlar, nezdindeki varlığın dondurulmasıyla devam eder ve Kanun m.12/5 uyarınca 7 gün içinde yapılacak resmi bildirimle süreç başlar. Usulüne uygun tebligat olmaksızın yapılacak her türlü kısıtlama hukuki dayanaktan yoksun kalacak, tebligata rağmen ihmal edilen her süreç ise ağır ceza sorumluluğunu gündeme getirecektir.

Bir diğer durum ise, aracı hizmet sağlayıcısının terörle bağlantısı olduğu tespit edilen kişinin MASAK tarafından talep yazısından evvel hesabının kapatılması ve pazaryerindeki parasının dondurulması halinde sonuç nedir? Bu durumda kanaatimizce; MASAK tarafından resmi bir talep yazısı veya tebligat gelmediği halde satıcı hesabı hakkında alınacak tedbir (hesabın gerekçe gösterilmeden kapatılması, paranın bloke edilmesi) aracı hizmet sağlayıcısının tazminat sorumluluğunu gündeme getirebilecektir, çünkü resmi bir talep olmadığı halde keyfi olarak ve/veya önlem amacıyla alınacak şirket içi bu tedbir, keyfi görülebilecek ve aracı hizmet sağlayıcısına Borçlar Hukuku doğrultusunda sözleşmeden kaynaklanan tazminat sorumluluğunu gündeme getirebilecektir. Aracı hizmet sağlayıcısı da bunu yetkili makama rücu etme hakkına sahip olur.

III. 5549 Sayılı Kanun ve Tedbirler Yönetmeliği Çerçevesinde Şüpheli İşlem Bildirimi ile Aracı Hizmet Sağlayıcıların Yükümlülükleri

5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun, suç gelirlerinin aklanmasıyla mücadelede “yükümlü” kavramını düzenlemiş olup, m.2/1-d[8] uyarınca yükümlüler şu başlıklar altında sayılmıştır; finansal hizmetler, posta ve taşımacılık faaliyetleri, talih ve bahis oyunları, taşınmaz ve yüksek değerli mal ticareti, belirli finansal işlemlerle sınırlı serbest avukatlar ve spor kulüpleri, ayrıca fıkranın sonunda yer alan “Cumhurbaşkanınca belirlenen diğer alanlarda faaliyet gösterenler” ibaresiyle kapsamın idari düzenlemelerle genişletilebileceği hüküm altına alınmıştır.

Ancak Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik m4/1-y uyarınca; elektronik ticaret hizmet sağlayıcıları ile gerçekleştirilen işlemlerle sınırlı olmak üzere orta, büyük veya çok büyük ölçekli elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılarının da açıkça “yükümlü” sıfatını haiz olduğu belirtilmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda; aracı hizmet sağlayıcıları, yalnızca birer ticari platform değil, 5549 sayılı Kanun m.4 ve Yönetmelik m.4/1-y uyarınca şüpheli işlemleri tespit ve bildirmekle mükellef asli birer denetim süjesi sıfatını haizdir.

5549 sayılı Kanunun 4. maddesi[9] uyarınca yükümlüler şüpheli işlemlerle ilgili olarak; nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılan veya yapılmaya teşebbüs edilen işlemlere konu malvarlığının yasa dışı yollardan elde edildiğine veya yasa dışı amaçlarla kullanıldığına dair herhangi bir bilgi, şüphe veya şüpheyi gerektirecek bir hususun bulunması halinde bu işlemlerin yükümlüler tarafından MASAK’a bildirilmesini zorunlu kılmıştır.

Kanaatimizce, kanun koyucu bu hükümle aracı hizmet sağlayıcıya işlemin suçla bağlantısını ispat külfeti yüklememiş, yalnızca makul bir şüphe seviyesine ulaşılmasını bildirim için yeterli ve zorunlu kılmıştır. Bu bildirimin nasıl olması gerektiği ise, 5549 sayılı Kanunun yönetmeliğinde düzenlenmiştir. Yönetmelik m.27’de ve m.28’de, şüphenin oluştuğu tarihten itibaren 10 iş günü içinde bildirim formunun MASAK’a iletilmesi gerektiği belirtilmiştir. Sonuç olarak kanun koyucu; bu bildirimle yükümlü olan aracı hizmet sağlayıcısını, suç gelirlerinin mali sisteme girişini engellemekle görevli ve kendi iç denetim mekanizmalarını işletmek zorunda olan aktif bir yükümlü konumuna getirmiştir. Bu yükümlülüğün kapsamına giren aracı hizmet sağlayıcılarının kendi içlerinde uyum departmanları bulunmaktadır. Ayrıca; 5549 sayılı Kanun m.13’ün ikinci cümlesinde, bu bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde idari para cezalarının uygulanacağı belirtilmiştir.

Yeri gelmişken belirtmeliyiz ki; elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılarının 5549 sayılı Kanun ve Yönetmeliği kapsamında “yükümlü” statüsüne dahil edilmesi ile birlikte, yalnızca şüpheli işlem bildirimi yükümlülüğü değil, kimliğin tespiti yükümlülüğü de bu Kanunun “Müşterinin tanınması başlıklı” 3. maddesi ile gündeme gelmiştir.

Kanunun 3. maddesi uyarınca yükümlüler; platform nezdinde gerçekleştirilen veya aracılık ettikleri işlemlerde, tarafların kimliğini tespit etmek ve bu bilgileri doğrulamakla mükelleftir. Bu hükmün uygulama usul ve esasları ise, Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik’te düzenlenmiştir. Yönetmelik m.4/1-y bendi ile; elektronik ticaret hizmet sağlayıcıları ile gerçekleştirilen işlemlerle sınırlı olmak üzere orta, büyük ve çok büyük ölçekli elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcıları açıkça “yükümlü” sayılmıştır. Dolayısıyla aracı hizmet sağlayıcılar bakımından kimlik tespiti yükümlülüğü; platform üzerindeki tüm kullanıcıları kapsayan genel bir yükümlülük olmayıp, elektronik ticaret hizmet sağlayıcılarıyla, yani platformda satış yapan satıcılarla gerçekleştirilen işlemlerle sınırlıdır. Tüketiciler yönünden genel bir kimlik tespiti yükümlülüğü öngörülmemiştir.

Yönetmeliğin kimliğin tespiti ve doğrulanmasına ilişkin hükümleri, özellikle Yönetmelik m.5 ve devamı uyarınca; yükümlü sıfatını haiz aracı hizmet sağlayıcı, satıcı sıfatıyla platformda faaliyet gösterecek gerçek veya tüzel kişilerin kimlik bilgilerini işlem tesisinden önce almak, doğrulamak ve belirlenen sürelerle muhafaza etmek zorundadır. Bu yükümlülük; yalnızca şüphe oluştuğunda devreye giren bir mekanizma olmayıp, bir uyum tedbiri niteliğindedir.

Sonuç olarak; aracı hizmet sağlayıcıların 5549 sayılı Kanun ve Tedbirler Yönetmeliği kapsamındaki sorumluluğu artık yalnızca Kanun m.4 çerçevesinde şüpheli işlem bildirimi yapmakla sınırlı olmayıp, Kanun m.3 uyarınca kimlik tespiti ve doğrulama yükümlülüğü de bulunmakta olup, bu yükümlülük elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılarıyla yapılan işlemlerle sınırlı olmak üzere satıcı kayıt aşamasından itibaren uygulanmalıdır.

Netice itibariyle;

Elektronik ticaret pazar yerinde aracı hizmet sağlayıcısı olarak faaliyet gösteren ve 5549 sayılı Kanun kapsamında “yükümlü” sıfatını haiz bulunan aracı hizmet sağlayıcısının, terörle iltisaklı satıcılara ilişkin sorumluluğu iki ayrı düzlemde şekillenmektedir: bildirim yükümlülüğü ve malvarlığını dondurma kararının icrası.

İlk olarak; 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun çerçevesinde aracı hizmet sağlayıcı, kural olarak banka veya tapu sicili gibi asli kayıt ve hesap tutan bir merci değil, hakkında malvarlığının dondurulması kararı verilen kişi bakımından kararın uygulanması istenen üçüncü kişi konumundadır. Bu nedenle; platform nezdinde bulunan hak ve alacakların dondurulması yükümlülüğü, ancak yetkili makam tarafından tesis edilmiş ve usulüne uygun şekilde bildirilen bir malvarlığı dondurma kararına dayanılarak doğar. Resmi talep yazısı veya tebligat olmaksızın, yalnızca risk değerlendirmesine dayanarak satıcı yönünden gerçekleşecek tasarruf kısıtlaması, sözleşme çerçevesinde tazminat sorumluluğunu taşıyabilecektir. Bu aşamada aracı hizmet sağlayıcı, kararın infazını gerçekleştiren uygulayıcı konumundadır ve Kanun’da öngörülen bildirim sürelerine riayet etmekle yükümlüdür.

Buna karşılık; 5549 sayılı Kanun ve Yönetmeliği uyarınca aracı hizmet sağlayıcı, platform üzerindeki işlemler bakımından aktif bir uyum ve gözetim süjesidir. “Yükümlü” sıfatı gereği; risk temelli yaklaşım çerçevesinde müşteri tanıma, izleme ve şüpheli işlem tespiti yapmakla mükelleftir. Bir satıcının ulusal veya uluslararası terör listelerinde yer aldığının tespiti, yükümlü bakımından şüpheyi gerektirecek bir husus teşkil eder. Bu durumda, süresi içinde MASAK’a şüpheli işlem bildirimi yapılması zorunludur, ancak buradaki işlem bir yaptırım uygulaması değil, şüpheli işlemi bildirme amacıyla gerçekleştirilmiş bir tedbirdir.

Sonuç itibari ile aracı hizmet sağlayıcı; 5549 sayılı Kanun kapsamında, şüpheyi analiz eden ve raporlayan bir uyum mekanizması iken, 6415 sayılı Kanun kapsamında ise, malvarlığı dondurma kararını infaz eden üçüncü kişi konumundadır.

Prof. Dr. Ersan Şen

Av. Nur Zeynep Şen Saraçoğlu

Av. Tamer Berk Bayraklı

(Bu makale, sayın Prof. Dr. Ersan ŞEN tarafından www.hukukihaber.net sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.)

-----------

[1] Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik.

[2] 6415 sayılı Kanun m.12/1; “Malvarlığının dondurulması kararı ve bu kararın kaldırılmasına ilişkin karar Resmi Gazete’de yayımı ile birlikte hukuki sonuçlarını doğurur”.

[3] 6415 sayılı Kanun Yönetmelik m.13/1; “Malvarlığının dondurulması kararı ve bu kararın kaldırılmasına ilişkin karar Resmi Gazete’de yayımı ile birlikte hukuki sonuçlarını doğurur”.

[4] 6415 sayılı Kanun m.8/1; “Malvarlığının dondurulması kararları hakkında yapılacak mali araştırma Başkanlık tarafından yerine getirilir. Bu görevin yerine getirilmesi amacıyla kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerden talep edilen bilgiler istenilen usul, şekil ve sürede gecikmeksizin Başkanlığa iletilir”.

[5] 6415 sayılı Kanun m.2/1-a; Başkanlık: Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığını ifade eder”.

[6] 6415 sayılı Kanun m.12/5 uyarınca; “Malvarlığının dondurulması kararının yerine getirilmesi talebinde bulunulan gerçek ve tüzel kişiler ile kamu kurum ve kuruluşları; nezdinde malvarlığı kaydı bulunuyor ise dondurulan malvarlığına ilişkin bilgileri talep tarihinden itibaren yedi gün içinde Başkanlığa bildirir”.

[7] Yönetmelik m.14/3; “Birinci fıkrada belirtilen kurum ve kuruluşlar haricinde; hakkında karar verilen kişi, kuruluş veya organizasyonlara ilişkin malvarlığı kaydı tutan ya da nezdinde malvarlığı bulunan kurum ve kuruluşlar ile gerçek ve tüzel kişiler, malvarlığının dondurulması kararının öğrenildiği tarihten itibaren gecikmeksizin malvarlığının dondurulması için gerekli işlemleri yaparak keyfiyeti yedi gün içinde Başkanlığa bildirir”.

[8] 5549 sayılı Kanun m.2/1-d yükümlü; “Sigortacılık, bireysel emeklilik, sermaye piyasaları, ödünç para verme ve diğer finansal hizmetler ile posta ve taşımacılık, talih ve bahis oyunları alanında faaliyet gösterenler; döviz, taşınmaz, değerli taş ve maden, mücevher, nakil vasıtası, iş makinesi, tarihi eser, sanat eseri ve antika ticareti ile iştigal edenler veya bu faaliyetlere aracılık edenler ile noterler, spor kulüpleri, 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 35 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası ile alternatif uyuşmazlık çözüm yolları kapsamında yürütülen mesleki faaliyetler sırasında edinilen bilgiler hariç olmak, savunma hakkı ile hukuki dinlenilme hakkı bakımından diğer kanun hükümlerine aykırı olmamak ve yalnızca avukatların yapabileceği işlerle ilgili olarak 1136 sayılı Kanunun 36’ncı maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla, taşınmaz alım satımı, sınırlı ayni hak kurulması ve kaldırılması, şirket, vakıf ve dernek kurulması, birleştirilmesi ile bunların idaresi, devredilmesi ve tasfiyesi işlerine ilişkin finansal işlemlerin gerçekleştirilmesi, banka, menkul kıymet ve her türlü hesaplar ile bu hesaplarda yer alan varlıkların idaresi işleriyle sınırlı olmak üzere serbest avukatlar ve Cumhurbaşkanınca belirlenen diğer alanlarda faaliyet gösterenleri.” ifade etmektedir.

[9] 5549 sayılı Kanun m.4 uyarınca; Yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılan veya yapılmaya teşebbüs edilen işlemlere konu malvarlığının yasa dışı yollardan elde edildiğine veya yasa dışı amaçlarla kullanıldığına dair herhangi bir bilgi, şüphe veya şüpheyi gerektirecek bir hususun bulunması halinde bu işlemlerin yükümlüler tarafından Başkanlığa bildirilmesi zorunludur”.