MAKALE

TRAFİK VE KASKO SİGORTACISININ RÜCU HAKKINDA HALEFİYET FARKI

Abone Ol

T.C. Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü tanımına göre Halefiyet: "Ardıl, yerine geçme, yerine geçen" anlamına gelir. Alacaklıya ifada bulunmuş olan üçüncü kişinin, borçluya karşı rücu hakkını kuvvetlendirmek amacıyla alacaklının alacak hakkını bir bütün olarak kanunen iktisap etmesidir. Halefiyette alacak sona ermemekte, alacağı bağlı fer’î haklar aynen geçerek alacaklı değişmektedir. 1

Rücuda ise borcu ödeyen kişi adına yeni ve bağımsız bir alacak hakkı doğmaktadır. Asıl alacak sona ermekte, rücu alacağı doğmaktadır. Halefiyetten farklı olarak süje değişmeksizin üçüncü kişilere karşı hak talep edilmektedir.

Rücu ve halefiyetin özü Türk Borçlar Kanunu'dur ve çeşitli maddeleri ile düzenleme altına alınmıştır. 167 ve 168. madde hükümlerini rücu ve halefiyet farkına örnek olarak inceleyecek olursak:

"III. İç ilişki

1. Paylaşım

MADDE 167- Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.

Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir.

Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler."

2. Alacaklıya halef olma

MADDE 168- Diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur.

Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır." 2

167. maddedeki rücu düzenlemesinde borçlunun, ödeme yapması gereken miktarın üzerinde ifada bulunması hâlinde aynı borçlu olarak diğer borçlulardan rücu hakkı doğmakta, ödeme yapan borçlu diğer borçlulara iç ilişkiye dayanarak payları oranında talepte bulunmaktadır. 168. maddedeki halefiyet düzenlemesinde ise rücu hakkının alacaklının haklarına halef olunarak talep edilmesi söz konusudur. Alacaklının sahip olduğu tüm haklar ve fer’iler kendiliğinden borcu ödeyene geçmektedir.

Sigortacının rücu hakkı ise halefiyet ilkesinin dayanağını oluşturan Türk Ticaret Kanunu 1472. madde hükmü ile düzenleme altına alınmıştır:

"VI – Halefiyet

MADDE 1472- (1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.

(2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." 3

Sigorta ettirenin uğradığı zararları karşılamak üzere yapılan mal sigortalarından Kasko Sigorta Poliçesi aktif zarar sigortası iken Zorunlu Mali Mesuliyet(Trafik) Sigorta Poliçesi pasif zarar sigortası türüdür. Her iki sigorta poliçesinde de şartları oluşuyorsa sigortacının rücu hakkı bulunmaktadır.

Kasko sigorta poliçesinde trafik kazası, sigorta ettirenin kusuru olmaksızın üçüncü kişilerin kusuru ile meydana gelirse, kendi sigorta ettirenine sigorta tazminatını ifa eden sigortacı, bu ifası oranında sigorta ettirenin yerine geçer ve onun kusurlu üçüncü kişi/kişilere başvurma hakkına halef olur. 1472. madde ile düzenlenen halefiyet ilkesinin tam karşılığı budur. Sigortacı, sigorta ettirene ödeme yaptıktan sonra rücu hakkını, sigorta ettirenin borçlularla arasındaki iç ilişkiye göre talep eder. Örneğin; bir trafik kazasında karşı araç sürücüsünün kusuru varsa bu kişi rücu borçlusudur. Sigortacı ilk olarak sigorta ettirene ödeme yaptıktan sonra rücu alacağı ve talep hakkı doğar, sigorta ettirenin halefi olur, rücu alacağını karşı araç sürücüsünden talep ederken sigorta şirketi ve kusurlu karşı araç sürücüsü arasındaki ilişkiye göre değil, sigorta ettiren ile kusurlu karşı araç sürücüsü arasındaki ilişkiye göre talep eder. Aralarındaki bu hukuki ilişki rücu hakkının dava yoluyla talep edilmesi durumunda görevli mahkemenin tesisinde esas alınır.

Zorunlu Mali Mesuliyet(Trafik) Sigortacısının rücu talebinde halefiyet söz konusu mudur?

Trafik sigortasında, sigortacı kendi sigorta ettireninin kusurlu olarak üçüncü kişi/kişilere verdiği zararı sigorta teminatı kapsamında tazmin eder. Trafik sigortacısının rücu hakkı Karayolları Trafik Kanunu 95. maddesi 2. fıkra hükmüne dayanır:

"Tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller:

Madde 95 – Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.

Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." 4

Kanun hükmünden de anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Mesuliyet(Trafik) Sigortacısının sigorta ettirenin yerine geçmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Sigortacı, farklı bir süjenin örtüsü altına girmeksizin sigorta ettiren ile arasındaki sözleşmesel ilişkiye dayanarak rücu alacağını talep etmektedir. Rücu muhatabı bizzat sigorta ettirendir. Uygulamada trafik ve kasko sigortacısının rücu talebinde halefiyet ilkesinin esas alındığı yorumu yapılsa da bu durum kasko sigortacısı için geçerli olup hukuken Zorunlu Mali Mesuliyet(Trafik) Sigorta rücularında halefiyetten bahsetmek mümkün değildir. 5

Av. Arb. Bahar BOZACI

-----------

1 - Türk Borçlar Hukukunda Halefiyet, Dr. Ekin Korkmaz

2 - 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu

3 - 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu

4 - 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu

5 - Zarar Sigortalarında Sigortacının Halefiyeti, Prof. Dr. Şaban Kayıhan