VERİLERİ HUKUKA AYKIRI OLARAK VERME VEYA ELE GEÇİRME SUÇUNDA (TCK 136) 'KİŞİSEL VERİ' KAVRAMI VE YARGITAY KARARLARI

Abone Ol

Anayasa'nın 20. maddesine göre, ''Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında

bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.''

KİŞİSEL VERİ NEDİR?

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) m. 3/1-d: ''Kişisel veri: Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi ifade eder.''

Maddenin gerekçesinde ise; "Kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi ifade etmektedir. Bu bağlamda sadece bireyin adı, soyadı, doğum tarihi ve doğum yeri gibi onun kesin teşhisini sağlayan bilgiler değil, aynı zamanda kişinin fiziki, ailevi, ekonomik, sosyal ve sair özelliklerine ilişkin bilgiler de kişisel veridir. Bir kişinin belirli veya belirlenebilir olması, mevcut verilerin herhangi bir şekilde bir gerçek

kişiyle ilişkilendirilmesi suretiyle, o kişinin tanımlanabilir hale getirilmesini ifade eder. Yani verilerin; kişinin fiziksel, ekonomik, kültürel, sosyal veya psikolojik kimliğini ifade eden somut bir içerik taşıması veya kimlik, vergi, sigorta numarası gibi herhangi bir kayıtla ilişkilendirilmesi sonucunda kişinin belirlenmesini sağlayan tüm hâlleri kapsar. İsim, telefon numarası, motorlu taşıt plakası, sosyal güvenlik numarası, pasaport numarası, özgeçmiş, resim, görüntü ve ses kayıtları, parmak izleri, genetik bilgiler gibi veriler dolaylı da olsa kişiyi belirlenebilir kılabilme özellikleri nedeniyle kişisel verilerdir." açıklamasına yer

verilmiştir.

“Kişisel veri” kavramından, kişinin, yetkisiz üçüncü kişilerin bilgisine sunmadığı,

istediğinde başka kişilere açıklayarak ancak sınırlı bir çevre ile paylaştığı nüfus bilgileri (T.C. kimlik numarası, adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, anne ve baba adı gibi), adli sicil kaydı,

yerleşim yeri, eğitim durumu, mesleği, banka hesap bilgileri, telefon numarası, elektronik posta adresi, kan grubu, medeni hali, parmak izi, DNA'sı, saç, tükürük, tırnak gibi biyolojik örnekleri, cinsel ve ahlaki eğilimi, sağlık bilgileri, etnik kökeni, siyasi, felsefi ve dini görüşü, sendikal bağlantıları gibi kişinin kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan, kişiyi toplumda yer alan diğer bireylerden ayıran ve onun niteliklerini ortaya koymaya elverişli, gerçek kişiye ait her türlü bilginin anlaşılması gerekir. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/4733 E. , 2026/957 K.)

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.06.2014 tarihli, 2012/1510 E. , 2014/331 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere; TCK'nın 135 ve 136. maddelerindeki kişisel verilerin korunmasına ilişkin düzenlemelerde sadece sır niteliğinde kişisel verilerin korunacağına ilişkin bir hükmün bulunmaması ve aksine 135. maddenin gerekçesinde gerçek kişiyle ilgili her türlü bilginin kişisel veri olarak kabul edilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, her türlü kişisel verinin hukuka aykırı olarak başkasına verilmesi, yayılması ve ele geçirilmesi

fiilleri TCK'nın 136. maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme

suçunu oluşturur. Bu nedenle herkes tarafından bilinen ve/veya kolaylıkla ulaşılması ve bilinmesi mümkün olan kişisel bilgiler de, yasal anlamda “kişisel veri” olarak kabul edilmektedir. Ancak, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun

uygulama alanının amaçlanandan fazla genişletilerek, uygulamada belirsizlik ve hemen her eylemin suç oluşturması gibi olumsuz sonuçların doğmaması için, somut olayın özellikleri dikkate alınarak titizlikle değerlendirme yapılması gerekir. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/4733 E. , 2026/957 K.)

KİŞİSEL VERİLERİ HUKUKA AYKIRI OLARAK VERME VEYA ELE GEÇİRME SUÇU (TCK 136)

Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 136. maddesinde düzenlenmiştir.

Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme

Madde 136- (1) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Suçun konusunun, Ceza Muhakemesi Kanununun 236 ncı maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca kayda alınan beyan ve görüntüler olması durumunda verilecek ceza bir kat artırılır.

TCK'nın 136. maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu, seçimlik hareketli bir suç olarak düzenlenmiştir. Hukuka aykırı olarak kişisel verilerin

başkasına verilmesi, kişisel verilerin yayılması ve kişisel verilerin ele geçirilmesi şeklindeki seçimlik hareketlerin birinin gerçekleştirilmesiyle suç işlenmiş olacaktır.

Kişisel verileri bir başkasına verme seçimlik hareketinde, maddede geçen "başkası"

gerçek bir kişi olabileceği gibi tüzel kişi de olabilecek, veriler bu kişilere elden, posta ya da internet üzerinden elektronik posta ile vb. şekillerde verilebilecektir. Türk Dil Kurumu Büyük Türkçe Sözlüğü'nde vermek; "üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine

eriştirmek, iletmek, düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek"

şeklinde açıklanmıştır. Bu seçimlik harekette verilerin hukuka uygun ya da aykırı yöntemle elde edilmiş olmasının önemi bulunmamakta olup önemli olan husus verme eyleminin hukuka aykırı olmasıdır.

Kişisel verileri yayma seçimlik hareketi de internet üzerindeki bir web sitesinde kişisel verileri yayınlamak, birçok kişiye elektronik posta ile ya da telefondan kısa mesajla

göndermek, yazılı ya da görsel medyada yayınlamak gibi çeşitli şekillerde gerçekleştirilebilecektir. Türk Dil Kurumu Büyük Türkçe Sözlüğü'nde yaymak; "birçok kimseye duyurmak, çevreye dağılmasına sebep olmak" olarak açıklanmıştır.

Kişisel verilerin ele geçirilmesi seçimlik hareketi ise kişisel verilerin kayıtlı olduğu belgelerin alınması ya da kayıtlı olduğu bilişim sisteminden ele geçirilmesi gibi şekillerde gerçekleştirilebilecektir. Türk Dil Kurumu Büyük Türkçe Sözlüğü'nde ele geçirmek; "yakalamak, sahibi olmak ve gizlenmek istenen bir şeyi elde etmek" şeklinde tanımlanmıştır. Ele geçirme fiili, başkasının hâkimiyeti altında bulunan bir kişisel verinin, failin hâkimiyeti altına girmesi ile gerçekleşmiş olacaktır. Görüldüğü üzere ele geçirmek seçimlik hareketinde, önceki iki seçimlik hareketten farklı olarak fail tarafından bir başkasına kişisel veri aktarımı söz konusu değildir. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2021/384 E. , 2023/367 K.)

YARGITAY KARARLARI

• Bir dönem evinde yardımcı olarak çalışan katılanın evinden hırsızlık yaptığı iddiası ile şikâyetçi olduktan sonra, katılanın daha önce Facebook üzerinden yayınladığı resmi,........ adlı Facebook hesabından "bu kadını yayalım bu kadın evlere temizliğe diye gidip hırsızlık yapıyor benim canım yandı sizlerin yanmasın" şeklindeki ifadeler ile paylaşması 5237 sayılı TCK'nın 136/1. maddesinde düzenlenen 'verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçunu oluşturur. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/4629 E. , 2026/3072 K.)

• Sanığın katılana şantaj yapmak amacıyla sosyal medya hesabından elde ettiği katılanın baş kısmına ait fotoğrafı çıplak kadın vücuduna montajlaması ve katılana göndermesi 5237 sayılı TCK'nın 136/1. maddesinde düzenlenen 'verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçunu oluşturur. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/1536 E. , 2026/3395 K.)

• Sanık ve katılanın sosyal medya üzerinden bir süre yazıştığı, sanığın, katılanın evine gelme teklifinin katılan tarafından kabul edilmemesi üzerine oluşan husumetin sonucu olarak açtığı İnstagram hesabında katılana ait fotoğrafı ve telefon numarasını kullanarak, "beni arayın, bana koyun" şeklinde paylaşımda bulunması 'verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçunu oluşturur. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/1456 E. , 2026/3399 K.)

• Sanık tarafından, katılana ait kişisel veri niteliğindeki fotoğrafların, katılanın rızası dahilinde çekilmiş olsun ya da olmasın, rızasına aykırı şekilde başkalarının görgüsüne sunulması nedeniyle sanığa yüklenen ve sübut bulan verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen yetersiz gerekçelerle sanık hakkında beraat kararı verilmesi, Kanun’a aykırıdır. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/2237 E. , 2022/4318 K.)

• Sanığın haber yapmak amaçlı mağdurlara ait maaş bordrolarının fotoğrafını yayınladığı, mağdurlara ait isim ve sicil numaralarının kapatılmış olduğu, ancak banka hesap numaralarının kapatılmadan paylaşılması neticesinde mağdurların bu haber kaynaklı çalıştıkları yer ile sorunlar yaşadıkları olayda, sanık hakkında ‘verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme’ suçu sübut bulmuştur. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/8699 E. , 2026/3417 K.)

• Sanığın, belediye başkanı olan katılan tarafından asılsız haber yaptığı gerekçesi ile aranıp hakaret ve tehdit edildiğine dair katılanın telefon konuşmasını kaydedip ... adlı internet sitesinde "GÜRGENTEPE BELEDİYE BAŞKANI ...'İN GAZETECİYE ETTİĞİ KÜFÜRLER VE HAKARETLER" başlığı ile katılanın kişisel veri kapsamında olan resmiyle birlikte paylaşması ‘verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme’ suçunu oluşturur. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/516 E. , 2026/3982 K.)

• Katılanın günlük kıyafetleriyle poz vermiş şekilde çektirdiği profil resminin, onunla aynı yurtta kalan sanık tarafından çıktısı alınıp, A4 kağıdına basılmış bu resmin, katılana şaka

yapmak amacıyla, yurt yakınındaki bir otobüs durağına asılmasından dolayı sanığın eylemi 5237 sayılı TCK'nın 136/1. maddesindeki ‘verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme’ suçunu oluşturur. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/2309 E. , 2026/1977 K.)

• Sanığın, katılana ait Facebook hesabının şifresini, onun bilgisi ve rızası dışında ele geçirmesi TCK'nın 136/1. madde ve fıkrasındaki ‘verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme’ suçunu oluşturur. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/5072 E. , 2022/6245 K.)

• Sanığın, katılana ait evin bulunduğu taşınmaza ilişkin ada parsel numarası, sorgu ekranı ve katılanın evine ait görüntüyü rıza dışında Twitter ve İnstagram hesaplarında paylaşması, TCK’nın 136/1. madde ve fıkrasında düzenlenen 'verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçunu oluşturur. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/1730 E. , 2024/4771 K.)

• Sanığın; katılanın konakladığı, ikamet ettiği, kiralık araç kullandığı, telefon, şirket, UYAP, tapu, silah, pasaport ve SGK bilgilerini sorguladığının ve katılanın eski sevgilisi olan tanığa bu bilgileri sağladığı olayda, ‘verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme’ suçu oluşmuştur. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/8484 E. , 2026/3419 K.)

• Sanığın, müştekilere ait kredi kartı bilgilerini kendi adına olan Facebook hesabında paylaştığı olayda; Yerel Mahkemece, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 136/1 maddesindeki kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. Yargıtay da bu kararı onamıştır. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/2965 E. , 2024/2278 K.)

• ATM cihazına yerleştirdiği kart kopyalama ve kamera düzenekleri ile cihazda işlem yapan kişilere ait kartların manyetik şerit bilgilerini ve şifrelerini hukuka aykırı olarak ele geçirmekten ibaret eyleminin, zincirleme şekilde TCK'nın 136/1. maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturduğuna ilişkin yerel mahkemenin kabulünde dosya kapsamına göre bir isabetsizlik görülmemiştir. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2015/13192 E. , 2017/3451 K.)

• Boşandığı eşi olan katılanın kullandığı GSM numarasına ait kullanım bilgilerini içeren HTS kayıtlarını katılanın rızası dışında internet üzerinden yayınlanmasına konu olayda; katılanın kim ile ne zaman, hangi sıklıkla, hangi süreyle görüştüğüne ilişkin görüşme dökümlerini içerir HTS raporları kişisel veri kapsamında olup, kişisel veri niteliğindeki HTS raporlarını hukuka uygunluk nedenlerinin bulunmaması nedeniyle hukuka aykırı olarak internet üzerinden yayınlayan sanığın sübut bulan eylemi, 5237 sayılı TCK'nın 136/1. maddesinde düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturur. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/2118 E. , 2024/1408 K.)

• Sanığın, katılan ve ailesinin kişisel veri niteliğindeki nüfus bilgilerini içerir aile nüfus kayıt örneğinin fotoğrafını katılanların bilgisi ve rızası dışında tanık ...'e göndermesi eylemi ile sanık hakkında zincirleme şekilde verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmesi, hukuka aykırıdır. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/4733 E. , 2026/957 K.)

• Bir devlet hastanesinin bilgi işlem biriminde çalışan sanığın, aynı hastanede tedavi gören ve kayınvalidesi olan katılana ait hasta bilgi formu ile röntgen filmini, katılanı vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde kasten yaralayıp, onu tehdit ettiği iddiasıyla açılan ve Adana 12. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esasına kayden görülmekte olan davanın ... tarihli duruşmasında, mahkemeye delil olarak sunduğu olayda; Gerektiğinde ilgili hastaneden mahkemece temin edilebilecek nitelikteki belge örneklerini, üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı ve/veya çoğaltarak dağıttığına ilişkin hakkında bir delil bulunmayan sanığın, katılanın ayağında mevcut olan kırığın onu darp etmesinden kaynaklanmadığına, katılanın daha önce temizlik yaparken ayağının kırıldığına dair açıklamalarını ispatlama amacını taşıyan eyleminde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davranmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında beraat kararı verilmesine ilişkin yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2017/3928 E. , 2018/3190 K.)

• İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; katılanın meçhul şüphelilerce darp edilmesi üzerine, bu eyleme ilişkin fotoğrafların katılan tarafından kendi sosyal medya hesabında paylaşılmasının ardından sanığın söz konusu fotoğrafları alıp kendi sosyal medya hesabında yayımladığı iddiasına konu olayda, fotoğrafların ele geçirilmesinde ve paylaşılmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı gibi sanığın hukuka aykırı hareket ettiğini bilmediği ya da bilebilecek durumda olmadığı gözetilerek eylemin kanunda suç olarak tanımlanmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, katılana ait kişisel veri niteliğindeki fotoğrafların daha önce kendi hesabından paylaşılmış olmasının bu fotoğrafların kişisel veri olma özelliğini değiştirmeyeceği ve üçüncü kişilere anılan fotoğrafları katılanın rızası dışında yayımlama hakkı da tanımayacağı belirtilmiş, ayrıca sanığın savunmasında anılan sosyal medya hesabının suç tarihinden önce çalındığını beyan ettiği anlaşılmış ise de dosyada mevcut araştırma raporunda, paylaşımın yapıldığı hesabın sanığa ait olduğunun belirlendiği, kaldı ki sanığın söz konusu hesabın çalındığına dair bir müracaatının da bulunmadığı gözetildiğinde savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılarak, İlk Derece Mahkemesinin beraat kararının kaldırılması ile sanığın 'verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. Yargıtay da bu kararı onamıştır. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/1319 E. , 2026/3680 K.)

• İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; katılanın maliki olduğu bağımsız bölümün yer aldığı site yönetimini temsilen sanığa karşı dava açtığı, akabinde sanık tarafından 207 kişinin üye olduğu sitenin sosyal medya grubunda katılanın adı, soyadı, T.C. kimlik numarası ve adresinin bulunduğu dava dilekçesini paylaştığı iddiasına konu olayda, sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görüldüğünden mahkûmiyetine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın, katılan tarafından site yönetiminin ... tarihli olağan genel kurulunda alınan kararların iptali talebiyle site yönetimini temsilen kendisine karşı açtığı dava dilekçesini paylaşırken, katılanı tahkir edecek bir dil kullanmadığı ve site sakinlerini bilgilendirme amacı ile hareket ettiği anlaşıldığından, hukuka aykırılık bilinci bulunmadığı değerlendirilen sanık hakkında beraat kararı verilmiştir. Yargıtay da bu kararı onamıştır. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/1596 E. , 2026/3677 K.)

• ‘’... Kamu kurumlarında görev yapan ve görev yaptıkları kuruma ait bilişim sistemindeki kişisel verilere hizmet gereği erişme yetkisi verilen kişilerin; görevlerinin kapsamına ve niteliğine göre hizmetin yerine getirilmesi ile hiçbir ilgisi bulunmadığı hâlde, merak, beğeni vb. saiklerle, sistemde yer alan kişisel verileri sorgulamak ve bu verilere salt duyu organları aracılığıyla vakıf olmaktan ibaret eylemlerinin, 5237 sayılı TCK kapsamında suç oluşturmayacağı değerlendirilmiştir.’’ (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/6769 E. , 2026/3078 K.)

• Sanığın, kendisine görevi gereği verilen şifre ile Polis Bilgi Ağı (POLNET) üzerinden Cumhurbaşkanı olan katılanın kişisel verilerini sorgulama yapmaktan ibaret yargılama konusu eyleminde verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı kabul edilerek sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/6769 E. , 2026/3078 K.)

• Polis memuru olan sanığın, boşanma aşamasındaki eşi olan katılanın bilgilerini POL-NET sistemi üzerinden veri tabanının güvenliği nedeniyle kendisine verilen şifreyi kullanıp, sistemde sorgulama yapmadan ibaret eylemi 'verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçunun yasal unsurlarını oluşturmaz. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/3475 E. , 2025/1653 K)

• Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünde memur olarak çalışan sanığın, kurumu tarafından kendisine verilen kullanıcı şifresi ile Kimlik Paylaşım Sistemi (KPS)’ye erişim sağlayarak dönemin İçişleri Bakanı olan katılanın kimlik ve adres bilgilerine baktığının tespit edildiği olayda; sanığa sistemde kayıtlı kişilerin kimlik ve adres sorgulamalarını yapması için kullanıcı şifresinin çalıştığı kurum tarafından verilmesi, sisteme girmek için özel gayret sarf etmemiş olması, katılanın kamuya mal olan kişiliği nedeniyle kimlik ve adres bilgilerine kolaylıkla erişilebilmesi, sanığın merak saiki ile bu bilgileri sadece okumuş olup başkalarıyla paylaşmaması, ayrıca hukuka aykırı bir amaç gütmemesi ve ele geçirildiği iddia edilen kişisel verilerin kapsam ve niteliği ile sanığın hukuka aykırılık bilinciyle hareket etmediği yönündeki savunması birlikte değerlendirildiğinde; incelemeye konu olay görevin gereklerine uygun olmayan disiplin soruşturması gerektiren eylemin suç teşkil etmediği kabul edilmelidir. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu: 2021/384 E. , 2023/367 K.)

• Sosyal Güvenlik Kurumu Sivas İl Müdürlüğünde kamu görevlisi olarak çalışan sanığın kendisine kurum tarafından tahsis edilmiş şifre ile katılan Cumhurbaşkanı ...'ın Kimlik Paylaşım Sistemi (KPS) üzerinden kişisel bilgilerini sorgulamasının sabit olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince, 5237 sayılı TCK'nın 136/1. maddesinde düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince duruşmasız yapılan inceleme sonunda, sanık tarafından yapılan sorgulamalarla ilgili olarak kayıt ya da çıktı alınmadığı, bilgilerin hiç bir kişi ve kurumlarla paylaşılmadığı ve yayılmadığı, sadece “görüntülemekten” ibaret eylemin “kişisel verileri ele geçirme” olarak kabul edilemeyeceği ayrıca söz konusu kişisel verileri, üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığına ilişkin hakkında bir iddia ileri sürülmeyen sanığa, basit bir kod ve şifre sayesinde, sistemde yer alan tüm verilere erişebilme imkanının verilmiş olması ve veri içeriklerinin sanıktan gizlenmemiş olması karşısında, sanığın merak saikiyle sistemde sorgulama yaparken, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davrandığı da kabul edilemeyeceğinden, sanığa isnat edilen eylemde, TCK'nın 136/1. maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun oluşmadığı kabul edilerek İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyete ilişkin bölümlerin sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine ilişkin hüküm ile değiştirilmesi suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Yargıtay da bu kararı onamıştır. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/482 E. , 2024/7576 K.)

SONUÇ

Hukukumuzda ''kişisel veri'' kavramının geniş yorumlandığı, kamuya açık veya kolaylıkla erişilebilir nitelikteki verilerin dahi somut olayın özelliklerine göre suçun konusunu oluşturabileceği görülmektedir.

Bununla birlikte, kişisel veriye erişimin veya sorgulamanın tek başına her durumda suç oluşturmadığı; her somut olayın kendi özellikleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği Yargıtay kararlarında ortaya konulmaktadır.