SİYASET

Yapay zekâ yargı süreçlerinde işleri kolaylaştıran bir araç olarak kullanılacak

Adalet Bakanı Akın Gürlek, temel amaçlarının Türkiye’nin her yerindeki vatandaşın adalete kolay ve hızlı şekilde erişmesini sağlamak olduğunu söyleyerek, online dava açma, yapay zekâ destekli dilekçe şablonları, havalimanı mahkemeleri ve dijital yargı uygulamalarının bu hedef doğrultusunda geliştirildiğini belirtti.

Abone Ol

Edirne’de tarihi Peykler Medresesinde Gençler ile Buluşma programına katılan Adalet Bakanı Akın Gürlek, adalet sisteminde temel önceliklerinin vatandaşın hak arama sürecini kolaylaştırmak olduğunu belirtti. Bakan Gürlek, sosyal medyada yayılan yalan haberler, dijital dönüşüm, yapay zekâ uygulamaları ve yeni anayasa ihtiyacına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Programda gençlerden gelen soruları da yanıtlayan Bakan Gürlek öğrencilerden gelen ‘Türkiye’nin adalet sistemi adına en büyük hedefiniz nedir?’ sorusuna “Adaleti hızlandırmak en büyük hedefimiz ve vatandaşın adaleti olan güven duygusunu yükseltmek. Adalete mutlaka güvenin" diye yanıt verdi. Yargıda kendi kendini denetleyebilen bir sistemi olduğuna vurgu yapan Bakan Gürlek, "Hakimin vermiş olduğu karar itiraza tabi. İtirazı istinaf inceler. İstinaf’tan Yargıtay’a gider. Yani böyle üç beş tane karar yüzünden adalete güven duygusu sanki yokmuş gibi düşükmüş gibi algılanıyor. Biz üzerimize ne düşüyorsa bunu yapacağız. Kesinlikle bir hakim savcı eğer haklıysanız mutlaka karar verir. Belki ilk başta yanlış karar vermiştir. Burada özel bir kast güttüğünü düşünmüyorum. Ama mutlaka o karar yanlış karar İstinaf’tan Yargıtay’dan mutlaka döner. Yani haklı karar eninde sonunda gelir sizi bulur.” diye konuştu.

“TAVSİYEM SOSYAL MEDYADA VAKİT GEÇİRECEĞİNİZE HAYATA DOKUNUN”

Öğrencilere sosyal medyada geçirilen süre konusunda uyarılarda bulunan Bakan Gürlek, sosyal medyada oluşturulan algıların çoğu zaman gerçeği yansıtmadığını söyledi. Bakan Gürlek, sosyal medyanın günlük haberleri ve gelişmeleri takip etmek için kullanıldığını ancak burada kurulan dünyanın büyük ölçüde kurgu olduğunu ifade etti. Bakan Gürlek, öğrencilere sosyal medyada vakit geçirmek yerine Edirne’nin tarihi ve kültürel dokusunu tanımalarını, kitap okumalarını, belgesel izlemelerini ve hayata doğrudan temas etmelerini tavsiye ederken şunları kaydetti:

“Arkadaşlar sosyal medyaya fazla kendinizi kaptırmayın. Benim de çocuğum var, sizler de muhtemelen sosyal medyada çok vakit geçiriyorsunuz. Sosyal medya gerçekten bir yalan dünyası, hayal dünyası. Hepimiz mecburen giriyoruz, günlük haberleri takip ediyoruz, gelişmeleri takip ediyoruz ama orada anlatılanlar, orada yaşananların çoğu gerçek değil. Orada bir hayat kuruluyor, orada bir kurgu var. Herkes o kurgunun içine yerleşmeye çalışıyor. Benim size tavsiyem sosyal medyada vakit geçireceğinize Edirne'yi gezin, burası tarihi bir şehir, buranın tarihiyle ilgili bilgi edinin, kitap okuyun, belgesel izleyin. Mutlaka hayata dokunun. Bu Edirne'nin sokaklarında her bir anı, her bir tarih yaşanmışlık var burada. Bundan kaç yüz yıl önce ecdadımız bu topraklarda Osmanlı'yı kurmuş, seferler düzenlemiş, burası Payitaht bir şehir olmuş, Fatih Sultan Mehmet'in burada gençliği geçmiş, medrese eğitimini burada almış. Benim size tavsiyem sosyal medyada vakit geçireceğinize gerçek alan, gerçek medya burası, gerçek kültür şehri burası, burada vakit geçirin.”

“SOSYAL MEDYADA YALAN ALGI YAPAN BİR KİŞİ MUTLAKA HESABINI GÖRECEK”

Adalet Bakanı Gürlek, sosyal medyada özellikle kriz dönemlerinde yalan haberlerin ve provokatif paylaşımların hızla yayıldığını belirtti. Devletin resmi kaynaklarından yapılan açıklamalara itibar edilmesi gerektiğini vurgulayan Bakan Gürlek, sahte hesaplar üzerinden toplumda paniğe ve güvensizliğe yol açan paylaşımlara karşı düzenleme yapılmasının önemine dikkat çekti. Bakan Gürlek, sosyal medya düzenlemesinin amacının özgürlük alanını daraltmak olmadığını, suç işleyen sahte ve anonim hesapların tespit edilebilmesini sağlamak olduğunu belirterek, “Sosyal medyada yalan haberlerin oradaki provokatif hesaplar var. Bir sorumsuzluk var. Ben de gittim Kahramanmaraş'a. Dört tane bakanımızla oradaydım. Cumhurbaşkanımız da sürekli olarak telefonla bilgi verdik. Ama sosyal medyaya bir bakıyorsun orada işte yazıyorlar ‘Olaylar farklı şöyle böyle yok efendim çocuk ölmedi, çocuğu kaçırdılar. O cani çocuğun kaçırıldığı yurt dışına, dışarıda görüldüğü.’ Bakın arkadaşlar işte biz sosyal medya yasası bu yüzden yapmak istiyoruz. Sosyal medyada yalan algı yapan bir kişi mutlaka hesabını görecek. Ne yapıyor? Yurt dışından bir tane fake hesap açıyor. Ondan sonra o yani dilin kemiği yok diyor, yalan algı yapıyor. Bunların çoğu da provokatif insanlara böyle galeyana getirmek için açılan hesaplar. Bunlara inanmayın, itibar etmeyin. Sosyal medya yasasının aslında bir anlamda neden önemli olduğunu, neden acil çıkartılması gerektiğini bu tip güncel olaylarda görüyoruz” dedi.

Sosyal medya platformlarında kimlik doğrulamasına yönelik çalışmalar hakkında da bilgi veren Bakan Gürlek, vatandaşların kimlik bilgilerinin yabancı platformlarla paylaşılacağı yönündeki endişelerin doğru olmadığını belirtti. Bakan Gürlek, sistemin Bilgi Teknolojileri Kurumumu ile Siber Başkanlık üzerinden yürütülecek bir doğrulama altyapısına dayanacağını ifade ederek, katalog suçlar işlendiğinde ilgili hesabın gerçek kullanıcısının tespit edilebilmesinin hedeflendiğini söyledi.

Edirne’nin kendisi için özel bir yere sahip olduğunu belirten Bakan Gürlek, mesleğe ilk başladığı yerin Lalapaşa olduğunu hatırlattı. Bakan Gürlek, öğrencilere eğitim hayatlarını sadece derslerden ibaret görmemeleri gerektiğini belirterek, öğrencilere dil öğrenmeleri, yüksek lisans ve doktora yapmaları, kitap okumaları, sosyal ve kültürel alanlarda kendilerini geliştirmeleri tavsiyesinde bulundu.

“YENİ ANAYASA İHTİYACI VAR”

Bir soru üzerine Türkiye’de anayasa değişikliğine ihtiyaç olduğunu söyleyen Bakan Gürlek, 1982 Anayasası’nın darbe döneminin ürünü olduğunu hatırlattı. Mevcut anayasanın yıllar içinde çok sayıda değişiklikle “yamalı bohça” haline geldiğini ifade eden Bakan Gürlek, güncel ihtiyaçlara cevap verecek yeni bir anayasa çalışmasının toplumsal uzlaşıyla yapılması gerektiğini belirtti. Bakan Gürlek, “Türkiye'de bir Anayasa değişikliği yapılması gerekiyor. Biliyorsunuz 1982 Anayasamız var. Bu da bir darbe döneminin anayasası. Sürekli biz değişiklik yaptık. Bir tabir var, “Yamalı Bohça”, yamalı bohçaya döndü. Artık Anayasa güncel konulara, güncel ihtiyaçlara fayda sağlamıyor. Anayasa değişikliğinin yapılması lazım. Burada elbette bir toplumsal uzlaşı olması gerekiyor. Hem milletvekillerimizle hem de toplumda uzlaşı olması gerekiyor.” diye konuştu.

Yargı süreçlerinin uzun sürmesine yönelik eleştirilere de değinen Bakan Gürlek, özellikle boşanma, kira ve işçi alacakları gibi bazı dava türlerinde sürelerin uzadığını tespit ettiklerini söyledi.

“TEMENNİMİZ TÜRKİYE'NİN HER YERİNDEKİ VATANDAŞIN ADALETE KOLAY BİR ŞEKİLDE ERİŞMESİNİ SAĞLAMAK”

Adalet alanında dijital dönüşüm çalışmalarına da değinen Bakan Gürlek, UYAP sisteminde son dönemde önemli yenilikler yapıldığını söyledi. Yapay zekânın yargı süreçlerinde işleri kolaylaştıran bir araç olarak kullanılacağını belirten Bakan Gürlek, avukatların temyiz aşamasındaki dosyalara erişimi konusunda da güncelleme çalışmalarının sürdüğünü açıkladı. Bakan Gürlek ayrıca e-avukat uygulamasıyla avukatların cezaevindeki hükümlü ve tutuklularla uzaktan görüşebildiğini, e-duruşma uygulamasının kapsamının da genişletileceğini ifade etti.

Bakan Gürlek, temel amaçlarının Türkiye’nin her yerindeki vatandaşın adalete kolay ve hızlı şekilde erişmesini sağlamak olduğunu söyleyerek, online dava açma, yapay zekâ destekli dilekçe şablonları, havalimanı mahkemeleri ve dijital yargı uygulamalarının bu hedef doğrultusunda geliştirildiğini belirtti.

Bakan Gürlek, vatandaşın yargıya kolay bir şekilde erişmesini istediklerini ifade etti.