T.C.
Yargıtay
11. Ceza Dairesi
2021/16909 E., 2024/3732 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/743 E., 2019/144 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2014 tarihli ve 2012/605 Esas, 2014/223 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2014 tarihli ve 2012/605 Esas, 2014/223 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 08.06.2017 tarihli ve 2017/690 Esas, 2017/576 Karar sayılı kararı ile sanığın "eyleminin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14.maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2017 tarihli ve 2017/690 Esas, 2017/576 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiştir.
4. Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.02.2019 tarihli ve 2018/743 Esas, 2019/144 Karar sayılı kararı ile uzlaşmanın sağlanamaması üzerine sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; atılı suçla ilgisinin bulunmadığına, banka kartını kaybettiğine, haksız yere yargılanıp ceza aldığına, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde katılanı cep telefonundan arayarak kendisini emniyet mensubu olarak tanıtan şahsın katılanı kimlik bilgilerinin ...isimli şahıs tarafından kullanıldığını, bankada bulunan parasını çekerek belirtmiş olduğu hesaba yatırmasını söylemek suretiyle hile ile kandırması ve yönlendirmesi neticesinde katılanın, sanık ...'ın hesabına para yatırmasını sağladığı, bu şekilde suça karışan sanığın dolandırıcılık suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının yargılaması neticesinde, her ne kadar sanık suçlamayı kabul etmediğini ifade etmiş ise de, savunmasını destekler mahiyette delil elde edilmemesi, katılanın beyanı, nüfus cüzdanını kaybettiğini beyan eden sanığın suç tarihinden sonra ilgili mercilere başvurması, hesaba yatırılan paranın bir kısmının ATM'den çekilmesi ve tüm dosya kapsamından edinilen kanaat ile eyleminin suç tarihine göre lehe kabulle basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Gerekçeli karar başlığında "21.03.2012" şeklinde hatalı yazılan suç tarihinin "20.03.2012" olacak şekilde, kararın alt kısmında "06.03.2019" şeklinde yanlış yazılan karar tarihinin ise "27.02.2019" şeklinde mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.02.2019 tarihli ve 2018/743 Esas, 2019/144 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.03.2024 tarihinde karar verildi.