T.C.
Yargıtay
11. Ceza Dairesi
2024/2576 E., 2024/7696 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/110 E., 2024/127 K.
SUÇ : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.11.2023 tarihli ve 2023/317 Esas, 2023/458 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 11 yıl 3 ay hapis ve 300.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ayrıca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 16.01.2024 tarihli ve 2024/110 Esas, 2024/127 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkındaki İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ile sanık ...'in istinaf başvurularının "İlk derece mahkemesince davaya katılmasına ve lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilen katılanın istinaf aşamasında şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle vekalet ücretine ilişkin bölümün tamamen hükümden çıkartılması" suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; müvekkilinin hesabına nişanlısı olan sanık ... ve ailesi tarafından çeyiz ve ev eşyası alımı için para gönderildiğine, sanığın dolandırıcılık suçundan haberi olmadığına ilişkindir.
B. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; müvekkilinin dolandırma kastı olmaksızın mağdurun isteği üzerine mağdurdan aldığı para ile bahis oynadığına, bahsi kaybetmesi nedeniyle mağdura para gönderemediğine, taraflar arasındaki ihtilafın ancak hukuk davalarına konu edilebileceğine ilişkindir.
C. Sanık ...'in temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediğine ilişkindir.
D.Sanık ... müdafinin temyiz isteği; müvekkilinin dolandırıcılık kastı ile hareket etmediğine, hesabına aktarılan 20.000,00 TL'ye ilişkin bankaya müzekkere yazılarak bu hesaba ilişkin mobil bankacılık uygulamasının kullanılıp kullanılmadığının, hesaba ilişkin iletişim numarasının kime ait olduğunun, varsa şifre değişikliğinin hangi telefon numarası üzerinden yapıldığının araştırılmadan eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna, ceza tayin edilirken somut gerekçeler olmadan alt sınırdan uzaklaşıldığına ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmadığına ilişkindir.
E. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; istinaf mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna, müvekkilinin bonus kazanma vaadi ile sanık ...'e para gönderdiğine, dolandırıcılık kastı ile hareket etmediğine, nitekim mağdur tarafından müvekkilinin hesabına doğrudan bir para havalesinin olmadığına, henüz yargılama bitmeden mağdurun zararının karşılanması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesi uyarınca etkin pişmanlık şartlarının oluştuğuna, ceza tayin edilirken somut gerekçeler olmadan alt sınırdan uzaklaşıldığına ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmadığına ilişkindir.
F. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; müvekkilinin isnat edilen suça iştirak ettiğine ilişkin dosya kapsamında hiçbir somut delil bulunmadığına, müvekkilinin banka hesaplarının oğlu ... tarafından kullanıldığına, bu durumun da hayatın olağan akışına uygun olduğuna, ceza tayin edilirken somut gerekçeler olmadan alt sınırdan uzaklaşıldığına ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdur ...'in, 20.07.2022 tarihinde Instagram adlı sosyal paylaşım sitesinde bahis yoluyla kolay para kazanıldığına dair paylaşımlar yapan "canerden48" kullanıcı isimli sayfayı gördüğü, sayfada belirtilen irtibat numarası üzerinden sanık ... ile iletişime geçtiği, mağdurun kazanç elde etmek amacıyla ilk önce sanık ...'in hesabına 10.000,00 TL gönderdiği, paranın gelmediği bahane edilerek mağdurdan tekrardan para talep edildiği, mağdurun aynı hesaba 10.000,00 TL daha gönderdiği, para gönderilirken kodun yanlış girildiğini söylemeleri üzerine mağdurun bu sefer sanık ...'in hesabına 20.000,00 TL gönderdiği, mağdurun kazandığı paraları istemesi sonrasında, konuştuğu şahsın kazandığı paraları alması için daha fazla göndermesi gerektiğini söylediği, bu nedenle mağdurun sanık ...'in hesaba aynı gün içerisinde 36.500,00 TL daha gönderdiği ancak mağdurun hesabına herhangi bir para gönderilmediği anlaşılmıştır.
2.Hesap hareketlerinin incelenmesi neticesinde; sanık ...'in hesabına gelen 56.500,00 TL'nin 10.000,00 TL'sinin soruşturma aşamasında hakkında tefrik kararı verilen ... isimli şahsa havale edildiği, 10.000,00 TL'nin 2.000,00 TL'lik kısmının sanık ...'nin hesabına havale edildiği, sanık ...'nın hesabına gelen paranın bir kısmı ile kredi kartı borcu ödeyip bir kısmı ile de alış veriş yaptığı, 8.000,00 TL'lik kısmının soruşturma dosyası ile bağlantısı bulunmayan başka şahıslara gönderildiği, 36.500,00 TL'nin ise 15.000,00 TL'lik kısmını yine sanık ...'nın hesabına gönderildiği, sanık ...'nın ise bu parayı aynı gün sanık ...'ın hesabına gönderdiği, sanık ...'ın da aynı gün hesabına gelen paranın 11.000 TL'lik kısmını parça parça olacak şekilde kendi adına kayıtlı başka bir banka hesabına gönderdiği, 3.000,00 TL'lik kısmı ise ATM'den nakit olarak çektiği, sanık ...'un hesabında kalan 19.980,00 TL'lik kısmını ise kendi adına açtırmış olduğu ....com adlı siteye aktardığı, sanık ...'in hesabına gelen 20.000 TL'nin ise önce aynı gün sanık ...'ya ait başka bir banka hesabına havale edildiği, sonrasında ise sanık ...'nın kimlik bilgileri ile açılan kripto para borsası olan ... Teknolojileri adlı şirket hesabına gönderildiği anlaşılmıştır.
3. Sanık ... savunmasında; "canerden48" isimli instagram sayfasının kendisine ait olduğunu, mağdur ile kendisinin iletişime geçtiğini, ancak dolandırıcılık kastının bulunmadığını, zira mağdura bahis işinde kazanmak kadar kaybetmenin de olduğunu belirttiğini, babası olan sanık ...'in hesabını o dönem kendisine ait banka hesapları bloke olduğu için kullandığını, babasının bu olayla bir ilgisinin bulunmadığını, nişanlısı olan sanık ...'ye zaman zaman harçlık gönderdiğini, arkadaşı olan sanık ...'a gönderdiği paraların bahisle ilgili olmadığını, sanık ...'a borcunu ödediğini, sanık ...'i tanımadığını, sanık ...'nın hesap bilgilerini klasbahis isimli siteden temin ettiğini beyan etmiştir.
4. Sanık ... savunmasında; banka kartlarının oğlu olan sanık ...'te bulunduğunu, emekli maaşını dahi oğlunun çekip kendisine getirdiğini, dolandırıcılık olayı ile bir ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.
5.Sanık ... savunmasında; olay tarihinde nişanlısı olan sanık ...'ın kendisine çeyiz hazırlığı için para gönderdiğini, dolandırıcılık olayı ile bir ilgisinin olmadığını beyan etmiştir.
6.Sanık ... savunmasında; sanık ...'ten ticari ilişkileri sebebiyle alacaklı olduğunu, ayrıca sanık ...'e online bahis oynaması için para gönderdiğini, hesabına gelen paralarında sanık ...'ın kendisine olan borcunun geri ödemesi ve bahis oyunlarından kazandığı bonuslar olduğunu, dolandırıcılık olayı ile bir ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.
7.Sanık ... savunmasında; maddi imkansızlık nedeniyle hesap kartını ... isimli açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediği bir kişiye kiraladığını, hesabına gelen paraları da bu kişiye teslim ettiğini, dolandırıcılık olayı ile bir ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.
8.Soruşturma aşamasında sanıklar ..., ... ve ...'in cep telefonları üzerinde yapılan incelemede "fotoğraflar" bölümünde dolandırıcılık eylemleri sırasında mağdurların güvenini kazanmak amacıyla mağdurlar ile paylaşılan para içerikli çok sayıda fotoğraf ve videonun bulunduğu tespit edilmiştir.
9.Sanık ...'in banka hesaplarının dolandırıcılık suçunda kullanıldığını bilmediği şeklindeki savunmasının aksine; başka bir dolandırıcılık suçu kapsamında 21.06.2022 tarihinde kollukta alınan ifade sırasında oğlu ... tarafından banka hesaplarının dolandırıcılık suçunda kullanıldığını öğrendiği, buna rağmen 20.07.2022 tarihinde işlenen temyiz incelemesine konu suçta banka hesaplarının kullanılmasına engel olmadığı anlaşılmıştır.
10. Mağdur vekili 01.11.2023 tarihli celsede maddi zararlarının giderilmediğini belirtmiştir.
11. İlk derece mahkemesi tarafından; sanıkların üzerlerine atılı suçu işledikleri kabul edilerek mahkumiyet hükümleri kurulmuş, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı ile suç sebebiyle elde edilen maddi menfaat uyarınca sanıkların suç işleme kastındaki yoğunluk dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmiş, sanıkların iddianame kapsamında aynı neviden suç yönünden haklarında devam eden kovuşturma dosyalarının varlığı, yine UYAP kayıtlarında soruşturma ve kovuşturma aşamasında aynı neviden suça ilişkin dosyalarının bulunması, yargılama aşamasında mağdurun maddi zararını gidermeye yönelik hiçbir davranışlarının bulunmayışı, pişmanlık içeren bir savunmalarının olmaması, dolayısıyla ileride suç işlemekten çekineceklerine dair hiçbir kanaat oluşmaması gerekçeleriyle sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
12. Mağdur vekili 04.01.2024 tarihli dilekçesiyle mağdurun zararının sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... tarafından giderilmesi nedeniyle sanıklar hakkındaki şikayetlerinden vazgeçtiklerini belirtmişlerdir.
13. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından; mağdurun zararının ilk derece mahkemesince hüküm verildikten sonra giderilmiş olması nedeniyle sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmamasının yasaya aykırı olmadığı belirtilmiş, mağdurun şikayetinde vazgeçmesi nedeniyle katılma kararının hükümsüz kalacağından hükümden vekalet ücretine ilişkin bölümün tamamen çıkartılması suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
1.Sanıkların savunmaları, mağdur beyanı, HTS ve telefon dinleme kayıtları, banka hesap hareketleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 16.01.2024 tarihli ve 2024/110 Esas, 2024/127 Karar sayılı kararında bir isabetsizlik görülmemiş, sanıklar hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile 168 inci maddesinin uygulanmamasına ilişkin gerekçeler yeterli ve hukuka uygun bulunmuştur.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar arafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... ile sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıkların savunmaları, mağdur ... de dahil olmak üzere Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/5302 esas sayılı iddianamesine konu toplam 17 dolandırıcılık olayının hiç bir mağdurunun sanıklar ... ve ...'ın hesaplarına doğrudan para göndermemesi, sanıkların telefon dinlenmeleri neticesinde mağdurlarla hiçbir iletişimlerinin bulunmadığı gibi cep telefonlarının incelenmesinde de herhangi bir suç unsuruna rastlanılmaması, sanık ...'ın, 04.10.2021- 10.08.2022 tarihleri arasında sanık ... ile sanık ...'in babası ... ve annesi ...'in hesaplarına toplamda 130.800,00 TL para gönderdiğine ilişkin dekontların varlığı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden mahkumiyetlerine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık ... , ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 16.01.2024 tarihli ve 2024/110 Esas, 2024/127 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri ile sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 16.01.2024 tarihli ve 2024/110
Esas, 2024/127 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanıklar hakkında infazların durdurulmasına başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü değillerse derhal TAHLİYELERİNE, salıverilmelerinin temini için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2024 tarihinde karar verildi.