T.C.
Yargıtay
11. Hukuk Dairesi
2024/6090 E., 2025/3953 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/942 Esas, 2024/319 Karar
KARAR : Esastan ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 89/1 hükmü gereğince para borçlarının, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edeceğini, para alacağının ifa yeri olan sicile kayıtlı adresinin bulunduğu Dörtyol İcra Dairesinin işin esasını incelemeye yetkili olduğunu, kanun hükmü gereğince faturalara 8 günlük yasal süre içerisinde itiraz etmeyen tacirin mal bedelinin ödenmediğini kabul etmiş olacağını ve ödeme savunmalarının yazılı deliller ile ispat edilmesi gerektiğini, faturanın akdin ifası ile ilgili bir belge olduğunu, faturanın yalnızca düzenleyeni değil kanuni süresi içerisinde faturaya itiraz etmeyen karşı tarafı da bağlayıcı bir nitelik kazandığını, fatura içeriğinin aksinin ancak yazılı delil ile ispat edilebileceğini, kötüniyetli borçlunun faturada belirtilen malların bedelini ödememek için kendi defterine kaydetmemesinin onu hukuki sorumluluktan kurtarmayacağını, icra takibine konu faturaların elektronik ortamda oluşturularak muhatabına iletildiğini, herhangi bir itiraza uğramadığını, e- faturanın muhatap tarafından kabul edilerek onay verildiğini, borçlunun Dörtyol 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/113 D.İş sayılı ihtiyati haciz dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde faturaların kendilerine tebliğ edildiğini kabul ettiğini, mal alışlarına ilişkin Katma Değer Vergisi (KDV) beyannamelerinin her ayın 24'üne kadar, 5.000,00 TL'nin üzerindeki alımlar için hazırlanan BA formunun ise takip eden ayın son gününe kadar bağlı bulunan vergi dairesine beyan edildiğini, davalı tarafından sunulan KDV beyannamesinde müvekkilinden alınan malın KDV'sinin mahsup edilmiş olmasına rağmen daha sonra düzeltme yapılarak kayıtlardan çıkartıldığını, BA formunun ise yasal süresi içerisinde boş olarak beyan edildiğini, takiplerinden haberdar olan davalının 10 günlük düzeltme süresi içerisinde yeni bir beyanname vererek müvekkili ile ticari ilişkisini gizlemeye çalıştığını, davalının akdi ilişkiyi dahi inkar ederek yapılan takibe itiraz edip alacaklarına kavuşmalarını engellemeye çalışması nedeniyle müvekkilinin zarara uğrayacağının açık olduğunu ileri sürerek icra takibine yapılan itirazın iptali ile % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; yetkili mahkemenin Diyarbakır Mahkemeleri olduğunu, faturalar incelendiğinde faturaların davacı tarafça tek taraflı olarak düzenlendiğinin ve müvekkili şirketin ticari kayıtlarında hiçbir şekilde bulunmadığının görüleceğini, icra takibine dayanak faturalar incelendiğinde var olduğu iddia edilen borcun aranılacak borçlardan olduğunu, taraflar arasında herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını, ticari defterlerde kaydının olmadığını, müvekkili şirketin davacı tarafa hiçbir borcu bulunmadığını, dava dilekçesi ekindeki faturaların muaccel bir alacağın varlığını hiçbir şekilde ispatlamadığını, taraflara ait BA-BS formlarında davaya konu faturaların bulunmadığının görüldüğünü, müvekkili şirketin davaya konu faturalarda belirtilen inşaat demiri ürünlerini teslim almadığı için davaya konu faturaların müvekkilinin BA-BS formlarında yer almadığını, faturaların altında yazılı sevk irsaliyelerinin müvekkili şirket yetkililerince teslim alınmadığını, müvekkili şirket yetkililerinin teslim ve kabule dair bir imzaları olmadığını, karşı tarafın e- faturaya konu malları müvekkili firmaya göndermediğini, müvekkili şirket kayıtlarında bu mallar müvekkiline teslim edilmediği için hiçbir evrak veya kayıtın da mevcut olmadığını, faturanın içeriğine 8 gün içerisinde itirazda bulunulmadığı takdirde sadece faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesinin doğacağını, bu durumdan faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabul edildiğinin anlaşılamayacağını, uyuşmazlık halinde işin yapılmış olduğunun kanıtlanmasının gerektiğini savunarak davanın reddi ile davacının alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi tarafından hazırlanan rapora göre, davacının, davalı taraftan alacaklı olmadığı, .. ..... Vergi Dairesinin davalının düzeltme beyanı vermediğini bildirdiği, Dörtyol Vergi Dairesinin gönderdiği yazı ekinde gönderilen BS karşılaştırma formu üzerinde yaptığı incelemede şirketin BA formunda davacının tek taraflı olarak BS formunda beyan ettiği satışları beyan etmedikleri ve B formlarının karşılıksız kaldıklarının görüldüğü, takip konusu faturaların tek taraflı olarak sadece davacı tarafından düzenlendiği, düzenlenen faturaların sonuç belgesi olduğu, sürece dair bilgi ve belgenin bulunmadığı, BS, BA formlarının bu satışı doğrulamadığı, bahse konu olan malların teslim edildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde (mücerret) itiraz edilmemiş olması hâlinin, o faturada yazılı malın alıcıya daha önce teslim edilmiş olduğu anlamına gelmediği, satıcının faturada yazılı malı alıcıya veya kanuni temsilcisine teslim ettiğini ayrıca ispat etmesi gerektiği, davacı tarafından, takibe dayanak teşkil eden 2 adet fatura bedelinin davalı tarafından ödenmediğinin iddia edildiği, davalı tarafından, akdi ilişkinin kabul edilmediği, bu nedenle fatura konusu malların teslim edildiğinin ispat yükünün davacıda olduğu, davalıya ait ticari deftefterlerde dava konusu faturalara ilişkin bir kayıt bulunmadığı gibi, faturaların BA formu ile de vergi dairesine beyan edilmediği, dava konusu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olmasının tek başına alacağın ispatı için yeterli olmadığı, her ne kadar davacı tarafından, davalının BA formunda düzeltme yapıp, kendi lehine kayıt oluşturduğu ve dosyaya celp edilen kayıtların düzeltme sonrası oluşturulan kayıtlar olduğu ileri sürülmüş ise de, İlk Derece Mahkemesince, dava konusu fatura tarihleri belirtilmek suretiyle ilgili vergi dairesine müzekkere yazılarak, davalının BA formunda düzeltme yapıp yapmadığı hususunun sorulduğu ve vergi dairesi tarafından, ilgili faturaların beyan edilmediğinin ve düzeltme işlemi yapılmadığının belirtildiği, davacı tarafından, faturalarda yazılı malların davalıya teslim edildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, faturadan kaynaklanan borcun ödenmesi amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi