T.C.
Yargıtay
12. Ceza Dairesi
2024/4114 E., 2025/6115 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/197 E. 2024/203 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Kısmen kabul
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede ;
Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili ile davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 373/4. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutuklama nedeniyle 3.000.000,00 TL maddi ve 3.000.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 246.800.80 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.03.2024 tarih ve 2022/9162 Esas - 2024/1137 Karar sayılı ilamıyla: "Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunmasının" kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine ilk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.000.000,00 TL manevi tazminatın 29.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Hazinesinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma ilamında maddi tazminat açıkca onanamadığı halde, bozma sonrası bu konuda karar verilmeyerek, davacının maddi tazminat talebinin sonuca bağlanıp karar verilmemesi ve manevi tazminat miktarının fahiş olmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ve araştırma ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının ve vekalet ücretinin fazla olduğuna, davacı vekilinin temyiz sebepleri, maddi tazminatın asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğuna, hükmedilen tazminat miktarlarının yetersiz olduğuna, manevi tazminat taleplerinin tamamının kabulüne karar verilmesi ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/40 Esas – 2017/74 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 27.12.2009-13.02.2017 tarihleri arasında 2604 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/10 Esas 2010/192 Karar sayılı dosyası ile yapılan yargılama neticesinde 16 yıl 8 ay hapis ve 112.500 TL adli para cezasına mahkum edildiği; mahkumiyet kararının Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2011/1563 Esas 2011/4939 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği; daha sonra yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğu, yeniden yapılan yargılama neticesinde davacının Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.03.2017 tarihli ve 2017/40 Esas 2017/74 Karar sayılı kararı ile beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 07.04.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir
IV. GEREKÇE VE KARAR
Dairemizin 12.03.2024 tarih ve 2022/9162 Esas - 2024/1137 Karar sayılı bozma ilamı öncesi, 12/11/2020 tarihli maddi tazminata ilişkin hükmün açıkça onanmadıkça kesinleşmiş sayılamayacağı gözetilmeden bozma sonrası yapılan yargılama sonunda maddi tazminat konusunda karar verilmemiş ise de bu hususta mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.07.2025 tarihinde karar verildi.