KARARLAR

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2013/30921 E. ile 2015/21751 E. sayılı kararları

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 25.11.2013 tarihli, 2013/30921 E., 2013/37175 K. sayılı kararı ile 07.12.2015 tarihli, 2015/21751 E., 2015/30631 K. sayılı kararı

Abone Ol

T.C.

Yargıtay

12. Hukuk Dairesi

2013/30921 E., 2013/37175 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23/05/2013
NUMARASI : 2013/81-2013/501

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Alacaklı ... tarafından iki adet çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine, borçlu cirantanın yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda, çeklerin elinde iken kaybolması üzerine kıymetli evrağın ziyaı ve iptali davası açtığını ve bu sebeple ödemeden men yasağı kararı aldırdığını, çeklerin arkasında "karşılıksızdır" ibaresinin bulunmadığını, alacaklının mahkemece yapılan ilana rağmen çekleri mahkemeye ibraz etmeyerek takibe koymasının kötü niyetli davranış olduğunu ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği anlaşılmıştır.

Takip dayanağı 07.12.2012 keşide tarihli 125.000,00 TL bedelli çekin arka yüzünün incelenmesinde; yasal sürede (07.12.2012 tarihinde) bankaya ibraz edildiği ve "çek hakkında Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/2637 Esas sayılı dosyasında ihtiyati tedbir olarak ödemeden men kararı olduğundan işlem yapılamamıştır" şerhinin bulunduğu görülmektedir. İhtiyati tedbir olarak verilen ödemeden men kararının, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/637 Esas sayılı dosyasına ilişkin olduğu (anılan çekin arka yüzüne sehven Esas no: 2012/2637 yazılmıştır), HMK'nun 150/5. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, söz konusu davada alacaklının taraf olmadığı anlaşılmıştır.

Takibin dayanağı olan 07.01.2013 keşide tarihli 125.000,00 TL bedelli diğer çekin arka yüzünün incelenmesinde ise; yasal sürede (07.01.2013 tarihinde) bankaya ibraz edildiği ve "çek hakkında Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/1506 Esas sayılı dosyasında ihtiyati tedbir olarak ödemeden men kararı olduğundan işlem yapılamamıştır" şerhinin bulunduğu, ihtiyati tedbir kararı verilen söz konusu davada alacaklının taraf olmadığı görülmektedir.

6102 Sayılı TTK'nun 808. maddesi gereğince, çek bedelinin ödenmemiş olduğunun çek arkasına şerh verilmesi ibraz edildiğinin kabulü için yeterlidir. Başka bir anlatımla çekin karşılıksız olduğunun ve ödenmeme sebebinin belirtilmesi zorunlu değildir. Bu ilkeler karşısında takibe konu çeklerde geçerli ibraz mevcut olup, çekler kambiyo senedi niteliğini taşımaktadır.

Şikayet tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 Sayılı TTK.nun 818. maddesinin göndermesi ile çeklerde de uygulanması gereken aynı kanunun 687. maddesinde; "........kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biri ile kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğer ki, hamil, çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun" düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı maddenin 2.fıkrasında ise, alacağın temliki yolu ile yapılan devirlere ait hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.

Somut olayda muteriz borçlu, çeklerin elinden rızası dışında çıktığını, kendisinden sonra ciro silsilesinde yer alan cirantalar ile aralarında hiçbir ticari ilişkinin olmadığını ve dolayısıyla hamile borcunun bulunmadığını iddia etmiş ise de, yukarıda anılan yasa hükmü gereğince bu defileri hamile karşı ileri süremiyeceği gibi, hamilin, çekleri iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini de kanıtlayamamıştır.

O halde, mahkemece, istemin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

---

T.C.

Yargıtay

12. Hukuk Dairesi

2015/21751 E., 2015/30631 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Alacaklı tarafından yapılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte dayanılan çek fotokopisi üzerinde “çek aslı bankamızda teminatta olduğu için aslı verilememiştir” şerhinin ve muhatap bankanın tasdikinin bulunduğu görülmüştür.

Alacaklının kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapabilmesi için takipte çek aslına dayanması ve takip talebi ekinde çek aslını icra müdürlüğüne sunması zorunlu olup, bu kuralın yasal istisnası Çek Kanununun 3/6. maddesidir. Anılan madde uyarınca, çekin muhatap bankaya ibraz edilerek bankanın çek yaprağı için ödemekle yükümlü olduğu miktarın tahsili halinde, bankaca, çeke, anılan şerh düşülmek suretiyle aslı uhdesinde tutularak onaylı bir fotokopisi çek hamiline verilir ve hamil, bu şekilde muhatap bankaca tasdik edilmiş çek fotokopisine dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi yapabilir.
Öte yandan, bir dava veya ceza soruşturması nedeniyle çek aslının muhafaza altına alınmış olması halinde de, çekin bulunduğu mahkemenin veya Cumhuriyet Savcılığının dosya numarası belirtilmek suretiyle çek aslı icra müdürlüğüne sunulmaksızın takip başlatılabilir.

Somut olayda, takip dayanağı çek fotokopisi üzerinde bulunan şerh, Çek Kanununun 3/6. maddesi uyarınca düşülmüş bir şerh olmadığından, anılan fotokopiye dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapılamaz.

O halde, mahkemece şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.