KARARLAR

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2025/8033 E., 2026/399 K. sayılı kararı

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 02.02.2026 tarihli, 2025/8033 E. ve 2026/399 K. sayılı kararı (Ankara BAM 18. HD, 2025/569 E., 2025/1071 K. sayılı usulsüz tebligat kararının onanması).

Abone Ol

T.C.

YARGITAY

12. Hukuk Dairesi

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

Y A R G I T A Y İ L A M I

ESAS NO : 2025/8033

KARAR NO : 2026/399

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi

TARİHİ : 26/06/2025

NUMARASI : 2025/569-2025/1071

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mehmet Müdüroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 732,00 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

---

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

18. HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞI

DOSYA NO : 2025/569

KARAR NO : 2025/1071

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 15. İCRA HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 13/03/2025

NUMARASI : 2024/1123 Esas 2025/179 Karar

DAVA KONUSU : Şikayet

KARAR TARİHİ : 26/06/2025

KARAR YAZIM TARİHİ : 26/06/2025

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının süresi içerisinde istinaf incelemesi borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü;

Borçlu vekilinin, Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2022/10575 Esas sayılı dosyasından müvekkiline Örnek 7 ödeme emri gönderildiğini, ancak yapılan tebligatın Tebligat Kanununa aykırı olduğunu, müvekkilinin yurt dışında ikamet ettiğini, Türkiye'ye geldiğinde Ereğli/Konya adresinde ikamet ettiğini, tebligatın yapıldığı adresin müvekkilinin adresi olmadığını, yanlış adrese tebligat yapıldığını, tebligatta ... isimli kişi komşusu olarak yazılı ise de müvekkilinin böyle bir komşusunun olmadığını, tebligatta bu kişinin imzasının da bulunmadığını, tebligatta herhangi bir komşusuna ihbar yapıldığına ve tebligatın kapıya yapıştırıldığına dair herhangi bir tutanak tutulmadığını, tebligatın muhtara bırakıldığı yazılı ise de muhtarın tebligatı müvekkiline vermediğini, müvekkilinin takipten ve hacizden e-devlet uygulamasına baktığında 19/07/2022 tarihinde haberdar olduğunu, takibi öğrenir öğrenmez ödeme emrine ve borca itiraz ettiğini, ancak icra müdürlüğünce itirazın süresinde yapılmadığı gerekçesi ile reddine karar verildiğini ileri sürerek usulsüz tebligat nedeniyle icra dosyasını öğrenme tarihinin 19/07/2022 olarak kabul edilmesini ve öğrenme tarihi itibariyle icra müdürlüğünde itiraz süresinde yapıldığından icra müdürlüğünün itirazın reddine dair kararının kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu; alacaklı vekilinin, ödeme emrinin borçlunun Mernis adresine yapıldığını, borçlunun ödeme emri tebliğ edildikten sonra 29/06/2022 tarihinde Konya'daki adrese taşındığını, bu nedenle ödeme emrinin doğru adreste tebliğ edildiğini, borçlunun itirazlarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istediği; mahkemece, davacının takip konusu senette imza inkarında bulunduğu, imza örneklerinin alınması için davacı adına talimat yazıldığı, davacının tebliğe rağmen duruşmada hazır bulunmadığı, İİK 68/a-2-5 maddesi gereğince davacı imza ihtaratlı tebliği almasına rağmen geçerli bir mazeret sunmaksızın duruşmada hazır olmadığı gerekçesi ile davanın reddine, asıl alacağın %10'u oranında para cezasının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, yargılama sırasında takip durduğundan asıl alacağın %20'si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verildiği; karara karşı borçlu vekilinin, şikayet dilekçesindeki nedenleri tekrarla istinaf incelemesi talep ettiği; Dairemizin 19/09/2024 tarih ve 2023/1146 Esas 2024/1602 Karar sayılı kararıyla, borçlu usulsüz tebliğ şikayeti ile icra memur muamelesine karşı şikayette bulunduğu halde mahkemece, borçlunun talebi olmadığı halde uyuşmazlık borçlunun takip konusu senetteki imzayı inkarı olarak nitelendirilerek yazılı şekilde sonuca gidilmesinin ve hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu gerekçesi ile kararın kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verildiği; kararın kaldırılması sonrasında mahkemece, tebliğ memurunca borçluya yapılan tebliğ işleminde bilinen en son adresin tebligata elverişsiz olduğu anlaşılarak, tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup bu adrese tebligat yapılacağına dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşüldüğü görülmekle tebligatın TK'nun 21. maddesine göre usulüne uygun olarak yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği; karara karşı borçlu vekilinin, müvekkilinin ev adresinin "........" adresi ve yurt dışı adresinin olduğunu, müvekkilinin yaz tatiline geldiğinde Ereğli/Konya adresinde ikamet ettiğini, müvekkilinin tebligatın üzerinde yazan ... isimli kişiyi tanımadığını ve böyle bir komşusu olmadığını, tebligatta bu kişinin imzasının da alınmadığını, tebligatın kapıya yapıştırıldığına dair herhangi bir tutanak tutulmadığını, müvekkilinin tebligat çıkarılan adreste ikamet etmediğini, yanlış adrese tebligat yapıldığını, müvekkilinin yurt dışına giriş ve çıkışlarının sorulması gerektiğini, yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, gecikmiş itiraz yoluyla takibin iptalini talep ettiklerini, ayrıca davalının amacının borçlu olan babasının mallarını ele geçirmek olup, bu amaç doğrultusunda Ankara Sulh Hukuk Mahkemesinde müvekkilinin kısıtlanması için vasilik davası açtığını, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olduğunu, tanıkların dinlenmediğini belirterek istinaf incelemesi talep ettiği anlaşılmaktadır.

Başvuru; İİK 16/1. madde kapsamında usulsüz tebliğ şikayeti ile ödeme emri tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesi ve icra müdürlüğünün borca itirazın süresinde olmadığı gerekçesi ile takibin durdurulması talebinin reddine dair kararının kaldırılması istemine ilişkin şikayet niteliğindedir.

Şikayete konu Ankara 1. Genel İcra Dairesinin 2023/189132 Esas (Kapatılan Ankara 31. İcra Dairesinin 2022/10575 Esas) sayılı takip dosyasının incelenmesinde;

Alacaklının genel haciz yolu ile ilamsız takibe başladığı, ödeme emrinin şikayetçi borçluya 27/06/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 19/07/2022 tarihinde icra mahkemesine şikayette bulunduğu görülmektedir.

Borçlunun istinaf nedenlerinin incelenmesinde;

Öncelikle, davalı alacaklı tarafından şikayetçi borçlunun kısıtlanması talebiyle Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/795 Esasında dava açıldığı, dosyanın UYAP üzerinden incelenmesinde davanın derdest olduğu ve duruşmanın 08/09/2025 tarihine ertelendiği, dolayısıyla şikayet ve karar tarihi itibariyle şikayetçi borçlu hakkında verilmiş kısıtlama ve vasi tayini kararı bulunmadığı, dolayısıyla taraf teşkilinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı görülmüştür.

Bu bağlamda istinaf nedenlerinin değerlendirilmesi bakımından yasal düzenlemelere bakıldığında;

7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/1 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30.maddesine göre, tebliğ yapılacak muhatap veya kanuna göre muhatap adına tebligat yapılabilecek kimse gösterilen adreste bulunmazsa tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Bu hal gerçekleşirse tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.

Burada Yönetmeliğin 30. maddesi, tebliğ memuruna ilgilinin neden adreste bulunmadığını “tahkik etme” görevini yüklemiştir. Buna göre tebliğ memuru tahkik etmekle kalmayıp, tevsike yönelik olarak yaptığı tahkikatın sonucunu Tebligat Kanunu'nun 23/7. ve Tebligat Yönetmeliğinin 35/f bendi gereğince tebliğ evrakına yazacak ve maddede açıkça belirtildiği üzere ilgilisine imzalatacaktır. Ancak bu şekilde, yapılan işlemin, usulüne uygun olup olmadığı hakim tarafından denetlenebilir.

Somut olayda; ödeme emrinin şikayetçi borçluya ......... adresinde "tebligat üzerindeki adresin kapalı olması sebebiyle yapılan araştırmada bilgisi alınan .... muhatabın adreste oturduğunu ve şu an muhatabın çarşıya gittiğini beyan etmiş olup TK. 21.madde gereği bağlı bulunduğu mahalle muhtarının imzasına tebliğ edilerek 2 nolu form kapısına yapıştırıldı. Durumdan bilgisi alınan kişiye haber verildi." şerhi ile 27/06/2022 tarihinde Tebligat Kanununun 21/1.maddesi gereğince tebliğ edildiği, tebligatın hazırlandığı ve tebliğ edildiği tarihte borçlunun mernis adresinin ....... adresi olduğu, borçluya Tebligat Kanununun 10.maddesi gereğince bu adreste tebligat çıkarılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, ancak; tebliğ evrakında muhatabın çarşıya gittiğini beyan eden ve durumdan kendisine haber verilen ... isimli kişinin kim olduğunun (komşu, yönetici, kapıcı, ...) yazılı olmadığı ve tebliğ mazbatasında bu kişinin beyanıyla ilgili imzasının alınmadığı, imzadan çekindiğine dair tebliğ memurunun şerhinin ve imzasının da bulunmadığı anlaşılmakla, ödeme emri tebliğ işlemi yukarıda yer verilen Tebligat Kanununun 21/1.maddesi ile Yönetmeliğin 30.maddesine göre usulsüzdür.

Her ne kadar borçlu, Tebligat Kanununun 32.maddesi uyarınca usulsüz tebliğden 19/07/2022 tarihinde haberdar olduğunu ileri sürmüş ise de, icra dosyasında usulsüzlüğü iddia edilen tebliğ belgesinin UYAP sisteminde kayıtlı olan örneğinin evrak işlem kütüğü bilgilerine bakıldığında borçlu tarafından 12/07/2022 tarihinde Vatandaş Portal Uygulaması kullanılmak suretiyle dökümanın okunduğu görülmektedir. Anılan portala ancak kişiye ait olan e-devlet şifresi ya da elektronik imza ile giriş yapılabileceği, borçlu vekilinin takip dosyasına borçlu tarafından tebliğ belgesinin okunmasından sonra 19/07/2022 tarihinde vekaletname ibraz edildiği de nazara alındığında borçlunun usulsüz tebliği öğrenme tarihinin 12/07/2022 tarihi olduğu, bu durumda öğrenme tarihine göre borçlunun icra dosyasında 19/07/2022 tarihinde takibe itirazının yasal sürede olduğu anlaşılmakla icra müdürlüğünün borçlu vekilinin yasal süresi içerisinde yapılmayan borca itirazın reddine dair 19/07/2022 tarihli kararı usul ve yasaya aykırıdır.

Şu halde, mahkemece şikayet kabul edilerek ödeme emri tebliğ tarihinin Tebligat Kanununun 32.maddesi gereğince şikayetçi borçlunun öğrenme tarihi olan 12/07/2022 tarihi olarak düzeltilmesine ve borca itirazın reddine dair 19/07/2022 tarihli müdürlük kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle şikayetin reddine karar verilmesi isabetsiz olup, borçlunun istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 13/03/2025 tarih ve 2024/1123 Esas 2025/179 Karar sayılı kararının HMK.nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına,

2-Şikayetin kabulü ile; Ankara 1. Genel İcra Dairesinin 2023/189132 Esas sayılı takip dosyasında şikayetçi borçluya ödeme emri tebliğ tarihinin 12/07/2022 olarak düzeltilmesine ve borca itirazın reddine dair 19/07/2022 tarihli müdürlük kararının kaldırılmasına,

3-İlk derece mahkemesinde alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın (davalı) alacaklıdan alınarak hazineye irat kaydına,

4-İlk derece mahkemesinde (davacı) borçlu tarafından yapılan 117,70 TL ilk harç gideri, 7,50 TL dosya masrafı, 141,00 TL tebligat gideri, 133,50 TL posta gideri, 139,50 TL talimat gideri olmak üzere toplam 539,20 TL yargılama giderinin (davalı) alacaklıdan alınarak (davacı) borçluya verilmesine,

5-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama için takdir edilen 12.000,00 TL vekalet ücretinin (davalı) alacaklıdan alınarak (davacı) borçluya verilmesine,

6-İstinaf başvurusu nedeniyle yatırılan 615,40 TL karar harcının istemi halinde (davacı) borçluya iadesine,

7-İstinaf başvurusu nedeniyle (davacı) borçlu tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf başvuru harcı, 60,00 TL tebligat gideri, 370,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.113,10 TL yargılama giderinin (davalı) alacaklıdan alınarak (davacı) borçluya verilmesine,

8-HMK'nun 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra kullanılmayan avansın yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/06/2025