KARARLAR

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2025/8180 E., 2026/400 K. sayılı kararı

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 02.02.2026 tarihli, 2025/8180 E. ve 2026/400 K. sayılı kararı (Konya BAM 7. HD, 2025/984 E., 2025/890 K. sayılı meskeniyet şikayeti kararının onanması).

Abone Ol

T.C.

YARGITAY

12. Hukuk Dairesi

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

Y A R G I T A Y İ L A M I

ESAS NO : 2025/8180

KARAR NO : 2026/400

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

TARİHİ : 08/09/2025

NUMARASI : 2025/984-2025/890

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mehmet Müdüroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 732,00 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

---

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/984

KARAR NO : 2025/890

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA 1. İCRA HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 26/06/2025

NUMARASI : 2025/190 Esas 2025/388 Karar

DAVANIN KONUSU : Meskeniyet Şikayeti

KARAR TARİHİ : 08/09/2025

KARAR YAZIM TARİHİ : 08/09/2025

Yukarıda tarih ve numarası yazılı ilk derece mahkeme kararı aleyhine istinaf yasa yoluna başvurulmuş olmakla, Dairemizce HMK'nun 353. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda dosyadaki belgeler okundu, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

İSTEM: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili hakkında başlatılan icra takibine ilişkin olarak, halen müvekkili adına Konya ili, Meram ilçesi, Armağan ( yeni adı: Melikşah) .... bağımsız bölüm no ile tapuya kayıtlı mesken niteliğindeki taşınmazın sicil kaydı üzerine 03.02.2023 tarihinde davalı tarafından haciz konulduğunu, hacizden 103 davetiyesinin tebliği ile haberdar olunduğunu, şikayete konu taşınmazın müvekkilinin aile konutu olduğunu, taşınmazda eşi ve biri evli biri bekar olan iki yetişkin çocuğu ve gelini ile birlikte yaşadığını belirterek haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın üzerinde T.C. Halk Bankası A.Ş.’nin ipoteğinin bulunduğunun anlaşılması nedeniyle, öncelikle ilgili “resmi ipotek akit tablosunun” dosyaya kazandırılarak herhangi bir “teminat ipoteğiyle” haczedilmezlikten feragat edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise serbest piyasadaki emsal değerlerinden şikayet konusu taşınmazın kıymetinin oldukça yüksek olduğu anlaşılmakta olduğundan dolayı dava konusu taşınmazın “borçlunun haline münasip evi” olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

İncelenen tapu kaydına göre 03/02/2023 tarihinde konulmuş haciz bulunduğu, 24/01/2024 tarihinde 103 davetiyesinin tebliğ edildiği, 29/01/2024 tarihine meskeniyet şikayetinin yapıldığı görülmektedir. Bu hale göre dava açıldığı tarihte 03/02/2023 tarihli haczin düşmüş olduğu anlaşılmıştır. Dosyada dava konusuna ilişkin satış talebi ile satış masraf avansının tüm takip safahatında bulunmadığı görülmekle, 03/02/2023 tarihli haciz 03/02/2024 tarihinde düşmüştür. Diğer anlatımla dava açıldıktan sonra dava konusu meskene konulan haciz düşmüştür. Bu nedenle dava konusuz kalmıştır. 05/03/2024 tarihli ve 08/04/2025 tarihli hacizler de dava açıldıktan sonra konulmuş olduğundan, davaya konu olarak kabul edilmemiş olmakla, davacının meskeniyet şikayetinin konusuz kalmış olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davalı tarafından davacıya 103 davetiye tebliğ edilerek davanın açılmasına sebebiyet verildiği, ancak davalı alacaklı tarafından satış talep edilmediği ve satış masraflarının yatırılmadığından, davalı alacaklının davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden, davacı lehine yargılama gideri ile vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili dilekçesinde: Bankanın 04.11.2024 tarihli cevabında kredi borcunun devam etmediğine dair cevap verdiğini, mahkemenin dava tarihindeki mevcut durumu değerlendirip, talebine göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, ayrıca dava tarihinde haczin devam ettiğini, davalı tarafın dava açılmasına sebebiyet verdiğini, bu nedenle de müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ettiği görülmüştür.

DELİLLER : Konya 7. İcra Müdürlüğünün 2016/13478 E. sayılı takip dosyası.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER ve GEREKÇE:

I- Şikayet, Konya 7. İcra Müdürlüğünün 2016/13478 E. sayılı takip dosyası üzerinden Konya ili, Meram ilçesi, Armağan (yeni adı: Melikşah) mahallesi, .... bölümde kayıtlı taşınmaz üzerine konan haczin, İİK'nun 82/12. maddesi uyarınca kaldırılması istemine ilişkindir.

II- 6100 sayılı HMK'nun 114. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendi gereğince, davacının (şikayetçinin) dava açmakta (şikayette bulunmakta) hukuki yararının bulunması dava şartı olup, bu husus kamu düzenine ilişkindir.

Davacının, davayı açıp sürdürmekteki, hukuki yararının davanın başlangıcından sonuna kadar devam etmesi gerekmekte olup, dava açıldıktan sonra davanın konusu kalmaz ise bu aşamadan sonra (davacının görülmekte olan davada) hukuki yararı kalmadığından (davanın konusu hakkında) "karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmelidir.

Borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle İİK'nun 106. ve 110. maddeleri uyarınca (şikayete konu) haczin düşmüş olup olmadığının belirlenmesi gerekir.

Somut olayda, alacaklı tarafın taşınmaz üzerinde haciz talebinin kabulü tarihinden itibaren 1 yıllık satış isteme süresi içinde satış talep edilmediğinden, İİK'nun 110/1. maddesi gereği taşınmaz üzerindeki şikayete konu haczin, şikayet tarihinden sonra düştüğü anlaşılmaktadır.

Bu durumda, (yargılama devam ederken) borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunmasında korunmaya değer bir hukuki yararı kalmadığından şikayet hakkında "karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiğinden, davacı tarafın şikayetin kabulüne karar verilmesi gerektiği yönündeki istinaf itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

III- HMK'nun 331/1. maddesi "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." şeklinde düzenlenmiştir.

İİK'nun 82/1-12. maddesi gereği; meskeniyet şikayetinde haklılık durumunun incelenmesinde bilirkişi raporunun esas alınması gerekirken, mahkemece yargılama giderleri yönünden, davalı tarafından davacıya 103 davetiye tebliğ edilerek davanın açılmasına sebebiyet verildiği, ancak davalı alacaklı tarafından satış talep edilmediği ve satış masraflarının yatırılmadığından, davalı alacaklının davanın açılmasına sebebiyet vermediği şeklindeki çelişkili gerekçe ile hüküm tesisi isabetsiz olmuştur.

Somut olayda, 21/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu meskenin; mevkii, konumu, alanı, imar durumu bulunduğu sosyal ve ticari çevre, ulaşım durumu, şehir merkezine olan uzaklığı, altyapı hizmetlerinden istifade imkanları, arz ve talep, mevcut ekonomik şartlar gibi değerine tesir edebilecek tüm objektif kriterler göz önünde bulundurularak, keşif tarihi itibariyle değerinin; 1.875.000,00 TL, davacının bulunduğu Konya ili Merkez ilçelerinde (Meram, Karatay, Selçuklu) haline münasip, mütevazi, semtinde imarlı, planlı, projeli, iskanlı, davacının haline münasip yaşayabileceği bir meskenin değerinin, 1.275.000,00 TL civarında olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.

Davacı borçlunun istinaf dilekçesinde 21/04/2024 tarihli bilirkişi raporuna yönelik bir istinaf itirazında bulunmaması karşısında, bu rapora dayalı olarak yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilebileceği sonucuna varılmıştır.

Dolayısıyla, şikayetçi borçlu davanın açıldığı tarih itibariyle şikayetinde kısmen haklı olup; yargılama giderlerinden (istinafa başvuran davacı aleyhine olmamak üzere) davanın taraflarının sorumlu tutulması gerekir.

IV- Netice olarak, yukarıda açıklanan gerekçelerle, davacı tarafın istinaf isteminin kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesinin gerekçe ve hükmü kısmen hatalı olduğundan, istinafa başvuranın sıfatı dikkate alınarak, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

I- Şikayetçi borçlu vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ İLE, gerekçe ve hükümde hata edildiğinden, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-2. maddesi uyarınca,

Konya 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 26/06/2025 tarihli 2025/190 Esas 2025/388 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, yerine

"1- Konusu kalmayan şikayet hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

2- Peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye kalan 187,80 TL harcın davacı ve davalıdan eşit olarak tahsili ile hazineye irat kaydına,

3- AAÜT gereğince davalı lehine tayin ve takdir olunan 12.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

4- Şikâyetçinin yapmış olduğu 684,20 TL dava açılış gideri, 3.030,30 TL keşif harcı, 3.005,00 TL bilirkişi gideri, 497,50 TL posta ve tebligat giderleri olmak üzere toplam 7.217,00 TL yargılama giderlerinden 3.608,50 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacının kendisi üzerinde bırakılmasına,

5- HMK'nun 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine," şeklinde HÜKÜM KURULMASINA,

II- Peşin harcın mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

III- Davacı tarafından yapılan (2.298,50 TL istinaf harçları ve 45,00 TL tebligat gideri olmak üzere) toplam 2.343,50 TL istinaf giderlerinden 1.171,75 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin istinafa başvuran üzerinde bırakılmasına,

IV- Kararın taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, İİK'nun 364 ve HMK'nın 361. maddeleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde dairemize veya bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi ilgili hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Yargıtay ilgili hukuk dairesi nezdinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

08/09/2025