T.C.
Yargıtay
14. Hukuk Dairesi
2016/16566 E., 2020/6688 K.
"İçtihat Metni"
14. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 09/11/2015 gününde verilen dilekçe ile terekenin resmi tasfiyesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25/02/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, terekenin resmi tasfiyesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin borçlusu olan davalılardan ...'ndan alacağının tahsili için borçlu aleyhine Kayseri 4. İcra Müdürlüğünün 2013/1590 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı borçlu ...'nun babası ...'nun 10/01/2013 tarihinde vefat etmiş olduğunun tespit olunduğunu, davalı borçlu ...'nun murisi ...'nun malvarlığı sorgusunda muris ... adına kayıtlı gayrimenkullerin tespit edildiğini, tespit olunan gayrimenkullerdeki borçluya intikal edecek hisselerin haczine karar verilerek bu hususta Yeşilhisar, Develi ve Melikgazi Tapu Müdürlüklerine müzekkereler gönderildiğini, mirasçı borçlu ...'nun mirası reddettiğini, bunun sonucunda Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/205-435 E.K. sayılı kararı ile mirası reddin iptaline karar verildiğini, bu sebeplerle davanın kabulü ile muris ...'nun terekesinin resmen tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, TMK m.633 gereğince mirasbırakanın alacaklılarının resmi tasfiye talep edebileceği ancak eldeki davada borçlunun muris değil mirasçısı olduğu, bu durumda terekenin mirasçının alacaklısı tarafından tasfiyesinin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse, alacaklıları veya iflas idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler. (TMK m. 617/1) Şu halde, kötüniyetle redden söz edilebilmesi için, reddeden mirasçının malvarlığının borcunu karşılamaya yetmediğinin sabit olması gerekir. (TMK m. 617) Onun için her şeyden önce davalı durumunda bulunan mirasçının malvarlığının borcunu karşılamaya yeterli olup olmadığı hususunun etraflı şekilde araştırılıp tespit edilmesi zorunludur. İcra takibinin uzun süre devam etmesi, tek başına acze delalet etmez. Zira aczin ne suretle gerçekleşeceği İcra İflas Kanununda gösterilmiştir. (İİK m. 105 ve 143) Birden çok mirasçının varlığı halinde; mirası ret işleminin iptaline karar verilmesi durumunda, reddi iptal edilen mirasçının miras payı resmi tasfiyeye tabi olur.(TMK. 617/2)
Somut olayda; borçlu mirasçı ...’nun Kayseri 3. Sulh Mahkemesinin 28.02.2013 tarihli 2013/187 E, 2013/242 K sayılı ilamı murisi ...’nun mirasını kayıtsız şartsız reddetdiğinin tesciline karar verildiği ve kararın 25.03.2013 tarihinde kesinleştiği; alacaklı davacı Akbulut İnşaat Tic. San. Ltd Şti tarafından davalılar ..., ..., ... aleyhine Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/205 Esas sayılı dosyası ile mirasın reddinin iptali davası açıldığı, mahkemece 24.12.2013 tarihinde davanın kabulü ile Kayseri 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/187 Esas – 2013/242 Karar sayılı dosyasında yapılan mirasın reddinin iptaline karar verildiği ve bu kararın Dairemizin denetimden geçerek 01.06.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkemece reddi iptal edilen mirasçının miras payının TMK 617/2. maddesi gereğince resmi tasfiyesine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 02.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.