KARARLAR

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2025/512 E., 2025/4088 K. sayılı kararı

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 17.09.2025 tarihli, 2025/512 E., 2025/4088 K. sayılı kararı

Abone Ol

T.C.

Yargıtay

3. Hukuk Dairesi

2025/512 E., 2025/4088 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 54. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1723 E., 2024/2205 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 18. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/312 E., 2021/513 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davacının, davalının maliki olduğu iş yerini 01.04.2017 günü yüksek miktarda depozito ve asıl eski kiracısına devir bedeli ödeyerek kiraladığını, mecuru yapacağı işe uygun hale getirmek için yapılan masrafların mahkeme aracılığıyla yaptırılan tespit sonucu 19.01.2018 tarihli raporla tespit edildiğini, davalının 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun (6306 sayılı Kanun) kapsamında riskli yapı niteliğindeki taşınmazını kira geliri elde etmek ve davacıyı zarara uğratmak amacıyla kiraladığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davacının dükkan için yaptığı ve tespit dosyası ile belirlenen 41.135,00 TL masraf bedelinin, 35.000,00 TL hava parası bedelinin, 400,00 TL depo ücretinin ve şimdilik 1.000,00 TL kazanç kaybı bedeli olmak üzere toplam 77.535,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; davacı iddialarının gerçek dışı olduğunu, 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı raporu aldırdığını, binanın boşaltılması gerektiğini, kira ilişkisinin 11 ay sürdüğü, tahliye işleminde davalının hiçbir talebi ve inisiyatifinin olmadığını, davacının taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki 01.04.2017 başlangıç tarihli, 1 yıl süreli ve aylık 2.750,00 TL kira bedelli kira sözleşmesi bulunduğu, alınan bilirkişi raporun ile davacının toplam 11.000,00 TL sabit faydalı masraf bedelinin belirlendiği ve 1 yıllık kira dönemi bakımından davacının taşınmazı 01.03.2018 tarihinde tahliyesi sebebiyle kalan 1 ay süreyle orantılı olarak 917,00 TL faydalı masraf alacağı para olarak hesaplandığı, kanuna ve ahlaka uygun olmayan bir amacın gerçekleştirilmesi için verilen şeylerin geri alınması yasal olarak mümkün olmadığından davacının 35.000,00 TL devir bedelini talep edemeyeceği, tahliye edilen eşyaların saklanması zorunluluğu açısından 400,00 TL depo ücreti talebinin uygun bulunduğu, davacının davalıdan sözleşmenin kalan süresi ile orantılı olarak faydalı masraf ve depo ücreti bedeli olmak üzere toplam 1.317,00 TL alacağının bulunduğu, davacı kiracının ödediğini ispat edemediği 5.500,00 TL 2 aylık kira bedeli borcundan 2,750.00 TL depozitonun mahsubu ile davalının davacıdan 2.750,00 TL alacağı olduğu, davacının kendisine verilen kesin süre içinde ticari defterlerini sunmamakla davalının alacağının mahsubu le davacının davalıdan alacağı bulunmadığı ve manevi tazminat isteminin yasal şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi verilmeyip takas mahsup talebi olmadığından ödenmeyen iki aylık kira bedelinin mahsup edilemeyeceğine dair davacının açık istinafı olmadığı, hava parası ve manevi tazminat taleplerinin reddinin yerinde olduğu, davacı tarafından kâr kaybına ilişkin varsa zararının hesaplanması için süre verildiği halde davacının defter ve belgelerini sunmadığı ve zararını ispatlayamadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; kiralanana kullanıma uygun hale getirmek için birçok masraf yapıldığının delil tespiti dosyasında düzenlenen bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, davalının riskli bina niteliğindeki kiralananı kiraya vererek kötü niyetli davrandığını, riskli yapı belirlemesinin tapuya ne zaman bildirildiği ve tapu müdürlüğünce davalıya tebligatın ne zaman yapıldığının araştırılmadığını, 24.04.2017 günü riskli yapı belirlemesi sürecinin kesinleştiğini, sözleşme 1 yıl süreli ise de on yıllık uzama yoluna gideceğini, uzun vadeli kullanmak amacıyla masraf yapıldığını, takas-mahsup def'inin uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkin istinaf nedeni bulunmadığı gerekçesiyle kararın kaldırılmamasının hatalı olduğunu, tahliye davalının kusurlu davranışı nedeniyle gerçekleştiğinde devir parası da dahil zarardan davalının sorumlu bulunduğunu, bu bedelin demirbaşlarla ilgili olduğunu, davacının büyük ekonomik sıkıntı yaşadığını ve sağlık durumunun olumsuz etkilendiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B. Gerekçe ve Değerlendirme

Uyuşmazlık, kiralananın ayıplı olmasından kaynaklı tazminat ve kiralanana yapılan masraf bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, sözleşmede yer alan kiralanana yapılan imalatların bedelinin istenemeyeceğine ilişkin düzenlemenin kira sözleşmesinin süresinin sona ermesi halinde uygulanacak olmasına ve kiralananın sözleşme süresinin sona ermesinden 1 ay önce tahliye edilmesi nedeniyle kalan süre ile orantılı olarak hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik olmamasına, davacı tarafça istinafta ileri sürülmeyip kamu düzeninden olmayan hususlara dayalı olarak resen değerlendirme yapılamamasına ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığının anlaşılmasına göre, davalı tarafın temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.