KARARLAR

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2022/11979 E., 2025/1685 K. sayılı kararı

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 04.02.2025 tarihli, 2022/11979 E., 2025/1685 K. sayılı kararı

Abone Ol

T.C.

Yargıtay

4. Hukuk Dairesi

2022/11979 E., 2025/1685 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/600 Değişik İş- 2022/600 Karar
SAYISI : İHK-2022/31373
SAYISI : K-2022/84887

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldiler. Tarafların vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması içi uygun görülen 04.02.2025 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirket nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası neticesinde sigortalı araçta yolcu olan davacıların oğlu ...’ın vefat ettiğini ve davacı anne ve babanın oğullarının desteğinden yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı anne ... için 2.600,00 TL ve davacı baba için 2.500,00 TL olmak üzere toplam 5.100,00 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile davacı anne ... yönünden talebini 119.419,58 TL'ye ve davacı baba ... yönünden talebini 87.161,52 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirket tarafından davacıya ibraname mukabilinde yapılan ödeme ile davalının sorumluluğun sona erdiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 111/2. maddesi uyarınca ibranamenin iptali şartlarının mevcut olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davalı şirketin poliçe limiti ve sigortalının kusuru oranında sınırlı sorumluluğunun bulunduğunu, kazanın oluşumunda tarafların kusurları yönünden kusur incelemesi yapılması gerektiğini, davacının sigortalı araçta hatır için taşındığının kabulü ile hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, desteğin, sürücü belgesiz sürücünün kullandığı araca binmiş olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı anne ve baba yönünden yetiştirme giderinin tenzil edilmesi gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacı ... yönünden 119.419,58 TL ve davacı ... yönünden 87.161,52 TL olmak üzere toplam 206.581,10 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatının 22.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket tarafından davacılara 79.293,00 TL ödendiği ve 24.09.2021 tarihli ibraname düzenlendiği, söz konusu ibranamenin davacılar vekili tarafından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla imzalandığı, dava konusu kazaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağında davacıların oğlu destek ...'ın sürücü belgesi bulunmayan yakın arkadaşı sigortalı araç sürücüsünün kullandığı araç içinde yolcu olarak seyahat ettiği sırada kaza geçirdiği ve ağır yaralanıp vefat ettiğinin tespit edildiği, bu nedenle yakın arkadaşı olan ve sürücü belgesi bulunmadığını bildiği bir kişinin kullandığı araca kendi iradesi ile binip seyahat ederken meydana gelen kazada ölen desteğin müterafik kusurlu olduğunun kabulü ile % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı, ayrıca desteğin yakın arkadaşı olan sigortalı araç sürücüsünün aracına bindiği sırada meydana gelen kaza sonucu vefat etmiş olması nedeniyle % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapıldığı, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün % 50 kusur oranı ve davalı tarafından davacılara yapılan ödeme tutarlarının güncellenerek mahsup edilmesi sonucu davacı ... için 87.161,52 TL, ... için 119.419,58 TL bakiye destekten yoksunluk tazminatının hesaplandığı, bu tutarlar üzerinden önce müterafik kusur nedeniyle % 20 oranında ve sonrasında hatır taşıması nedeniyle % 20 oranında indirim yapılmak suretiyle davacı ... için 52.296,90 TL, ... için 71.651,75 TL bakiye destekten yoksunluk tazminatı hesaplandığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek davanın kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 52.296,90 TL, davacı ... yönünden 71.651,75 TL olmak üzere toplam 123.948,65 TL destekten yoksun kalma tazminatının 22.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine ve takdiri indirim nedeniyle reddolunan tutar üzerinden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A.Temyiz sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı şirket tarafın davacılara ibraname mukabilinde % 20 müterafik kusur ve % 20 hatır taşıması indirimi tenzil edilerek ödeme yapıldığını, yapılan ödeme ile davalı şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, hükme esas alınan raporda genel şartlara aykırı olarak progresif rant tekniğine göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, aktüer bilirkişi raporunda destek paylarının hatalı hesaplandığını, yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince bakiye tazminat tutarı hesaplanırken hesaplanan toplam tazminat tutarından sırasıyla kusur indirimi, müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapıldıktan sonra ödenmiş tutarların yasal faizi ile güncellenmiş tutarının tenzil edilmesi gerektiğini, tek vekille temsil edilen davacılar yararına tek vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen reddedilen kısım üzerinden müvekkili şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin tamamının müvekkili şirketten tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve özellikle hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda davalı tarafından yapılan ödemelerin ödeme tarihi itibariyle yeterli olmadığının belirlenerek güncellenen tutarın mahsup edildiğinin ve taraflar arasında imzalanan ibranamede davacı tarafından fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulduğunun anlaşılmasına, tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun karara esas alınmış olmasına, İtiraz Hakem Heyetince karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne uygun biçimde davacılar için vekalet ücretinin hüküm altına alınmış olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;

a-) Tazminatın kapsamını belirleme biçimi ve tazminattan yapılacak indirimler ve sıralaması 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 ve 52. maddelerinde düzenlenmiştir.

TBK’nın 51. maddesine göre hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Bu madde uyarınca hâkim, öncelikle zarar gören kişinin maluliyet oranına, yaşına, bakiye ömrüne ve gelirine göre zararını tespit etmeli, zarar görenin kusuruna isabet eden kısmı bu miktardan çıkarmalı, bulunan tutardan koşulları varsa 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 87. maddesi gereğince hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle gerekli indirimleri yapmalı, son olarak da zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise TBK’nın 52. maddesine göre tazminatı indirebilecek veya tamamen kaldırabilecektir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.03.2012 tarihli ve 2011/4-824 Esas, 2012/134 Karar sayılı, 16.03.2016 tarihli ve 2014/4-1018 Esas, 2016/326 Karar sayılı ilâmları).

TBK’nın 51 ve 52. maddelerine göre nihai tazminatı belirlerken sırasıyla; trafik kazasının oluşumunda zarar görenin kusuru varsa bu oranda indirim yapılmalı, koşulları varsa TBK’nın 51 ve KTK’nın 87. maddeleri uyarınca hatır taşıması indirimi yapılmalı, zarar görenin olayın oluşumunda etkili olmamakla beraber zararın oluşumunda veya artmasındaki müterafik kusuru varsa bu sebeple indirim yapılmalı, en son olarak da sigorta şirketi tarafından davadan önce yapılan ödeme güncellenip mahsup edildikten sonra ödenecek tazminat miktarı belirlenmelidir.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, İtiraz Hakem Heyetince yukarıda belirlenen sıralamaya uygun bir biçimde önce hatır taşıması sonra müterafik kusur nedeniyle indirim yapılıp ardından sigorta şirketi tarafından davadan önce yapılan ödeme güncellenip mahsup edildikten sonra ödenecek tazminat miktarı belirlenmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

b-) Dosya içeriğinden; İtiraz Hakem Heyetince hatır taşıması ve davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılmasına karar verildiği ve bu indirimler nedeniyle reddolunan tutar üzerinden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda; davacının hatır için taşındığının kabulü sonucu yapılan indirim nedeniyle reddolunan tutar üzerinden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru ise de müterafik kusura tekabül eden ve reddedilen tutar üzerinden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Yukarıda 2 (a) ve (b) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

04.02.2025 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 43. ve 44. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet indirimi ve takdiri indirimler nedeniyle davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun (2-b) numaralı bentteki bozma kararına katılmıyoruz.