T.C.
Yargıtay
4. Hukuk Dairesi
2022/2450 E., 2023/7450 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/1037 D.İş – 2021/1037
SAYISI : İHK-2021/43160
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Reddine-Davacının İtirazının Reddine
SAYISI : K-2021/133370
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir.
Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
... kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ... şirketine sağlık sigortası yaptırdığını, daha sonra rahatsızlandığını, ameliyat olması gerektiğini, bu durumun sigorta şirketine bildirildiğini, sigorta şirketinin bir kısım ödemeler yapmış olmasına rağmen hukuki bir gerekçe olmadan ödemeleri durdurduğunu ve sözleşmeyi iptal ettiğini bildirdiğini, poliçenin iptalinin geçersiz olduğunu ve tedavi giderlerinden şimdilik fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 40.139,81 TL’nin ödeme tarihinden itibaren en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; poliçenin başlangıç tarihinin 09.11.2020 olduğunu, 13.11.2020 tarihinde davacının halsizlik şikayeti ile hastaneye başvurduğunu hemoglobin değerlerinin düşük olduğunun belirlendiğini, kolonoskopi yapıldığını, kitle saptandığını, bu kitleye yönelik laparaskopik kolon rezeksiyonu işlemi yapıldığını, sigortalının 07.11.2020 tarihinde poliçe yapılmadan önce yapılan kan tahlilinde de aynı değerlerde düşüklük görüldüğünü, poliçe yapılmadan önce sigortalı bu durumu bilmesine ve sigorta şirketince sorulmasına rağmen sigorta şirketine herhangi bir hastalık/rahatsızlığı bulunmadığını bildirdiğini, bu beyana güvenerek sigorta poliçesinin düzenlendiğini, sigorta poliçesinde poliçe yapılmadan önce var olan rahatsızlıklarla ilgili tanı ve/veya tedavi yapılmış olsun olmasın her türlü sağlık giderinin kapsam dışında olduğunun kararlaştırıldığını, sigortalının beyan yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle poliçenin iptaline karar verildiğini, sigortalıya eksik ya da hatalı bilgi vermenin sonuçlarının açıklandığını, feshin haksız olduğunun kabulü halinde dahi, sigorta şirketinin bu rahatsızlıklar için sürprim isteme hakkı olduğunu, alınması gereken primler ile alınan primler arasındaki oranın hesaplanarak tazminattan belirlenen oranda indirim yapılması gerektiğini, avans faizi talebinin de yerinde olmadığını savunarak talebin reddini istemiştir.
III. ... KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller neticesinde, sigortalının beyan etmemiş ve/veya eksik beyan etmiş olduğu rahatsızlıkları bulunduğu, kast derecesinde sağlık durumunun hatalı bildirildiği gerekçesi ile poliçe sorumluluklarının bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar vermiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; poliçe primlerinin sigorta şirketi tarafından tahsil edildiğini, poliçenin haksız feshedildiğini, davalının bu süreçte kısmi ödemeler yaptığını, feshin geçersiz olduğunu, beyan yükümlülüğüne aykırı davranıldığı iddiasının yersiz olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Açıklanan bilgiler ışığında somut dosyada, başvuru sahibinin 09.11.2020 başlangıç tarihli Sağlık Poliçesinin tanzimi öncesinde mevcut rahatsızlıklarına ilişkin sigorta şirketlerine yeterli bilgi vermediği, yazılı olarak başvurana yöneltilen sağlık beyan formunda mevcut 07.11.2020 tarihli sağlık tahlil ve hastane süreçlerine ilişkin başvuranın “hayır” yanıtını verdiği ve bu kısa süreç içerisinde tespit edilen hastalık ve tedavi ile illiyet bağının bulunduğu açık olup, kast derecesinde bilginin gizlendiği ve/veya bilginin verilmesinden kaçınıldığı, sigorta şirketinin akdin tanzim sürecinde hangi şartlarda hangi prim ödemeleri ile poliçenin kurulacağı/devam edeceği ve/veya akdin belirtilen şartlarda oluşturulamayacağı hususlarının sigorta şirketi açısından sağlıklı bir muhakeme yapmasının önüne geçildiği anlaşılmaktadır. Beyan yükümlülüğünün kasıtlı ihlalinde sigortacı riziko gerçekleşmiş olsa dahi sözleşmeden cayabilir, dolayısıyla davalı ... kuruluşunun söz konusu poliçede öngörülen teminattan sorumlu olduğundan söz edilemeyeceği" gerekçesi ile davacının itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sigortacının poliçe feshinin yasaya aykırı olduğunu, sigorta şirketinin poliçenin iptal edilmesine dair 07.12.2020 tarihli kararından sonra 09.12.2020 tarihinde sigorta bedelinin 2. taksidinin tahsil edildiğini, bu durumun sigortacının sigorta sözleşmesinin aynen devamına rıza gösterdiğine işaret ettiğini, cayma hakkından zımnen vazgeçtiğinin anlaşıldığını, sigortacının cayma süresini kaçırdığını, sigortacının iptal sebebini en geç 24.11.2020 tarihinde öğrendiğini, poliçe iptal beyanını 22.12.2020 tarihinde postaya verdiğini, 15 günlük cayma süresini kaçırdığını, poliçe iptal gerekçesinin sonradan değiştirilemeyeceğini, sigorta şirketinin iptal nedeni olarak ilk sigortalılık tarihinden önce var olan rahatsızlıklar gerekçe gösterilmiş iken cevap dilekçesinde beyan ve bildirim yükümlülüğüne aykırı davranıldığı savunması yapıldığını, buna imkan bulunmadığını, “ilk sigortalılık tarihinden önce var olan rahatsızlıklar” şeklindeki iptal gerekçesinin hukuki dayanağı bulunmadığını, kanunda böyle bir teminat dışı hal sayılmadığını, genel şartlarda da böyle bir hususun teminat dışı bırakılmadığını, kanun ve genel şartlarda olmayan bir teminat dışı halin poliçe ile düzenlenemeyeceğini, sigortalının beyan ve yükümlülüğüne aykırı da davranmadığını, davacının sigorta poliçesi yapılırken kanser olduğunu bilmediğini, bilmesini gerektirecek bir durum da olmadığını, bilinen bir hastalığın sigortacıdan saklanmasının söz konusu olmadığını, sigortalının kan değerlerinin düşük olduğunu gösterir kan tahliline dayanarak kanser olduğunu tahmin etmesi gerektiği, kanseri açıkça ortaya koyan bu tahlilin bildirilmemesi sebebiyle bilgi gizlendiği sigortacının sözleşmeden bu nedenle cayabileceği şeklindeki kabulün yerinde olmadığını, sigortalının hastaneye başvuru sebebinin halsizlik olduğunu, kanseri akla getirebilecek bir rahatsızlığı bulunmadığını, beyan yükümlülüğünün kasıtlı ihlali gerekçesi ile sigorta şirketinin poliçeden cayabileceği yönündeki kabulün hatalı olduğunu, müvekkilinin sorulan sorulara doğru cevap verdiğini, poliçe yapılırken bir rahatsızlığı bulunmadığını, olayda ihmal şeklinde değerlendirmede bulunup tazminattan indirim yapılma yoluna gidilmediğinde de kararların yerinde olmadığını, sözleşme iptal beyanı müvekkiline 11.01.2021 tarihinde ulaştığına göre bu tarihten önce yapılan masrafların karşılanması gerektiğini, sigorta şirketinin bilgilendirme yükümlülüğüne aykırı davrandığını, kemoterapi giderlerinin ödenmesinin kabul anlamına geldiğini, cayma hakkında vazgeçme olarak kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; sağlık harcamalarının davalı ... tarafından düzenlenen Sağlık Sigorta poliçesi kapsamında tazmini talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu' nun 1401, 1409, 1435, 1436, 1439 ncu maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sağlık Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
Davacı ile davalı arasındaki poliçe 09.11.2020 tarihinde düzenlenmiştir. Davacının poliçeden önce 07.11.2020 tarihinde yaptırdığı tahlilde sadece kan değerlerinin düşük olduğunun görülmesi kanser olduğunu bildiği anlamına gelmez. Kaldı ki davacı 12.11.2020 (poliçeden sonra) tekrar doktora gittiğinde yeniden tahliller yapılmış bu tarihten sonra kanser olduğu ortaya çıkmıştır. Bu nedenle; beyan yükümlülüğünün yerine getirilmediğinden söz edilemez. Poliçe gözetilerek davacının poliçe kapsamında değerlendirilecek harcamaları konusunda inceleme yaptırılıp ödenecek tazminat miktarı belirlenmelidir. Bu yönün gözetilmemesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine
05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.