T.C.
Yargıtay
5. Ceza Dairesi
2021/11133 E., 2025/9626 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/354 Esas, 2021/105 Karar
SUÇ : İhaleye fesat karıştırma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre ... tarafından yapılan 08.05.2009 tarihli ihale ile ... tarafından 06.05.2009-10.06.2009 tarihleri arasında doğrudan teminle yapılan alımlara yönelik ihaleye fesat karıştırma suçundan doğrudan zarar görmeyen Milli Savunma Bakanlığının katılma ve temyiz hakkının olmadığı anlaşıldığından, vekilinin anılan ihale ve alımlara ilişkin ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 17... ile 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddelerine göre ... İstanbul Tedarik Bölge Başkanlığı tarafından 25.03.2009 tarihinde yapılan ihaleyle alakalı sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan ve 11.12.2019 tarihli katılma talebi karara bağlanmayan Milli Savunma Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, aynı Kanun'un 237/2. madde ve fıkrasının verdiği yetkiye dayanılarak hakkında anılan sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan açılan kamu davasına katılan olarak KABULÜNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin katılanlardan Hazine vekilinin tüm hükümlere, ... vekilinin ise ... İstanbul Tedarik Bölge Başkanlığı tarafından 25.03.2009 tarihinde yapılan ihaleyle alakalı sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
..... Üniversitesi Rektörlüğünce 06.05.2009-10.06.2009 tarihleri arasında doğrudan temin yöntemi ile yapılan 9 adet yemek alım işine yönelik ihaleye fesat karıştırma suçundan kamu davaları açılmış ise de doğrudan teminin bir ihale usulü olmaması nedeniyle ihaleye fesat karıştırma suçunun yasal unsurlarının bulunmadığı, bu nedenle kamu görevlilerinin eylemlerinin sübutu halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1. maddesinde düzenlenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu, kamu görevlisi olmayan sanıklara yönelik isnatların ise aynı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca özgü suç niteliğindeki bu suça iştirak olarak değerlendirilmesi gerektiği keza ... ve ... İstanbul Tedarik Bölge Başkanlığı tarafından açık ihale usulü ile yapılan ihalelerde dava konusu ihalelerin yaklaşık maliyetlerin altında ve en uygun teklifi veren istekliler üzerine bırakılmış olmaları karşısında ihaleler nedeniyle oluşan kurum zararı bulunmadığı nazara alındığında; sanıklara isnat edilen eylemlerin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 6459 sayılı Kanun'un 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesi kapsamında düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturabileceği, söz konusu suçların belirtilen maddelerde öngörülen cezalarının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 12.04.20 11... .05.2011 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.