KARARLAR

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 2023/7715 E., 2023/11211 K. sayılı kararı

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 20.11.2023 tarihli, 2023/7715 E., 2023/11211 K. sayılı kararı

Abone Ol

T.C.

Yargıtay

5. Hukuk Dairesi

2023/7715 E., 2023/11211 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1293 Esas, 2023/885 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/628 Esas, 2023/451 Karar

Taraflar arasındaki hakimin müdahalesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İzmir ili, ... ilçesi, İnönü Mahallesi, 515 ada 346 parselde kayıtlı taşınmazdaki 2 nolu meskenin maliki olduğunu, davalının da 1 ve 3 nolu meskenlerin maliki olduğunu, davaya konu taşınmazın 3 meskenli bir yapı olduğunu, başkaca malik veya hissedar bulunmadığını, taşınmazın davalı yanın talebi ile riskli yapı olarak tespit ettirildiğini ve tapu kayıtlarına da işlendiğini, yapılan itirazın reddedildiğini ve riskli yapı şerhinin kesinleştiğini, taşınmazın üç katlı olması nedeniyle güçlendirme yapılarak taşınmazın riskli yapı olma özelliğinden kurtulacağını, davalı yanın bir müteahhit ile anlaştığını ve müvekkilini de ekonomik olarak aşırı zarara uğratacak sözleşmeyi imzalamaya zorladığını, 02.05.2019 tarih ve 9541 sayılı İzmir 24. Noterliğinden gönderdiği ihtarname ile sözleşmeyi imzalamasını aksi takdirde meskenin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından satılacağını beyan etiğini, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) 45 inci maddesi gereğince binanın aynına ilişkin işlemlerin oybirliği ile alınması gerektiğini belirterek, davanın kabulü ile, davaya konu taşınmaz ile ilgili ... Belediyesi tarafından gerçekleştirilecek tahliye işlemlerinin tedbiren durdurulmasına, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından yapılacak satış işlemlerinin tedbiren durdurulmasına, taşınmazla ilgili olarak 6306 sayılı Kanun kapsamında yürütülen tüm işlemlerin tedbiren durdurulmasına, taşınmazın güçlendirme marifetiyle riskli yapı olma özelliğinden kurtulup kurtulamayacağının tespitine, güçlendirme yapılabileceğinin tespiti halinde müvekkiline 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi gereğince güçlendirmeye ilişkin imalat işlemlerinin yapılması konusunda izin ve yetki verilmesine, güçlendirmesinin yapılmış olması halinde riskli yapı özelliğinden çıktığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı yanla husumet ve binanın riskli olması nedenleriyle uzun yıllardan beri Seferihisar'da oturduğunu, davacının binanın orta katında oturduğunu ve 1 ve 3. katların boş olduğunu bildiğini, buna rağmen müvekkilinin fiilen oturmadığını bildiği adresi verdiğini, satış sözleşmesi yapılabilmesi için 6306 sayılı Kanun'a göre 3/2 çoğunluğun yeterli olduğunu, binanın riskli yapı olduğuna dair raporun, taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin, değerleme raporunun kat malikleri toplantı kararını noter marifetiyle tebliğ edildiğini, binanın güçlendirme ile onarımının mümkün olmadığını, kamu kurumlarına ait kararlar ile ilgili idari işlemler hakkında ihtiyati tedbir ile durdurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı yanın bu idari işlemler için idari yargıda iptal davası açma hakkı olduğunu, tedbir talebine itiraz ettiklerini, davacı yanın iddialarının aksine binanın riskli olduğuna dair rapor mevcut olduğunu, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiklerini, can ve mal güvenliği açısından bu tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini ve davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 23.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazın güçlendirme marifetiyle muhafazasının mümkün olduğu açıkça belirtildiğini, ancak bilirkişi görev sınırını aşarak güçlendirme maliyetinin, yeniden yapım maliyetinin %40'ından fazla olduğunu, bahsi geçen fayda/ maliyet analizine göre taşınmazın yıkılmasının daha doğru olacağını belirttiğini, 634 sayılı Kanun anayapının sağlamlığının ve titizliğinin korunmasına büyük önem atfettiğini, acele ve zorunlu hallerde bir kat malikinin tek başına diğer kat maliklerinden onay almaksızın bu tür güçlendirme önlemlerini alabileceğini belirttiğini, eldeki davanında 634 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çözüleceğini, ana yapının güçlendirilmesinin mümkün olduğu tespit edildiği bir aşamada artık bu yapının yıkımına cevaz veren bir rapor tanzim edilmesi bu kısmı ile hatalı olduğunu, yıkım halinde 634 sayılı Kanun'dan doğan haklarının tamamen ziyan olacağını, yıkım ile inşaat molozlarının kaldırılması ve piyasa maliyetleri düşünüldüğünde daha da zarara uğrayacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesine aykırılık teşkil ettiğini, güçlendirme yapılmasının teknik olarak mümkün olduğu sübuta erdiğini, hakkını elde etmesi ve mevcut güçlendirmenin 634 sayılı Kanun'u uygun şekilde yapılabilmesinin engellenmemesi adına dava konusu taşınmazın yıkımına ilişkin tüm işlemlerin tedbiren durdurulmasını, mahkemece verilen kararın kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu binanın güçlendirilmesi teknik anlamda mümkün ise de, 6306 sayılı Kanun'un Uygulama Yönetmeliğinin 8 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince, 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen şekilde güçlendirme talebini kabul etmediği, arsa payı dikkate alındığında, davacının güçlendirme kararı almasının mümkün olmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6306 sayılı Kanun kapsamında dava konusu taşınmazın güçlendirme marifetiyle riskli yapı olma özelliğinden kurtulup kurtulamayacağının tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava tarihi itibarıyla 6306 sayılı Kanun kapsamında ana taşınmazın tapu kaydına "riskli yapı" şerhi işlendiği gözetildiğinde mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye
Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan vekilinin peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.