KARARLAR

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2024/774 E., 2025/1715 K. sayılı kararı

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 28.04.2025 tarihli, 2024/774 E., 2025/1715 K. sayılı kararı

Abone Ol

T.C.

Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

2024/774 E., 2025/1715 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/6 E., 2023/829 K.


Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının ihale ettiği ... ilçesi genelinde cadde ve sokakların elektrik hatlarının yer altına alınması işi yaptığını ve bu iş karşılığında 14.03.2013 tarihli 603.769,47 TL bedelli fatura düzenlediğini, müvekkilinin bu fatura konusu alacağını 22.03.2013 tarihli temlikname ile dava dışı ...’ye temlik ettiğini, davalının fatura bedelini geç ödemesi nedeniyle müvekkilinin ... şirketine fazladan ödeme yaptığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak; şimdilik 5.000,00'nin ödeme gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 28.08.2017 tarihli ıslah dilekçesiyle; talebini 109.774,22 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının temlik alan ile yapmış olduğu temlik sözleşmesi maddeleri gereğince temlik alana ödemek zorunda kaldığı miktarların ya da başkaca zararların taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkiden kaynaklandığını ve sözleşmenin tarafı olmayan, üçüncü kişi konumundaki müvekkili idareden talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.10.2017 tarihli kararı ile davacı şirketin davalı belediyeden alacağını dava dışı ...’ye temlik ettiği, davalının geç ödeme sebebi ile davacının uğradığı zararın 109.774,22 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 17.10.2017 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 04.02.2019 tarih ve 2018/3554 E. - 2019/409 K. Sayılı kararı ile mahkemece ... sözleşmesi ve ekleri ile sözkonusu sözleşme uyarınca davacıya ne miktar ödeme yapıldığı, davacı tarafından ... sözleşmesi ile alacağını devredip aldığı kredi nedeniyle hangi tarihler arasında ne miktarda faiz ödemesi yaptığı sorulup sözleşme ve ekleri ile ödenen faizlerle belge suretleri getirtildikten sonra yeniden oluşturulacak ... hukuku ve munzam zarar konusunda uzman bilirkişi kurulundan devredilen alacakla ilgili temerrüdünün 10.06.2013 tarihinde oluştuğu, bu tarihten ödeme tarihine kadar davacının dava dışı ... şirketine temlik edip kullandığı kredinin temlik ettiği alacak miktarı için ödeyeceği faiz ile dava dışı ... şirketinin devraldığı alacakla ilgili davalı iş sahibinin temerrüde düştüğü 10.06.2013 tarihinden ödeme tarihlerine kadar isteyebileceği temerrüt faizi miktarı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, aradaki farkın yüklenicinin munzam zararı olarak hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve davalı iş sahibinin temerrüdü 10.06.2013 tarihinde ödemenin yapılmaması sonucu oluştuğundan bu tarihten ödeme tarihine kadar davacının dava dışı ... şirketine temlik edip kullandığı kredinin temlik ettiği alacak miktarı için faiz, banka masrafı ve BSMV dahil toplam miktarın 111.878 TL olduğu, davacının 01.10.2013 tarihinde 50.000,00 TL, 11.10.2013 tarihinde 50.000,00 TL, 25.11.2013 tarihinde 100.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL ödeme yaptığı, ... şirketince 25.12.2013 tarihinde 32.339,66 TL, 29.05.2014 tarihinde 181.218,00 TL olmak üzere toplamda 213.557,66 TL davacı şirkete iade edildiği, sonuç itibariyle davacının 90.211,81 TL munzam zararının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; gerçek olmayan nitelikteki ... sözleşmeleri kapsamında alacağını temlik edenin ... firmasına, kendi aralarındaki sözleşme gereği temlike konu borcun geç ödenmesi ile ilgili ödemek zorunda kaldığı tutarlar nedeniyle temlike konu alacağın borçlusuna rücu etme hakkının bulunmadığını, müvekkilinin temlike konu borcu faizleri ile birlikte ihbar olunan tarafından başlatılan icra takip dosyasına ödendiğini, kabul anlamına gelmemek üzere munzam zararın 90.211,81 TL olmadığını, ihbar olunanın davacıdan tahsil ettiği faiz miktarı ile müvekkili firmadan tahsil ettiği faiz miktarı 36.011,30 TL’nin yalnızca munzam zarar olarak kabul edilmesi gerektiğini, bu tutarın üzerinde miktara hükmedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesi nedeniyle davacının dava dışı ... şirketine temlik ettiği fatura karşılığı iş bedeli alacağının temlik edilen şirkete geç ödenmesi sebebiyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.

..., bir finans kurumu (...) tarafından, müşterinin üçüncü şahıslara karşı sahip olduğu alacakların, tahsilat öncesi peşin ödeme yapılmak suretiyle devralınmasıdır. Davacı taraf davalıdan olan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağını dava dışı ...’ye temlik etmiştir. Temlik edilen bu alacağa karşılık davacının ... şirketinden 500.000,00 TL tahsil ettiği dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır. Davacı, davalıdan olan 603.769,47 TL alacağını dava dışı ... şirketine 500.000,00 TL karşılığı temlik etmekle aradaki farktan ... lehine vazgeçmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının iş bu temlik işleminden dolayı 603.769,47 TL ilaveten 200.000,00 TL ödemeye katlandığı, dolayısıyla 803.769,47 TL’den 500.000,00 TL kredi kullanımı ve iade edilen 213.557,66 TL düşüldüğünde 90.211,81 TL faiz ve diğer masraflardan dolayı davacının munzam zararının 90.211,81 TL olduğu yönünde görüş bildirilmişse de temlik edilen 603.769,47 TL ile davacının temlik karşılığı tahsil ettiği 500.000,00 TL arasındaki farkın davacının zararı olarak davalıya yükletilmesi mümkün değildir.

Davacı taraf temlik ettiği alacağından başka ... şirketine ödediği ilaveten 200.000,00 TL bedelin de ... şirketince davalı ...’den icra dosyasından yapılan tahsilat üzerine 213.557,66 TL olarak davacıya iade edildiği alınan raporlarda tespit edildiğinin anlaşılmasına göre dosya kapsamında davacının karşılanmayan munzam zararı bulunmamaktadır.

Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; davacı tarafça ... şirketine temlik edilen alacağın davalı tarafça geç ödenmesi sebebiyle davacının uğradığı zararının ispat edilmemesine ve davacının dava dışı ... sözleşmesi uyarınca 103.769,47 TL alacağından vazgeçtiği gözönüne alınmasına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.