Yasa Dışı Bahiste Para Nakline Aracılık Suçu

Abone Ol

I. Giriş

7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 5. maddesinin 1. fıkrasının; (a) bendinde, spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli ve müşterek bahis veya şans oyunlarını oynatanların ya da oynanmasına yer ve imkan sağlayanların cezalandırılacağı, (b) bendinde, yurt dışında oynatılan spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarının internet yoluyla veya sair suretle erişim sağlayarak Türkiye’den oynanmasına imkan sağlayan kişilerin cezalandırılacağı, (c) bendinde, spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunları ile bağlantılı olarak para nakline aracılık eden kişilerin cezalandırılacağı, (ç) bendinde, kişileri reklam vermek ve sair surette spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarını oynamaya teşvik edenlerin cezalandırılacağı ve son olarak (d) bendinde, spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis veya şans oyunlarını oynayanların, mahallin en büyük idare amiri tarafından, diğer suçlardan farklı olarak “idari para cezası” ile cezalandırılacağı ifade edilmiştir.

Bu yazımızda; 7258 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi üzerinde duracak, suçun kabulü için araştırılması gereken hususları, “suçta ve cezada kanunilik” ilkesi gereğince suçun oluşabilmesi için gerekli fiili ve “ceza sorumluluğunun şahsiliği” ilkesi uyarınca, hangi durumda sanığa yasa dışı bahis ya da şans oyunları ile bağlantılı olarak para nakline aracılık ettiğine dair sorumluluğun yüklenebileceğini, Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin kararı ile bölge adliye mahkemesi kararlarına yer vermek suretiyle değerlendireceğiz.

7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre; “c) Spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarıyla bağlantılı olarak para nakline aracılık eden kişiler, üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır”.

5. maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde düzenlenen para nakline aracılık suçu; paranın fiili, yani fiziki taşınması şeklinde olabileceği gibi, banka ve sair para transferine aracılık eden müesseseler veya bulunan özel yöntemler, örneğin döviz büroları vasıtasıyla da gerçekleşebilir. Önemli olan; spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis veya şans oyunları ile bağlantılı olan her türlü paranın nakline, yani bir yerden bir yere transferine, götürülmesine, taşınmasına, nakil amaçlı olarak muhafazasına, el değiştirmesine, bir yere bırakılmasına veya bir yerden alınmasına aracılık edilip edilmediğidir. Para transferini fiilen yapan kadar, bu nakil işini kontrol ve takip eden, yani yöneten de aynı şekilde sorumludur[1]. Nakil suçu serbest hareketli bir suç olup, fail tarafından birçok yol ve yöntemle işlenebilir.

Ayrıca; para nakline aracılık suçu bakımından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Taşınmazlara, hak ve alacaklara elkoyma” başlıklı 128. maddesinde, “İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması” başlıklı 135. maddesinde, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenip işlenmediğine bakılmaksızın, “Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi” başlıklı 139. maddesinde ve “Teknik araçlarla izleme” başlıklı 140. maddesinde yer alan tedbirlere ilişkin hükümler uygulanabilmektedir.

Burada dikkat çeken husus; ilgili CMK tedbirlerine başvurulacak suçlar, 7258 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (c) ve (ç) bentlerinde düzenlenenler, yani (d) bendinde olduğu gibi yalnızca idari para cezasının değil, hapis ve adli paranın cezasının öngörüldüğü (a), (c) ve (ç) bentlerinde tanımlanan suçlar ile yalnızca hapis cezasının öngörüldüğü (b) bendinde düzenlenen suçtur.

II. Yasa Dışı Bahis ya da Şans Oyunları ile Bağlantılı Olarak Para Nakline İlişkin Kararlar

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 21.11.2023 tarihli, 2021/24130 E. ve 2023/10070 K. sayılı kararında; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet kararını onarken, sanığa ait banka hesap hareketlerinin yoğunluğu, sanığın işi ve maddi durumu ile uyumlu görülmeyen, yalnızca 2 ila 3 gün gibi kısa sürelerde biriken büyük miktarda paraları ve paraların yurt dışına aktarılmasını, yani nakli ile sanığın hesabı kendisinin kullandığı yönündeki ikrarını gerekçe göstermiştir.

İstanbul BAM 14. Ceza Dairesi, 11.12.2024 tarihli, 2024/2192 E. ve 3237 K. sayılı kararında; sanığın, yasa dışı bahis ya da şans oyunları ile bağlantılı olarak para nakline aracılık ettiği ve bu yolla 7258 sayılı Kanun m.5/1-c’de düzenlenen suçu işlediğinin iddia edildiği olayda,

Sanığın; “(…) olay tarihlerinde mahalledeki kahvehaneden tanıdığı H isimli bir şahsın elektronik eşya ticareti yaptığını, kendi hesaplarını kullanamadığını söyleyerek kendisinden banka hesap bilgilerini istediğini, bu şahsa suç konusu hesapla birlikte 10a yakın banka hesabına ait banka kartlarını teslim ettiğini, hesaplarının yasadışı bahiste kullanıldığını bilmediğini öne sürdüğünün, hükme esas alınan bilirkişi raporunda çok sayıda kişi tarafından para girişi olduğunun görüldüğünün, sanığın ticari faaliyetinin bulunmadığı ve gerçekleştirilen transferlerin düşük tutarlı ve küsuratsız olması sebebiyle hesabın yasa dışı bahis faaliyetlerinde kullanılan hesap tipinde olduğunu gösterdiğinin mütalaa edilmesi karşısında,

Sanığın banka hesaplarına para gönderen veya sanığın para gönderimi sağladığı şahıslardan kanaate yetecek sayıda kişinin tanık olarak dinlenmesinin, bu yolla sanığı tanıyıp tanımadıkları, parayı ne amaçla gönderdikleri veya aldıkları, yasa dışı bahis ya da şans oyunu oynayıp oynamadıkları, oynuyorlarsa bile, bunları kimin düzenlediği ve nasıl oynandığı hususlarında beyanlarının alınmasının gerektiği,

Sonuç olarak; sanığın banka hesaplarının, bahis ya da şans oyunları ile bağlantılı olarak para nakline aracılıkta kullanılıp kullanılmadığının gösterilen şekilde tespit edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulmasını bozma sebebi yapmıştır.

Yeri gelmişken belirtmeliyiz ki; somut olayda sanığın, hesabını başkasına verdiği, yani ortada hesap kullandırmanın olduğu durumda, suçun oluşabilmesi için sanığın bunu bilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde; sanığın bunu bilmediği, haliyle kastının olmadığı durumda suçun oluşmayacağı, yani nakle aracılığın kabul edilemeyeceği söylenmelidir.

Konya BAM 5. Ceza Dairesi, 17.05.2023 tarihli, 2023/544 E. ve 2023/1198 K. sayılı kararında; sanığın, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen 7258 sayılı Kanun m.5/1-c uyarınca cezalandırılmasına dair kararı, aşağıda yer vereceğimiz nedenlerle ve oybirliğiyle bozmuştur.

Sanığın, suç tarihlerini kapsayacak şekilde, yani bu tarihlerden öncesi dönemden başlayarak, tespitin yapıldığı tarihe kadar olan dönem için;

Sanığa para gönderdiğini beyan eden şahısların tanık sıfatı ile dinlenmesinin, sanığı tanıyıp tanımadıklarının ve parayı hangi amaçla gönderdiklerinin ve/veya aldıklarının, bu hususta dinlenecek olan tanıkların bahis ya da şans oyunu oynayıp oynamadıklarının, eğer oynuyorlarsa bunları kimin düzenlediğinin ve nasıl oynadıkları konusunda beyanlarının alınarak çelişkilerin giderilmesinin,

Sanığın banka hesabındaki para transferlerinin, yani sanığın hesabına paranın yattığı ve sanığın para yatırdığı transferlerin araştırılmasının,

Sanığa ait olduğu ve suçta kullanıldığı iddia edilen hesaplardaki şüpheli işlemler ile ilgili, paraların kimler tarafından gönderildiğinin, aynı şekilde hesaba gelen paraların hangi hesaplara aktarıldığının ve akıbetinin ne olduğuna ilişkin ayrıntılı hesap ekstreleri ile sözkonusu para transferlerinin denetlenebilmesi amacıyla suç tarihi ve öncesini kapsayacak şekilde Mali Suçlar Araştırma Kurulu’ndan (MASAK’tan) rapor alınmasının,

Gerektiği söylenerek,

Yukarıda sayılan üç araştırmanın gerekliliği yerine getirildikten sonra, sayılan bilgi ve belgelerin alanında uzman bilirkişiye tevdii sonucu;

Sanığın; m.5/1-c kapsamında para transferine aracılığının olup olmadığının, bahis ve şans oyunları ile bağlantılı olacak şekilde yasa dışı bahis sitelerine ve bu sitelerin hesaplarına para naklinin nasıl yapıldığının, sanığın dahil olduğu iddia edilen sistemin hangi şekilde işlediğinin, sanığa ait bu hesapların yasa dışı bahis siteleri ve bu sitelerin hesapları ile ne şekilde ilişkilendirildiğinin,

Bahis sitelerinden ve hesaplarından, sanığa ait banka hesaplarına para girişlerinin olup olmadığının ve transferin, yani kelime anlamı ile “bir şeyi, bir kimseyi, bir grubu bir yerden alıp başka bir yere götürme” hususunun bir gerekliliği olarak, aynı şekilde sanığa ait banka hesaplarından da bu sitelere para girişinin olup olmadığının,

Sanığa ait hesaplardan başka hesaplara bu amaçla para transferinin yapılıp yapılmadığının, temin edilmesi gereken ve sanığa ait hesap ekstreleri üzerinde ise, para yatırma işlemlerinin mahiyeti ve miktarı ile bu transferlerin yasa dışı bahis oynatılan sitelerle bir ilgisinin olup olmadığının,

Bilirkişiden alınacak ayrıntılı ve gerekçeli rapor ile açıklanarak, tüm delillerin birlikte değerlendirmesi ve sanığın suç kastının olup olmadığının tartışılmak suretiyle hukuki durumun tayin edilmesinin gerektiği ifade edilmiştir.

III. Değerlendirme

7258 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde düzenlenen bahis ve şans oyunlarından kaynaklanan paranın nakline aracılık etme suçunun kabulü için; öncelikle, sanığın bu suçu işleme kastının bulunması gerekmektedir. Failin bu kastla hareket etmediği durumda bu suç oluşmayacaktır. Failin hesabına bilgisi dışında gelen veya hesabını kullandırmışsa da, gelen ve giden paranın ne sebeple gelip gittiğinden haberinin olmadığı hallerde, para nakline aracılık suçunun kast unsurunun gerçekleştiği söylenemez.

Parayı gönderenin, yani gönderici tarafın yasa dışı bahis sitesi veya bu siteye bağlı hesap olduğu ya da parayı alanın, yani alıcının yasa dışı bahis sitesi ya da bu siteye bağlı hesap olduğu durumda; sanığın yasa dışı bahis ve şans oyunlarından kaynaklanan paranın nakline aracılık etme kastının olmadığı veya göndericinin ya da alıcının yasa dışı bahis sitesi olduğunu bilmediği durumda, sanığın bu amaçla hareket ettiği de söylenemeyecektir.

Bununla birlikte; parayı gönderenlerin, yasa dışı bahis sitesi veya bu siteye bağlı hesap olduğu ya da yasa dışı bahis paralarını toplayan ve bunları aklayan veya aklanmasına aracılık eden olduğu durumda “ceza sorumluluğunun şahsiliği” ilkesi gündeme gelecek, bu ilkeden hareketle, bunu bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan şahsa, yani hesap sahibine ceza sorumluluğu yüklenemeyecek ve bundan sorumlu tutulamayacaktır.

Yasa dışı şans ve bahis oyunlarından kaynaklanan paranın nakledildiğinin söylenebilmesi için naklin/transferin, yani kelime anlamı ile “bir yerden alıp başka bir yere iletme” kavramının yerini bulması gerekmektedir. Bu durumda paranın nakledildiğini söyleyebilmek için; paranın hesaba gelişi kadar, elbette hesaptan çıkışının da olması gerekmektedir.

7258 sayılı Kanun m.5/1-c’de yer alan fiilden dolayı başka bir suçtan da cezalandırmanın gündeme geleceği düşünülebilir. Bu durumda ilk akla gelecek olan, “Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” başlıklı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.282 olacaktır. Ancak bu hususta m.282/2’de yer düzenlenen suç, madde metninde yer alan “bu suçun konusunu oluşturan malvarlığı değerini, bu özelliğini bilerek satın alan, kabul eden, bulunduran veya kullanan kişi” hükmünden hareketle, bilerek kabulü gerektirdiği için suçun unsurları oluşmayacaktır.

Aynı durum TCK m.165’in madde metninde yer alan, “Bir suçun işlenmesiyle elde edilen eşyayı veya diğer malvarlığı değerini, bu suçun işlenmesine iştirak etmeksizin, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi” cümlesinden dolayı, “Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi” başlıklı TCK m.165 için de düşünülebilir, ancak bu durumda da suçun manevi unsurundan kaynaklı, bilerek ve isteyerek kabulün varlığı gerekmektedir.

Sonuç olarak; 7258 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde tanımlanan suçun oluşması için, transfere konu paraların sistem içerisindeki durumunun, yapılan transferlerin bahis amacıyla yapıldığının ispatının, bu hususta tanıklarla ya da bilirkişi raporu gibi teknik delillerle failin gerçek amacının ortaya koyulmasının zorunlu olduğu,

Failin; transferlere konu para trafiğinin, yani “suçta ve cezada kanunilik” ilkesi gereğince paranın girişini ve aynı şekilde çıkışını yasa dışı bahis ya da şans oyunları ile bağlantılı olarak yönetip yönetmediğinin, böyle bir durum varsa bunu hangi amaçla yaptığının, yani bu yönde kastının tespit edilmesinin gerektiği,

Kelime anlamı ile de ortaya koyulduğu üzere; paranın yalnızca girişinin ya da yalnızca çıkışının olduğu durumların “nakil” kavramı ile örtüşmediği, böyle bir durumda zaten nakil fiilinin gerçekleşmemiş olacağı, haliyle Anayasa m.38/1, TCK m.2 ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi m.7 hükümleri ile güvence altında olan “suçta ve cezada kanunilik” ilkesinin bir gereği olarak suçun oluşmayacağı,

İzahtan varestedir.

Prof. Dr. Ersan Şen

Stj. Av. Dündar Can Yorgun

(Bu makale, sayın Prof. Dr. Ersan ŞEN tarafından www.hukukihaber.net sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.)

------------

[1] https://www.hukukihaber.net/spor-musabakalarinda-bahis-ve-sans-oyunlari-oynatma-sucu