Bir ülkenin marka olması için hukuk devleti şart
Türkiye ev tekstilinde dünyada gittikçe daha fazla söz sahibi oluyor. TETSİAD’ın (Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri İşadamları Derneği) Başkanı Yaşar Küçükçalık, sektörün son on iki senedir markalaşma politikasında adım adım ilerlediğini ifade ediyor ve bu yolda ilerlemenin ana unsurunun da ‘huzur’ olduğunu söylüyor. “Bir ülke önce kendi marka olursa sonra müteşebbisi marka olur.” diyen Küçükçalık, bunun için de her şeyden önce bir ülkenin imajının ve hukuk devleti olmanın önemli olduğunu belirtiyor. Türkiye’nin ev tekstil ürünlerinde daha fazla pazara açılması gerektiğinin ise altını çiziyor ve ekliyor: “Afrika, önemli bir pazar. Avrupalı kendi markasını ön planda tutmak istiyor. Bu yüzden Avrupa pazarına yönelik daha çok koleksiyon hazırlamak gerekiyor. Biz ülke olarak üretimdeki güçlü yanımızı kullanmalıyız. Hiçbir müşteriyi kaçırmamamız lazım. Eğer malımızın yanında hizmetimizi de satabilirsek o zaman yaptığımız iş bir şey ifade eder. O zaman neden marka olmaya Afrika’dan başlamayalım. İllaki Avrupa’da marka olacağız diye bir şey yok. Malın olmadığı yerde marka olmayı tercih etmeliyiz.”  

TETSİAD verilerine göre 2014’ün ilk dört aylık rakamlarına bakıldığında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11’lik bir artışla sektörün ihracat rakamı 1.137.810.384 dolara yükseldi. İhracat yapılan ülkelerin ilk sıralarında ise Almanya, Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri yer alıyor.

Fuar alanlarımız yetersiz    

Türkiye’nin 2013 hedeflerine ulaşabilmesi için daha çok tanınmış firmaya ihtiyaç duyulduğunu söyleyen Küçükçalık, bu noktada fuarların önemine dikkat çekiyor ve yetersiz fuar alanlarına vurgu yapıyor. Örnek olarak da ihracatı gelişmiş Çin, Almanya ve Hong Kong gibi fuarcılıkta iyi noktaya gelmiş ülkeleri sıralıyor. Küçükçalık, fuarlara gerekli yatırım yapılmazsa 2013 hedeflerine ulaşmanın çok da mümkün olmadığının da altını çiziyor. Fuar alanlarının bulundukları lokasyonlara hareketlilik getirdiğini ve büyük bir ekonomi olarak o ülkeye geri döndüğünü kaydeden Küçükçalık, “Yani fuarlar yeni sektörleri de ekonomiye kazandırıyor. Fuarlara yapılacak yatırımla ihracatla ilgili engellerin de kalkacağını düşünüyorum.” şeklinde ifade ediyor. Pazarlarda lokal olarak hareket etmenin, mal ile birlikte hizmeti de satmanın gerekliliğinide hedeflere ulaşmakta önemli olduğunu söyleyen Küçükçalık, bunun için sivil toplum örgütleri, devlet ve özel sektörün işbirlikteliği ile daha kolay çözüleceğine inandığını da belirtiyor.

Tekstil ile ilgili de bilgi veren Küçükçalık, iş ve ev tekstili üretimi yaptıklarını, bu üretimlerin de Mısır ve Türkiye’de fabrikalarda gerçekleştiğini belirtiyor. Firma ürünlerinin yüzde 60’ı ihracat, yüzde 40’ı da iç piyasaya satılıyor. Son dönemdeki yatırımlarını pazarlama ve satış konusuna yönlendiren şirket, sene başında yüzde 20 büyümeyi hedeflerken Rusya’daki belirsizlikten ve iç piyasadaki seçim atmosferinden dolayı bu oranı yüzde 12-13 gibi revize etmek durumunda kaldıklarını belirtiyor. Son dönemde Ortadoğu coğrafyasında yaşanan süreç ev tekstil sektörünü de olumsuz etkilemiş durumda. Irak pazarında ciddi problemler yaşandığına dikkat çeken Küçükçalık, Suriye’deki gelişmelerin de sektöre olumsuz yansıdığını belirtiyor. Tüm bu olumsuzluklara rağmen sektörün yıl sonu ihracat hedefinin ise 3,8 milyar dolar olması bekleniyor.



RAHİME SEZGİN - ZAMAN
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.