Hukuk öğrencisinden duygulandıran Tahir Elçi mektubu

İşte o mektup:

 “Bırakın bu işleri evladım siz önce kendinizi kurtarın, bitirin okulunuzu.”


Üniversite okuyorsanız ve kendinizi emek, demokrasi, barış mücadelesine adamışsanız ya da bir yerde kesişiyorsanız bu mücadeleyle size söylenmesi kuvvetle muhtemel cümleyi duydunuz.


Aslında sadece bir yerde kesişmeniz ya da bir neferi olmanıza da gerek yok. Gazete takibi bile sizin bu cümleyi duymanız için yeterli bir sebeptir. Varsayalım ki bu söylenen cümleyi kendine felsefe edinmiş iki insan var: Can ve Tahir.


Can, Ankara Basın Yayın’ı bitirip İngiltere’de ve ODTÜ’de yüksek lisans yapmış sayısız belgesel ve çalışmaya imza atmış bir gazeteci olmuştur.


Tahir ise başta yıllarca hapis yatan Kürt siyasetçi amcası Şerafettin Elçi ve doğduğu toprakların gerektirdiği bir politiklikle dolup taşan Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitiren bir avukat olmuştur.

Can, ülkesinin halkına söylediği bir yalanı açıklamak için gerekli verileri bulup haberi yaptığında, hukukun üstünlüğünü üstünlerin hukukuna çeviren bir ‘lider’ ve etrafında dolaşan yardakçılarının hedefi haline gelmiş. Tehdit ve korkuyla sindirilmeye çalışan Can, devletinin terör örgütüne destek çıktığını kanıtlayan haberi sebebiyle 42 yıl hapis istemiyle tutuklu yargılanmış hapse atılmıştır.


Tahir ise yıllarca insan hakları hususunda Türkiye Cumhuriyetinin katliamlarını aydınlatma çabasına girmiş, sayısız dava açıp çoğunda devleti mahkum ettirmiş çok iyi bir hukukçu olmuştur. Sayısız başarısı ve halkının ihtiyacı olan hukuku sağlama güdüsü onu baro başkanlığına kadar getirmişti. Bir televizyon kanalında açıkladığı fikri sebebiyle hedef gösterilmiş, dava açılmış, hatta usulen uygun olmasa da tutuklanma talebi veril-miştir. Bir baro başkanı olması ve insan hakları hususunda bu denli çalışmaya imza atması iyi bir savunma yapacağı anlamına geliyordu ki nitekim tutuksuz yargılanmasına karar verildi.


Tarihi 4 Ayaklı Minare’nin özel harekat timlerinin OHAL ‘çalışması’ sırasında kurşun yemesi üzerine düzenlediği basın toplantısı sırasında; “Biz medeniyetin başkenti olan bu topraklarda çatışma istemiyoruz, silah istemiyoruz...” dedikten hemen sonra suikasta uğrayıp katledildi.

Hayatına bir çok mesleki başarı sığdırmış iki insanın hayatlarının küçük bir kolajı bize bir çok şey anlatabilir.

Bu ‘evlatlar’ okullarını bitirmiş, kendilerini ‘kurtarmış’ sayısız başarılarla bu ülkenin kimi kesimlerinin hayranlıkla takip ettiği kişiler haline gelmiştir. Ne yazık ki bunların hiçbiri katledilmeye yahut hapse atılmaya engel değildi. Can, ‘Biz Erdem ile burada güvendeyiz siz dışarıda kendinizi koruyun’ diyordu ve haklıydı.

Bu ve bunun gibi her olay ‘emek, demokrasi ve barış’ mücadelesi veren ve bu ülkede bir şeyleri değiştirmek isteyen herkese açık bir tehdittir.

Ankara Katliamı’nda toplumun her kesiminden insan hayatını kaybetti; ‘Okuyanı’, ‘Kendini kurtaranı’, ‘Okumamış olanı’, ‘Kendi kurtuluşunu işçi sınıfının kurtuluşuna adayanı’...

Üstüne üstlük Ankara’yı protesto eden insanlara soruşturma açıldı yani devletimiz bize acılarımızı protesto etme hakkını bile tanımıyordu.

Barış diyeni öldürdükten sonra ‘Çatışma istemiyoruz’ diyeni de öldürdüler ve bizler ölümlere alıştıkça devamı da gelecekti.

Biz hukuk fakültesi öğrencileri farkındayız ki bireysel kurtuluş mavraları sökmüyor artık. Uluslararası ödül alan gazeteci hapiste, uluslararası mahkemede devletini mahkum eden baro başkanı mezarda. ‘Kendini kurtarana kadar bırak bu işleri’ tavsiyeleri sadece bir yönden anlam buluyor bugünlerde, o da: “Kendinizi kurtarın da bir yerlere gelin hiç olmazsa ölünüz kıymete biner.”

Aramızdan birilerinin mezara ya da hapse girmemesi için ne kadar izleyeceğiz daha?

Ne kadar sindirilebiliriz daha ?

Bizler hukuk öğrencileri olarak bu ülkede hukuk okuduğumuza utanmakla kalmayıp bu hukuk anlayışını değiştirmeyi de hedefliyoruz. Açık açık halkı ve onun geniş yığınlarını tehdit eden bu alçakların tehditlerini boşa çıkaracak tek şeyin örgütlü mücadele olduğunu biliyoruz.


Tahir’in bıraktığı yerden devam edeceğimiz bir hukukçu olacağımızı belirterek söylemek istiyoruz ki:

“Daha sahip olmadığı koltuk için belli risklerden kaçınan kimse o koltuğa sahip olunca hiçbir risk almayacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ay ışığı 2 yıl önce

biz erciyes ünv hukuk fakültesi öğrencileri olarak bu şekilde düşünmüyoruz.aramızdan birinin yazdığı bu yazıyı lütfen hepimize mal etmeyiniz

Avatar
Roberto 2 yıl önce

Mektubu kimin yazdığı belli değil. Ayrıca okulumuzda herkes aynı düşünceyi paylaşmıyor. Böyle bir mektubun erciyes hukuk öğrencileri adına paylaşılması etik değildir.

Avatar
Matilda 2 yıl önce

Tek bir kişiye ait olan yazının üniversiteye maal edilmesi fazlasıyla saçma. Eğer bizim düşüncelerimizi dile getirmeyen Bu yazı çok beğenildiyse ve paylaşılmaya değer görüldüyse Erciyes üniversitesi hukuk fakültesi adına değilde o kişi adına yayınlansa idi. Haber Başlığındaki genelleme ben dahil olmak üzere okulun büyük çoğunluğunu rahatsız etmiş bulunmakta.

Avatar
Hukukcu 2 yıl önce

Erciyes hukuk ogrencileri olarak,hepimizin adina ortaya konulan bu dusuncelere kesinlikle katilmiyoruz.lutfen kisisel dusuncelri hepimizin adina yayinlamayalim.

Avatar
Talebe 2 yıl önce

Böyle bir mektubun bütün fakülte adına yazılması etik değildir. Ben ve diğer öğrenci arkadaşlarımızın tamamının görüşünü yansıtmamaktadır.

Avatar
Salih Çekirge 2 yıl önce

Bu mektup erciyes hukuk öğrencilerinden sadece birine aittir.hepimizi temsil etmiyor.fakültemizdeki diğer öğrencilerin hiçbiri "örgütlü mücadele" düşüncesinde değildir.

Avatar
carlos 2 yıl önce

Erciyes hukuk 3.sınıf öğrencisiyim, okulumuzdaki öğrenciler bu şekilde düşünmüyor, mektupta göndericilerin isimleri de yayınlansaydı daha etik olurdu.

Avatar
Begüm 2 yıl önce

Birisi bir kuyaya bir taş atıyor sonra geri kalanı çıkarmaya çalışıyor bu mektubu Erciyes uni.öğrencileri adına yazan arkadaşım aslında buna yorum yaparak sana prim yapmış oluyoruz ama yine Kabaran duygularimiza dayanamayip cevap yazıyoruz bu yazı 1 şahsın düşüncesidir pkk terör örgütü değildir silahlı bir eylem hareketidir diyen tahir elçi nin isminin zikredildigi bir mektubu onaylamayı desteklemeyi bırakın içinde olduğum fakültenin bile zikredilmesi rahatsızlık sebebimdir tahir elci ye tek diyeceğim Allah tan rahmettir. yazan arkadaşım sende bir yürekli lik gösterip ismini yazıp şahsın adına öyle yorumunu yap