Hukukçular yorumladı; Şimdi ne olacak?


Prof. Dr. Ersan Şen şunları kaydetti:

"Aynı şahısla ilgili birden fazla dava varsa ve bunlar farklı mahkemelerde ise bu farklı mahkemeler arasındaki yüksek görevdeki mahkeme istediği zaman davayı kendi gördüğü davada birleştirme yetkisine sahiptir. Bu mahkemelerin izin almalarına gerek yok. Mahkemeler eşit olsaydı (iki ayrı ceza mahkemesi gibi) o zaman da CMK'a göre ancak birbirlerinden izin almaları durumunda birleştirme kararı verilebilirdi. Burada söylenen 'Yargıtay yerel mahkeme gibi yetki kullanıyor. Dolayısıyla diğer mahkemelerden izin almak kaydı ile birleştirilmesi gerekirdi' gibi... Dayanağı olmayan, yasaya aykırı bir görüş ortaya konulduğunu görüyoruz. Bu görüşün kabulü mümkün değildir.  

Ağır ceza mahkemelerinin ileride vereceği karar temyiz edildiğinde Yargıtay'a gelecektir. Her iki mahkemeyi yerel görsek de eşit görmemiz mümkün değil. Burada kafa karışıklığına gerek yok. CMK'nun 10 maddesi, 1. fıkrasına göre Yargıtay 11. Ceza Dairesi bir şahısla, bir olayla ilgili bağlantı gördüğü takdirde diğer mahkemelerin iznini almaksızın davaları birleştirebilir. Ancak iki Yargıtay dairesi olsaydı o zaman birbirlerinden izin alması gerekirdi. Bugüne kadar Yargıtay, yüksek görevli mahkeme sıfatıyla uygun gördüğü davaları birleştirmiş, birleştirmeye de devam edecektir. her iki mahkeme de yargıtyayın yerel mahkeme sıfatıyla hareket ettğini söylemek kafa karıştırıcı bir açıklamadır. Yargıtay, yüksek görevli mahkeme sıfatıyla görev yapacaktır. Burada tek rahatsız edici husus, dosyanın gecikmesi. Bu karar yanlış da olabilir ancak her kararda olduğu gibi bu karar da hukuki denetime açıktır. "

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi ''yetki  uyuşmazlığı" nedeniyle dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine hükmetti. Ersan Şen ise burada yetki uyuşmazlığının söz konusu olmadığını söyledi: "Yüksek görevli mahkemlerde verilen birleştirme kararı, iki dava arasında görülen bağlantıdan kaynaklıdır. Burada yetki sorunu söz konusu değildir."

Peki aynı dava iki farklı mahkemede görülebilir mi?

"Aynı davanın iki farklı yerde görülebilmesi söz konusu değildir. Aynı konuda iki farklı yargılamada derdestlik sözkonusu olur" diyen Ersan Şen, "Yüksek görevli mahkeme zaten tecrübeli kişilerden oluşur. Bir dava yüksek görevli mahkemede görülmeye başlamışsa aşağıdaki mahkemeye gitmez." şeklinde konuştu.

Eski Adalet bakanı Hikmet Sami Türk de "birleştirme" kararıyla ilgili, "Takdir öyle, iki dava arasında bağlantı görülmüş, birleştirilmesine karar verilmiş. Daha sonra yapılan değerlendirme farklı olabilir. İkisi arasında çok kuvvetli bir bağlantı olması gerekir. Ceza davalarında suçun işlendiği yer önemlidir. Böyle bir bağlantı olması için gerçekten çok yakın bir ilişki olması gerekir. İleriki aşamalarda bu bağlantının var olmadığına hükmedilirse ona göre karara verlir." şeklinde konuştu.

"HUKUKİ DAYANAĞI YOK"
Prof. Dr. Ahmet Gökçen Yargıtay 11. Ceza Dairesinin kararının hukuki dayanağı olmadığını söyledi. Gökçen, "Erzincan Özel Yetkili 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ve İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin yaptıkları kendi içerisinde tutarlı ve hukuka uygun şekilde görülüyor. Ancak Yargıtay 11. Ceza Dairesinde davaya bakan heyetin müdahele etmemesi gerekirken hukuken... Bu davanın sanık vekillerinin de talepleri üzerine CD üzerinden birleştirilmesine karar verdi. Bunun ben hukuki bir dayanağı olmadığını daha önce de söyledim. Nitekim bugün verilen kararla da bu ortaya çıktı" şeklinde konuştu.


Haber Türk

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.