Vizesiz Avrupa hedefine onay çıktı
MÜLTECİ krizinin çözümüne ilişkin olarak Türkiye’nin 7 Mart’ta Avrupa Birliği’ne sunduğu öneriler konusunda Ankara ile Brüksel arasında iki gün süren çetin pazarlıklar sonucu anlaşma sağlandı.

Türkiye’nin çıtayı yüksek tuttuğu önerilerde en önemli sıkıntı Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) bloke ettiği beş başlık konusunda yaşandı. AB’nin bu beş başlık konusunda veto kartını masaya süren Rum Kesimi’nin arkasında durması nedeniyle tıkanan pazarlıklarda “Fransa formülü” devreye sokuldu. Beş başlığın açılmasına yönelik teknik hazırlık çalışmalarını hızlandıracak olan AB, eski Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy döneminde Türkiye’nin AB üyeliğini teyit ettiği gerekçesiyle bloke edilen 33 numaralı “mali ve bütçesel konular” başlığını açacak.


Bir başlık açılacak: Başından bu yana müzakere sürecinin ilerlemesinin siyasi nedenlerle bloke edilmesinden duyduğu rahatsızlığı net şekilde dile getiren Türkiye, bu tutumunu AB zirvesi sırasında da sürdürdü. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun, AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, AB Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker ve AB Dönem Başkanı Hollanda’nın Başbakanı Mark Rutte ile yürüttüğü görüşmelerde müzakere sürecinde ilerleme sağlanmasını sağlayacak ve sürecin canlandırıldığının kanıtı olacak bir adım atılmasında ısrarcı oldu. Davutoğlu, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande ile de ikili bir görüşme yaptı. Rum Kesimi’nin enerji (15), yargı ve temel haklar (23), adalet, özgürlük ve güvenlik (24), eğitim ve kültür (26) ile dış, güvenlik ve savunma politikaları (31) başlıklarına yönelik blokajını aşamayan ve aday ülkesi ile üye ülke arasındaki anlaşmazlıkta doğal olarak üye ülkeyi tercih eden AB, zirvenin ilk gününden itibaren masaya getirilen farklı alternatiflere yoğunlaştı. Türkiye ile yapılan görüşmelerden sonra AB Komisyonu’nun bu başlıkların açılmasına yönelik olarak başlattığı teknik çalışmaların hızlandırılması ve buna ek olarak “mali ve bütçesel konular” başlığının en geç 30 Haziran’da açılması konusunda mutabakat sağlandı. Gerek AB gerekse Türkiye, bu beş başlıkta somut ilerlemenin Kıbrıs sorununa bir çözüme bağlı olduğu görüşünde.

3 milyar Euro ek yardım: AB, Türkiye’de bulunan Suriyeli mülteciler için 3 milyar Euro düzeyinde kaynak oluşturmuştu. Bu kaynağın kullanımının hızlandırılmasına karar verildi. Bu çerçevede bu kaynağın kullanılacağı projeler ortak bir şekilde önümüzdeki hafta belirlenecek ve projelere kaynak aktarımı hızlanacak. AB, bu paranın kullanımının ardından 2018 sonuna kadar yine 3 milyar Euro tutarında ek bir kaynak oluşturacak.

Mültecilerin geri alınması: Yunan adalarına geçiş motivasyonunun kırılarak sayının azaltılmasını sağlamayı amaçlayan bu uygulamaya göre Türkiye, Yunan adalarına kural dışı geçenleri geri alacak. Bu uygulama Yunan adalarına 20 Mart’tan sonra geçiş yapanlar için geçerli olacak. Kaçakların Türkiye tarafından geri alınmasına ise 4 Nisan’dan itibaren başlanacak. 20 Mart’tan itibaren Yunan adalarında Türk irtibat memurları, Türkiye’de Yunan irtibat memurları konuşlandırılacak. Süreçte Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) aktif rol üstlenecek. Toplu geri gönderme söz konusu olmayacak, bireysel değerlendirme yapılacak.

AB’nin Türkiye’den mülteci alması: “1’e karşı 1” formülü olarak adlandırılan bu uygulamayla Yunan adalarından Türkiye tarafından alınacak her Suriyeli için Türkiye’den bir Suriyeli, AB ülkelerine gönderilecek. Bu uygulama için 72 bin sayısı belirlendi. Alınacak önlemlerle sayının belirgin şekilde düşeceğinden hareketle bu sayının ilk aşamada yeterli olacağı düşünülüyor. Geri dönüşlerin sayısı bu orana yakın hale gelirse sistem gözden geçirilecek. Sayının aşılması halinde ise uygulama başarısız sayılacak. Türkiye’den AB’ye geçişlerde belirgin ve sürdürülebilir bir düşüş olursa gönüllülük bazında mülteci alımı devreye sokulacak.


TÜRKİYE 72 ŞARTI YETİŞTİRİRSE

Türkiye’nin AB’den en önemli beklentileri arasında yer alan Türk vatandaşlarına vize muafiyeti sağlanması konusu Birlik ülkeleri arasında yoğun tartışmaya neden olsa da Ankara açısından fazla sorun yaşanmayan unsurlar arasında yer aldı. Varılan uzlaşı çerçevesinde Türkiye, vize muafiyeti için belirlenen 72 kriterin tamamını yerine getirecek. Vize muafiyeti için belirlenen hedef ise Haziran 2016 olarak korundu. Türkiye bu hedefe ulaşabilmek için nisan sonuna kadar kriterleri yerine getirecek. Türkiye şu ana kadar 35 kriteri karşıladı. Bunun ardından AB Komisyonu kriterlerin yerine getirilip getirilmediğini kontrol edecek. Bu konuda olumlu görüş bildirmesi halinde Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi’ndeki oylama süreçleri başlatılacak. 

SONUÇ BİLDİRİSİNDE ÖZGÜRLÜKLER VURGUSU 

AB ile Türkiye arasında varılan mülteci krizi konusunda varılan anlaşmanın yanı sıra AB Zirvesi’ne ilişkin bir sonuç bildirisi yayımlandı. AB liderleri, son dönemde Türkiye’de insan hakları konusunda, özellikle de basın özgürlüğü alanında, yaşanan olumsuz gelişmelerden rahatsızlık duyduklarını dile getiriyordu. 7 Mart’taki AB-Türkiye Zirvesi’nde de bu konu gündeme gelmiş ancak sonuç bildirisinde, “konunun tartışıldığı” vurgulanmıştı. Konu bu kez de zirvede gündeme geldi. Sonuç bildirisine de, “AB Konseyi, demokrasi, hukuk devleti, ifade özgürlüğünün de dahil olduğu temel haklara saygı söz konusu olduğunda Türkiye’nin en yüksek standartlara saygı duymasını beklediğini yineler” ifadeleriyle yansıtıldı.

DAVUTOĞLU: TARİHİ BİR GÜN YAŞIYORUZ

Başbakan Davutoğlu, Türkiye ile AB arasında çok önemli bir anlaşmanın gerçekleştirilmiş olması sebebiyle ‘tarihi bir gün’ yaşandığını söyledi. Davutoğlu, “Bugün fark ettik ki ,Türkiye ve AB aynı kader, aynı meydan okumalar ve aynı gelecekle karşı karşıyadır...Anlaşmayı eleştirenler, daha iyi bir seçenek sunmalı. Daha iyisi yok” dedi. “1’e karşı 1” formülünde geçen 72 bin sayısıyla ilgili de konuşan Davutoğlu, “Maalesef, Türkiye ve Avrupa’da da yanlış anlaşılan bir husus oldu. 72 bin sayısı, Avrupalıların toplam alacağı mülteci sayısı değildir. Bu sayı birebir değişim esnasında yasal göçün ilk aşamadaki rakamı” diye konuştu. Davutoğlu, Türk vatandaşlarının Avrupa’ya vizesiz seyahat imkanına da haziran ayı sonu itibariyle kavuşacağını umduklarını ifade etti. Başbakan, bunun için gereken 72 kriterin 37’sini yerine getirdiklerini ve kalan 35’inin de mayıs ayı başına kadar yerine getirmeye çalışacaklarını söyledi.

JUNCKER: ZOR AMA ADİL GEÇTİ

AB Konseyi Başkanı Donald Tusk: Anlaşmanın önemli sonuçlarının olacağına inanıyorum. Anlaşmamız, tüm AB yasaları ve uluslararası hukukla uyum içerisindedir.

AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker: Son aylarda, günlerde ve saatlerde, Türk dostlarımızla yoğun müzakereler yürüttük. Bu görüşmelerimiz zorluydu ancak adil bir şekilde yürütüldü.

İngiltere Başbakanı David Cameron: Bu krizde ilk defa olarak, doğru ve tam bir şekilde uygulanması halinde fark yaratacak bir plana sahibiz. Plan, bir tekneye binmek ile Avrupa’ya yerleşmek arasındaki bağı koparacak, insan kaçakçılarının iş modelini iflas ettirecek.

İtalya Başbakanı Matteo Renzi: Bu anlaşma gerçekçi, ancak gerçekleştirmesi zor. Türkiye’nin AB’ye giriş süreci çok ama çok karışık bir konu. Bugün bu konuda bir adım ileri atıldı, ama bu yol ne kolay ne de kısa olacak.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiades: Kıbrıs, yükümlülüklerini karşılaması şartıyla Türkiye’nin AB’ye katılımının destekçisi olmayı sürdürecek.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.