Berkin Elvan'ın anne ve babası ifade verdi
Gezi Parkı eylemleri sırasında polisin başından gaz bombası kapsulü ile vurması nedeniyle 269 gün komada kalan ve 11 Mart'ta hayatını kaybeden Berkin Elvan'ın yaralandığı olayla ilgili yürütülen soruşturma çerçevesinde, Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na gelen Elvan'ın annesi Gülsüm ve babası Sami Elvan, soruşturma savcısı Faruk Bildirici'nin makam odasına çıktı.

Savcının sorularını cevaplayan Elvan çiftinin, oğullarının ölümüyle ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler ve sorumluluğu olduğunu iddia ettikleri emniyet görevlilerinden şikayetçi oldukları öğrenildi.

İfade verme işleminin ardından adliyeden ayrılan Elvan çifti, gazetecilere herhangi bir açıklama yapmadı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, daha önce de 20'yi aşkın polis ve olayların meydana geldiği bölgede yaşayan kimi vatandaşların tanıklığına başvurulmuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan şikayetçi oldular

Bianet'in haberine göre, Berkin Elvan’ın anne ve babası Başbakan Erdoğan’ın “Gülsüm Elvan’ı yuhalatması” sebebiyle ve “Emri ben verdim” sözleriyle ilgili şikayetçi oldu. Baba Elvan, oğlunun daha önce Emniyet’e çağrılıp tehdit edildiğini anlattı.

Radikal gazetesinin haberine göre, Baba Sami Elvan, savcılıktaki ifadesinde, 15 Haziran Cumartesi günü Berkin’e mezuniyet töreni için kıyafet aldıklarını ve o gün gece saatlerine kadar Okmeydanı sokaklarında göstericilerle polis arasında çatışma yaşandığını, kendisinin sabaha karşı uyuduğunu ve kapının saat 07.39’da çalınmasıyla uyandığını anlattı. Dışarıdan bir kişinin “Berkin’in kafası kırıldı ve hastaneye götürüldü” dediğini belirten baba Elvan, ilkin sağlık ocağına, sonra da Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gittiğini söyledi. Bugüne kadar karakolun önünden dahi geçmiş biri olmadığını anlatan Elvan, “Polisle hiçbir şekilde işim olmaz” dedi.

Polis karakola çağırmış

Fakat Berkin’in vurulmasından 11 gün önce, 5 Haziran’da telefonla aranarak, oğlu Berkin’le ile birlikte Vatan Caddesi’ndeki İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’ne gittiğini kaydeden Elvan, şunları söyledi: “Bir binanın içerisine girdik. Merdiven boşluğunda koltuklar vardı. Bir şahıs bizi alıp binanın üçüncü katına çıkardı. İçeri girdiğimizde bir bayan vardı. Sivil giyimliydi. Bay şahıslardan biri, ‘Ben de Aleviyim. Elazığlıyım, korkacak bir şey yok’ dedi. Daha sonra üç sivil erkek daha geldi. Bu şekilde, içerde dört erkek ve bir bayan polis memuru ile baş başa kaldık. Bay şahıslardan bir tanesi, Berkin’e sorular sormaya başladı. Grup Yorum’dan bahsettiler. Aslında kendilerinin de Grup Yorum’u sevdiğini fakat Grup Yorum’un devlete karşı geldiğini, Berkin’in Grup Yorum’u sevdiğini, konserlere gittiğini, eylemlere katıldığını, bunu tasvip etmediklerini söylediler. ‘Sen bunlardan uzak dur, baban işinde gücünde, çalışan bir insan’ şeklinde Berkin’e tavsiyelerde bulundular. Cezaevinde, Ferhat Gerçek de dahil birçok kişinin olduğunu, bunların sakat kaldığını, bir çoğunun hayatıyla bedel ödediğini söylediler. Berkin’e ‘Bunlara karışma, ailenle birlikte ol’ diye söylediler. Hatta Yürüyüş dergisini ve diğer dergileri gösterip bunların yalan yanlış olduğunu, gerçeğin devlet olduğunu söylediler.”

Kendilerini sorgulayan polis memurlarından ikisinin uzun boylu olduğunu anlatan Elvan, Elazığlı olan polisin açık tenli ve saçının kahverengi olduğunu belirtti. Berkin’e soru soran kişinin atletik yapılı olduğunu belirten Elvan, “Oğlumu emniyet biliyordu. 5 Haziran’da bizi Emniyet’ten çağırdıklarından bu anlaşılıyor. Sordukları sorulardan Berkin’i tanıdıkları anlaşılıyordu. Ben oğlumun bilerek öldürüldüğünü düşünüyorum” diye konuştu. Başbakan’dan, İl Emniyet Müdürü ve Vali’den şikayetçi olduğunu belirten Elvan, “Başbakan eşimi terör örgütü diye yuhalattı” dedi.

Gülsüm Elvan: "O misketler çocuğun oyuncağıydı"

Anne Gülsüm Elvan, Berkin'in 16 Haziran sabahı saat 07.00 sularında ekmek almak için evden çıktığını belirterek, şunları söyledi:

“Ben çay koydum. Ekmek almaya gidecektim. Ancak daha önceden ayağım kırıldığı için ‘Anne bir şey olursa kaçamazsın, ben kaçarım, koşa koşa gider gelirim’ dedi. Ancak aradan biraz zaman geçince kendisine kızdım. Çünkü zaman zaman gelmez, arkadaşlarına dalar. Tam ben çıkacakken zil çaldı. Birisinin Berkin’in kafasının kırıldığını söylediğini duydum. Bu çocuk yürümeyi bilmiyordu. Yürümesi koşar gibidir. Hareketli bir çocuktur. Ben düşerek yaralandığını düşündüm. Hastaneye geldiğimde kafasına gaz kapsülü geldiğini öğrendim” dedi. Anne Elvan, Başbakan Erdoğan ’dan şikayetçi olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: “Ben çocuğumun tabutuna kırmızı bayrak serdim. Türk bayrağı bizim için semboldür ancak Pir Sultan Abdal geleneğinden gelen bir insanım. Bu nedenle kırmızı bayrağı sarmıştım. Ancak çocuğumun mezarına attığım, başımdaki tülbenttir. Ben çocuğumun mezarına bilye atarken silah diye atmadım. Arkadaşlarıyla oynadığı bilye ve misketleri attım. Hatta bilyeleri de ben atmadım. Berkin’in arkadaşları attı. Başbakan, ‘Emri ben verdim, polisler destan yazdı’ dedi. Bu nedenle kendisinden şikayetçiyim.”

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Feyzioğlu aileyi ziyaret etti

Öte yandan, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu da bugün Berkin Elvan'ın ailesini ziyaret etti. Berkin Elvan'ın babası Sami Elvan ile anne Gülsüm Elvan'ı Okmeydanı Mahmut Şevket Paşa mahallesindeki evinde saat 11.00 sıralarında ziyaret eden Feyzioğlu, "Aileyi ziyaret ettik. Tam desteğimizi elbette ki veriyoruz. Son derece üzücü bir durum. Biz terörist bir aileye değil, bildiğimiz Anadolu ailesinin evine konuk olduk. Böyle durumlarda başsağlığı dilenmez. Taziyemizi, üzüntümüzü sunarız. Evladını kaybetmiş bir aileye 'başın sağ olsun' demeyi ben açıkçası o aileye saygısızlık gibi görürüm" dedi.

Feyzioğlu, ziyaret sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada da şunları söyledi:

"Tanık ifadeleri ortaya çıkıyor. Bu önemli bir gelişme. Umut ediyorum ortaya çıkan delilleri karartmak için kimse bir girişimde bulunmaz. Bunun takipçisiyiz. Miting meydanlarında ülkenin başbakanının Berkin'i terörist olmakla suçladığı bir ortamda size soruyorum. Savcısı, polisi serbestçe çalışabilir mi? Kendi işlerine geldiğinde 'Yargıya intikal etmiştir' deyip susuyorlar. Ama suçlamak istediklerinde 15 yaşındaki bir evladı, 'terörist' olarak suçluyorlar. Ekmek almaya gitmiş evladımızı öldürenlerin peşine düşmeyeceksin, mazeret olarak diyeceksin ki, 'Dışarıda protesto ediyordu'. Ben de anladıkları lisanda söyleyeyim. Velev ki protesto ediyordu. Onu öldürmeye hakkınız var mıydı? Velev ki cebinde sapan vardı. Kafasına gaz bombası atmaya hakkınız var mıydı? O yüzden Berkin ekmek almaya giderken vuruldu. Ama protesto etmeye de gitmiş olabilirdi. O da onun temel hakkıydı. Eğer cebinde taş varsa, onun gereğini ayrıca yaparsın ki yoktu. Bunlar tamamen bir ailenin, bir evladın üzerinden diğer insanlarımıza düşmanlık aşılama konuşmalarıdır. Çok tehlikelidir. Mezhepçilik içeren konuşmalardır. Türkiye'yi alevi, sünni diye bölmeye hizmet etmekten başka işe yaramaz. Biz bu soruşturmanın sonuna kadar takipçisiyiz."

Berkin Elvan'ın vurulmasına tanık olanlara, mahalleliye, yetkililere yönelik baskılar ve göz korkutma amaçlı girişimler olduğu bilgisini aldıklarını da belirten Feyzioğlu, bunların takipçisi olacaklarını açıkladı.

CNN Türk

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.