Anayasa paketi ile ilgili referandumdan evet çıkacağı kanaatinde olduğunu söyleyen Prof. Dr. Baskın Oran, "Ben de evet oyu vereceğim. Bu konuda kararım kesin" dedi.

Muğla'nın Bodrum ilçesindeki çalışma ofisinde 12 Eylül'de yapılacak referandum konusunda görüş ve düşüncelerini açıklayan yazar Prof. Dr. Baskın Oran, kendisinin de 'Evet' oyu kullanacağını söyledi. "Bunun sebepleri çok net ve basit" diyen Oran, 3 madde halinde bunların ne olduğunu şöyle anlattı:

"Bir kere her şeyden önce ilke olarak bir darbe anayasasından kıl koparmak sevaptır. Bu 12 Eylül Anayasası'nı başından sonuna değiştirmek isterdik, onu yapamıyoruz. Hiç olmazsa AK Parti'nin kısmi değişiklik yapmasına evet diyorum. İkincisi, paketin en önemli yanını destekliyorum. Yani yargının Türkiye'deki kuvvetler dengesini oluşturacak biçimde yerine oturtulması açısından. Türkiye'de şu anda kuvvetler dengesi yok. Şu anda yargı devleti denetliyor ama devlet hiçbir biçimde yargıyı denetleyemiyor. Yargı niçin denetlenmek zorunda. Çünkü yargı, hukuka karşı karar verebiliyor. Anayasa'nın çok açık hüküm ihtiva eden 148. maddesine rağmen ne olduğunu hatırlatayım. Anayasa Mahkemesi Meclis'in yaptığı Anayasa değişikliklerini sadece ve sadece şekil bakımından denetleyebilir. İçerik bakımında denetleyemez. Şekil bakımından derken de şu şu şu diye tahdidi olarak saymıştır, Anayasa'nın 148. maddesi. Anayasa Mahkemesi yani yüksek yargı, Anayasa'da sanki böyle bir madde yokmuş gibi içeriye girdi ve karar verdi. Bunu daha önce iki kere yaptı. Biri türban kararında, biri de 367 kararında. Yargı hukuku ihlal ettiği zaman denetlenemiyor. Bunun mutlaka durdurulması lazım. Üçüncü olarak bu yargının artık doğru yere oturtulmasının yanı sıra bir takım olumlu şeyler var. Yetersiz ama desteklenmesi gereken şeyler. Mesela 'Dezavantajlı gruplara yapılacak pozitif ayrımcılık eşitliği bozmaz' diyor. Kamu görevlilerinin toplu sözleşme hakkını tanıyor. Bu sendikalaşmanın ötesinde yarın grev hakkının tanınmasına yol açabilir.
Sendikalara getirilmiş 12 Eylül yasaklarını azaltıyor. İnsan hakları açısından fevkalade önemli olan ombudsmanlık geliyor. Partisi kapatılan milletvekilinin milletvekilliğinin düşürülmesini engelliyor. Askerler bazı suçlar için sivil mahkemelerde yargılanacak. Siviller asker mahkemelerinde yargılanmayacak. Ayrıca genel kurmay başkanı ve kuvvet komutanları için yüce divan getiriliyor. Ve de çok simgesel olmakla birlikte Anayasa'daki geçici 15.madde kaldırılıyor ki 12 Eylül darbecileri hakkında davalar açılabilsin.


 

Açılacak mı açılmayacak mı bu hukuk tartışmasına yol açacak. Fakat hiç olmazsa dava açmayı engelleyen durumun ortadan kalkması çok önemli bir adım" dedi.
Muhalefet partilerinin referandumla ilgili "hayır" kampanyaları ve bu konudaki çalışmalarına ilişkin soru üzerine "İster havaya açılsınlar, ister denize açılsınlar, ister yerin altına girsinler onların yaptığı AK Parti'ye muhalefettir" diyen Prof. Dr. Baskın Oran, sözlerine şöyle devam etti:
"Bakın bu değişiklikleri ben getirmiş olsam veya siz getirmiş olsanız bunlar bu kadar muhalefet etmezdi, belki hiç muhalefet etmezdi. Bunlar iki türlü muhalefet ediyorlar. Bir, AK Parti'nin getirdiği ne olursa olsun hemen yüksek yargıya koşup, yüksek yargı ile sanki mukaveleleri varmış gibi iptal ettirmeye çalışıyorlar. İkincisi siz şimdiye kadar bunu niye yapmadınız, bunu niye yapmıyorsunuz diyerek küçümsemeye çalışıyorlar. Mesela bu geçici 15. maddenin kaldırılması teklifi üzerine dediler ki 'TSK İç Hizmet Kanunu'ndaki 35. madde askerlere adeta yetki veriyor, darbe yapma yetkisi veriyor. Bunu şimdiye kadar kaldırmadınız' dediler. Şimdi akıllarına geldi. Bu özellikle CHP'nin temsil ettiği muhalefet zihniyetinin bir yöntemi. Aklına ne gelirse ortaya atıp yapılmak istenen reform veya reforma benzeri girişimlere karşı çıkmak."


"Bugünün muhafazakarları Kemalist'tir" diyen Oran, "Bugün maalesef Kemalizm, Mustafa Kemal'i berbat etmiş bir durumdadır. Bu günün muhafazakarları Kemalistler'dir. Mustafa Kemal kendi zamanında dondurmayalım, doktrin yapmayalım aleyhimize olur dediği halde çok açık beyanları olduğu halde ölümünden sonra CHP Mustafa Kemal'in yaptığı reformları sanki 1920 ve 30'lardan beri Türkiye ve dünya hiç değişmemişçesine aldı. Bugün Kemalistlerin yapmak istedikleri 1930'lara dönmektir. Bu gericiliktir. Aynı zamanda da bölücülüktür. Çünkü bütün dünya azınlıklara, dezavantajlı gruplara ve farklı insanlara çeşitli özgürlükler tanırken, onların haklarını vermekle birbiri ile yarışırken, 1930'ların tek parti, tek dil gibi tekçi uygulamalarına geri dönmeyi Kemalizm sanıyorlar şuandaki Kemalistler. Bunları bu arkadaşlarımızın tekrar düşünmesinde sonsuz yarar vardır" ifadelerini kullandı.


Referandumda "Evet" oranının yüzde 50'nin üzerinde olacağını söyleyen Prof. Dr. Baskın Oran, sözlerini şöyle tamamladı.

"Ama tabii 12 Eylül Anayasası'nın geçtiği gibi yüzde 95 geçmeyecek. Şu anda tam bir kamuoyu var. 12 Eylül'de kamuoyu yoktu. Onun için yüzde 95, yüzde 93 bilmem ne çıktı. Şimdi o kadar güçlü çıkmayacak. Çünkü Türkiye'de büyük ölçüde fikir özgürlüğü var."


Haber Türk

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.