Ergenekon savcılarına tazminat davası

Muammer Karabulut'un avukatı Bayram Atasoy tarafından Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tazminat davasında, İstanbul Cumhuriyet Savcıları Zekeriya Öz, M. Ali Pekgüzel ve Nihat Taşkın'ın, kamuoyunda Ergenekon olarak bilinen soruşturma dosyasının özel yetkili Cumhuriyet Savcıları olduğu, vekili Muammer Karabulut'un ise bu savcıların talebi ve istemi doğrultusunda Antalya'da 23 Ocak 2008'de gözaltına alınarak tutuklandığını hatırlattı.

Davalı cumhuriyet savcılarının yürüttükleri soruşturma sonucu, ''Lobi Çokgizli Aralık 1999/İstanbul'' başlıklı dokümanın, Karabulut'un iş yerinde ele geçirildiği gerekçesiyle tutuklanmasına neden olduklarını savunan Atasoy, dilekçesinde, ''Gerçeğe aykırı olarak düzenlenen iddianame ve öncesi yapılan aramalar Türk Medeni Kanunu 25. madde karşısında açıkça kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. Bu açıdan dava, davacının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesinde görülecek davalardandır'' ifadesini kullandı.

Muammer Karabulut'un kamuya mal olmuş bir kişi olduğunu savunan Atasoy, üç cumhuriyet savcısı hakkında şu suçlamalarda bulundu:

''Mahkemedeki 29 Aralık 2008 tarihli itiraz da ise davalılar, 'İddianamede, kendisinden bu dokümanın çıktığının yazılı olmadığı' yönünde mütalaa vererek, başından itibaren yürüttükleri soruşturma dosyasını hiç incelemeden, altında imzaları bulunan iddianameyi dahi hiç okumadan görev yaptıklarını açıkça itiraf etmişlerdir. Aynı zamanda bu beyanlarıyla açıkça ve alenen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2008/2009 sayılı iddianamenin 219. sayfasındaki vekil edenim ile ilgili bölümü dahi yalanlamışlardır. Ancak dava dosyasının incelenmesi sonucu vekil edenin iş yerinin değil, evinin arandığı ve böyle bir belgenin de bulunmadığı, polisin hatası sonucu böyle bir iddianın iddianameye girmiş olduğu ve iddianamede hata yapıldığı 41 duruşma sonrasında ve tam 11 ay tutukluluktan sonra anlaşılabilmiştir.''

Avukat Bayram Atasoy, Karabulut'un yargılama sürecinde hem şahsının, hem ailesinin, hem de sosyal çevresinin maddi ve manevi olarak etkilendiğini belirttiği dilekçede, Karabulut'un, tutuklu kaldığı süre içinde babasını kaybettiğini, cenazesine katılamadığını, cenazenin kaldırılmasından üç gün sonra tahliye edildiğini kaydetti.

Atasoy, dava açma gerekçelerini de şöyle sıraladı:

''Davalıların görevlerini kötüye kullanmaları - ihmal etmeleri sonucu vekil eden 11 ay tutuklu kalmış, toplumsal olarak yaşadığı diğer üzüntü ve sıkıntıları da göz önünde bulundurularak, kısmen de olsa yaşadığı üzüntü ve acıları dindirebilmek için 30 bin TL manevi tazminatın yasal faizleriyle birlikte davalılardan müteselsilen alınarak vekil edene ödenmesi için dava açmak durumunda kalınmıştır. Vekil edenin uğradığı haksız ve dayanaksız saldırı sonucu uğradığı zarar ile ağır şartlarda 11 ay devam eden tutukluluğunun da dikkate alarak, TCK'ın 'kişi hürriyetinden yoksun kılma', 'görevi kötüye kullanma', 'iftira' ve 'suç uydurmaya' ilişkin oluşan kuvvetli şüphe de göz önüne alınarak, soruşturma ve iddianame savcıları olan Zekeriya Öz, Mehmet Ali Pekgüzel ve Nihat Taşkın'dan müteselsil 30 bin TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan alınmasına karar verilmesini talep ve dava ederim.''

Atasoy, gazetecilere yaptığı açıklamada da, Karabulut'un, haksız şekilde cezaevinde kaldığını savunarak, ''Tazminat davasının yanı sıra bu savcılar hakkında HSYK'ya da 'görevi kötüye kullanma' ve 'görevi ihmal' suçlamasıyla şikayette bulunmuştuk. Bu süreç de devam ediyor'' dedi.

Atasoy, tazminat davasının Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görüleceğini bildirdi. (AA)


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.