Gazetecinin yargılandığı davada fıkra gibi savunma
Adıyaman’da yayımlanan Gerger Fırat gazetesi sahibi Hacı Boğatekin'in yargılandığı "WC" davasında ilginç diyaloglar yaşandı. 2013 yılında “Bodin köy okulunun WC’sini Kaymakam ile Vali çaldı mı?”başlıklı haberde , köyün prefabrik WC’sini alan Kaymakamı haber yapan Boğatekin, “Valinin kıçına WC gerekli de Bodin çocuklarına gerekmez mi?” diye yazmıştı. Bu sözleri "hakaret" olarak kabul eden Vali, Boğatekin'e dava açmıştı.

Davasının 19 Haziran 2014 tarihindeki duruşmasında Boğatekin’i savunan avukatlardan olan ÇHD İstanbul Şube Başkanı Av. Taylan Tanay "Halk arasındaki isim ise 'g.t’tür. G.t’ü göt olarak tarif etmekten daha güzel daha haklı bir tarif olamaz" dedi. Savunmasının devamında “Keşke bu duruşmada Adıyaman Valisinin kıçını ya da götünü tartışmak yerine devlet adına bu halka yol, su, okul, sağlık, eğitim gibi temel konularda verdiği hizmetleri konuşup, tartışıp eleştirebilseydik" diyen Tanay, valinin yanlış yaptığını söyledi.

"Kıç kelimesini araştırdık"

Tanay'ın sözleri şöyle:

“Müvekkilim Boğatekin, halktan yana yazan bir gazetecidir. Savaya konu Bodin okulunun WC’sini kim çaldı başlıklı haberi doğru ve halkı bilgilendirme amaçlıdır. Haberde geçen KIÇ kelimesini Türkçe dil sözlüğünde araştırdık. Kıç’ın 4 değişik ismi var. Bunlardan 'anüs, makat, kıç ve g.t’tür. 'Anüs ve makat' genellikle tıp literatüründe kullanılan kelimeler olup bunları daha çok sağlık personeli bilir. Halk arasında söylenen ise 'kıç' ve 'g.t’tür. 'Kıç' biraz kibarlaştırılmış şeklidir. Halk arasındaki isim ise 'g.t’tür. 'G.t’ü 'g.t' olarak tarif etmekten daha güzel daha haklı bir tarif olamaz. 'Kıç' ve 'g.t' yada anüs ve makat sözcükleri suç sayılamaz.”

"Keşke valinin 'g...ünü' tartışmak yerine..."

“Keşke bu duruşmada Adıyaman Valisinin kıçını yada g.tünü tartışmak yerine devlet adına bu halka yol, su, okul, sağlık, eğitim gibi temel konularda verdiği hizmetleri konuşup, tartışıp eleştirebilseydik. Bu hem halk için hem de Vali için yararlı olurdu. Tam iki saattir burada Vali’nin kıçını konuşur olduk. Valimiz burada yanlış yapmıştır. Dilerim ki bu yanlışından dönme erdemini gösterir. Müvekkilimin haberi kamu yararı içermektedir. İyi ki yazmıştır. Yazmamış olsaydı tuvaletin çalındığı kim bilebilirdi.”

Gerger Fırat gazetesinin haberine göre, 3 avukatın Boğatekin'i savunduğu duruşmada, onlarca avukat da dinleyici olarak yer aldı.

Duruşmada ikinci savunmayı ÖHD yöneticilerinden Avukat Mazlum Dinç yaptı.

Türkiye'nin, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü'nün son raporunda 158. sıraya girdiğini hatırlatan Dinç, "Basın özgürlüğü konusunda Afrika’nın bir çok ülkesi Türkiye’nin ilerisine geçmiştir. Bu da insanı utandırıyor. Günümüz Türkiye’sinde Hakkari’nin Uludere’sinde 34 insan katlediliyor, devlet sessiz. Ama görüyorum ki gazeteci Boğatekin’in haberinde geçen Vali’nin Kıçı cümlesine devlet seferberlik başlatmış. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde bu tür davalarda verilen kararlar ortada. Müvekkilimin beraatını talep ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Son savunma sanığın avukat olan oğlundan

Gazeteci Haci Boğatekin’i ÖHD kuruluşu adına savunan ve aynı zamanda sanık konumundaki gazeteci Boğatekin’in de oğlu olan Avukat Hüseyin Boğatekin şunları söyledi:

“Bunca soruşturma ve davadan yılmadan, tarafsız ve korkusuzca yazmaya devam diyen 65 yaşındaki belalı gazeteci babanın oğlu olarak bugün babamı savunurken zorlanacağımı da biliyorum. Böyle devrimci ve halkçı bir babayı savunmaktan da gurur duyuyorum. Müvekkilim Haci Boğatekin hakkında açılan bu davada iki önemli hukuka aykırılık vardır. İddianame diye bir şey yoktur. Vali’nin şikayet dilekçesini savcı iddianame yapmıştır. İkinci olarak yayın durdurma kararı verilirken kesin yargıya varıldı denilerek hakimliğiniz adeta ihsası reyde bulunmuştur. Bu ihsası reye bakıldığında sanki mahkeme mahkumiyet kararını vermiştir izlenimi yaratılmıştır.”

Hakim, Avukat Boğatekin’in sözünü keserek “Beni ihsası reyden dolayı reddetme gibi bir talebiniz mi var” deyince, Boğatekin, “Şimdilik redde gerek duymuyoruz. Ama tarafsız bir yargılama beklediğimizi ve bu konularda eleştirdiğimizi söylüyoruz. Ayrıca, Vali hakkında mahkemeniz yakalama kararı çıkartmış. Buna rağmen Vali duruşmaya gelmemiş, sorularımızdan kaçmıştır. Tutuklanması gerekir. Normal bir vatandaşa bu prosedür uygulansaydı son aşaması tutuklama olurdu. Ama Vali’ye hiçbir işlem yapılmadığı gibi mahkeme kararından döndük diye bir karar da almamıştır. Buda hukuka aykırılıktır” diye konuştu.

Olay nasıl oldu

Köylülerden Hasan Aksakallı yaşananları şöyle anlatmıştı:

"Kurban bayramı öncesi baktık ki köy okulunun WC’sini çalmışlar. Çevre köylülere sorduk, WC’nin Kaymakam Ömer Bilgin tarafından alınıp götürüldüğünü öğrendik. İlçeye koştum, Kaymakamla görüşmek istedim. Ancak görüşemedim. Daha açıkçası Kaymakamın benimle görüşmek istemediğini söylediler. Epey bekledim merdivende kendisine sordum, Kaymakam aynen şunu söyledi:

“Şahintepe’de açılış var, Vali gelecek. Acilen WC’ye ihtiyaç vardı, bende gelip sizin köyünkini aldım. Ben Kaymakamım' dedi. Ben de dönüp kendisine 'Ben de köyün 1. azasıyım. Haberim niye yok' dedim. Adıyaman milletvekili Mehmet Metiner’e telefon ettim. Olayı anlattım. Yarım saat sonra Metiner’in danışmanı beni aradı. 'Okulunuzun WC’sini Kaymakam almış, Şahintepe’ye kurmuş. Tekrar iade edecek ve sizi bilgilendirecek' dedi. Ama, günler geçti. Ne arayan oldu ne de çalınan ya da alınan WC yerine geldi. Kaymakamı şikayete karar verdik. Kaymakamın evinde makamında lüks WC’leri var. Bodin köyü okulunda bir tek WC var. Bu okul 1976 yılında yapıldı. Onlarca yıl WC yoktu. 4 yıl önce zor bela prefabrik yapıldı. Onu da Kaymakam aldı. Çok ayıp, çok ayıp.”

CNN Türk

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.