'Oktay hakkında açılacak davaya müdahil olacağım'


Oktay'ın HSYK'yı etkisi altına aldığını, 18 ay içerisinde yedi kez görev yerinin değiştirildiğini anlatan Altın, o döneme ilişkin dava açılması halinde müdahil olacağını vurguladı. Eski DGM Savcısı, "93 ve 96 yılları arasında yapılan atamalar, terfilerle birlikte HSYK'nın almış olduğu tüm kararlar kanunlara aykırı yapılmıştır." dedi. Meclis'in Oktay dönemindeki icraatlar hakkında soruşturma açması gerektiğini belirten Altın, böylece yargıdaki yapılanmanın ne boyutta olduğunun ortaya çıkacağına işaret etti.

Eski DGM Savcısı Hüseyin Altın, Seyfi Oktay'ın bakanlığı döneminde HSYK başkan vekili olan Hakkı Süha Terzibaşıoğlu'nun, HSYK'nın arşivlerin inaçılması talebini sonuna kadar desteklediğini söyledi. Kurul içerisinde kararların nasıl alındığını ve verilen kararların ne derece siyasi olduğunun bilinmesi gerektiğini söyleyen Altın, son zamanlarda yargıda alınan bazı hukuk dışı kararların o dönemin ürünü olduğunun altını çizdi. Altın'ın sürgün hayatının başlangıcı ise ilginç. Altın, 1992 yılında Adapazarı'nda ağır ceza mahkemesi savcısı olarak terör suçlarına bakar. Aynı zamanda cezaevinden de sorumludur. Yasa dışı bir grubun üniversiteyi bastığı ve olaylar çıkarttığını öğrenir. Kendisinin olmadığı sırada bir savcı arkadaşı öğrencileri sorgular ve serbest bırakır. Şüphelenen Altın, daha sonra aynı grubu kendisi sorguya alır. Dört kişinin PKK'nın dağ kadrosuna katılmak üzere olduğu sırada yakalandığını tespit eder. Dosyayı İstanbul DGM'ye göndermek için hazırlıklara başlar. Fakat SHP il teşkilatı baskı yaparak dönemin Adapazarı cumhuriyet başsavcısına giderek, Altın'ın dosyayı İstanbul'a göndermemesini, tutuklananları tahliye edecek hâkimi ayarladıklarını söyler. SHP'nin baskısına aldırış etmeyen Altın, dosyayı İstanbul DGM'ye gönderir. Sürgün hayatı da böylelikle başlar.

Seyfi Oktay'ın Ceza Muhakemeleri Kanunu'nda yapmış olduğu düzenlemeye terör örgütleri ve sanıklar lehinde olduğu için itiraz eder ve gerekçelerini anlatan bir yazı yazar. Seyfi Oktay'ın kara listesindeki yerini alır. Birinci sınıf savcı olması ve görevindeki almış olduğu puanlar gereği Yargıtay üyeliğine seçilmesi gerekirken Diyarbakır DGM Savcılığı'na tayini çıkar. Seyfi Oktay'ın HSYK'ya yaptığı baskı ile kendisi hakkında çıkan kararlar hep 3'e karşı 4 oyla alınır. Altın, "Beni meslekten yıldırmak ve soğutmak için o kadar acımasızca kararlar aldılar ki, görevimle ilgili bir kusur bulamayınca dini inancım Oktay ve onun gibi düşünenlerin hep sorunu olmuştur." diyor. Altın, Oktay'ın HSYK'dan istediği kararları çıkartmak için HSYK yedek üyesi Mehmet Yıldız'ın kendisini kurulda temsil etmemesi için kurulun 8. maddesinde değişiklik yaptığını söylüyor. Kurulun Anayasa'ya aykırı olarak karar aldığını vurgulayan Altın, 1993-96'da kurulun aldığı tüm kararların şaibeli ve hukuken yok hükmünde olduğunu aktarıyor. Yargı içerisinde bu şekilde derin yapılanmanın olabileceğinin üzerinde duran Altın, HSYK kararlarının ve arşivlerinin kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirtiyor.



Zaman

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.