Üç askerin aileleri, AİHM'e gidiyor

Adana'da 2'si vatani görevini yaparken, 1'i ise uzman çavuş olarak görev yaptığı garnizonda hayatını kaybeden 3 gencin ailesi, Türkiye'de çocuklarının haklarını sivil mahkemelerde arayamadıkları ve askeri mahkemelerin de takipsizlik kararı verdiği gerekçesiyle hukuk mücadelesini AİHM'e taşıyor.

İnsan Hakları Derneği'nin verilerine göre, askerde kaza ya da intihar yoluyla hayatını kaybeden 850-900 civarında genç bulunuyor. Bu gençlerden 3'ü de Adanalı. Bunlardan Recep Altunbaş (20), Konya'da vatani görevini yaparken, iddiaya göre 25 Ocak 2008'de kendini asarak intihar etti. Volkan Kamalak ise Ağrı'da vatani görevini yaparken 9 Eylül 2009'da atış poligonunda kafasına ateş ederek intihar etti. Şırnak'ın Cizre ilçesinde Uzman Çavuş olarak görev yapan 24 yaşındaki Ahmet Solgun ise 30 Eylül 2009'da kaza kurşunuyla öldü.

Adanalı bu gençlerin aileleri çocuklarının gerçek ölüm nedeninin saklandığını ileri sürerek, ölüm nedenlerinin araştırılması için mahkemeye başvurdu. Gençler askerde hayatını kaybettiği için davaya askeri mahkeme baktı.

Ancak 3 aile de olaylara askeri mahkemede baktığı için bir sonuç alamamaktan yakınıyor. Kamalak ailesinin yapmış olduğu tüm müracaatlara rağmen askeri mahkeme takipsizlik kararı verdi. Takipsizlik kararına itiraz ise reddedildi. Aile bu nedenle AİHM'e başvurdu. Diğer ailelerin başvuruları da askeri mahkemeler tarafından inceleniyor. Onlarda askeri mahkemeden bir sonuç çıkmayacağını belirterek AİHM'ye gideceklerini belirtti.

Volkan Kamalak'ın babası Hayri Kamalak (52), 9 Eylül 2009'da atış alanında evladını kaybettiğini belirterek, "Oğlumu düğünle askere gönderdik ölüsü geldi. Daha sonra soruşturma açıldığını ve devam ettiğini söylediler. Soruşturmanın nerede nasıl yapıldığını bilmiyoruz. Birkaç yerde soruşturmanın devam ettiğini söylediler. Sonuçta 9 ay sonra otopsi raporu çıktı. Balistik raporlar da çıktı. Volkan'ın asker arkadaşlarının terhisine 15-20 gün kala, askeri mahkeme takipsizlik kararı verdi. Biz de bu sırada duruşmanın yapılmasını bekliyorduk. Takipsizlik kararı verilmesi bizi yürekten yaraladı. Biz takipsizliğe itiraz dilekçesi verdik, ancak bu başvurumuzda 3-4 ay sonra reddedildi" dedi.

Türkiye'deki yargı yolları tıkandığı için avukatı aracılığıyla bütün dosyaları hazırladıklarını AİHM'ye başvurduklarını belirten Kamalak, şunları söyledi:
"Avukat başvurusunu yaptı. Acı olan şu ki askeri mahkemelerde bu tür ölümlere işlem aynı. Bizim gibi ailelerin kaderi aynı. Mahkeme kurulmadan karar veriliyor. Referandumdan dolayı umutlarımız vardı. Türkiye'de de askerdeki olayların sivil mahkemeleri taşınması umudu vardı. Fakat referandumdan 'evet' çıkmasına rağmen bu imkan olmadı. Biz kaderimizle başbaşa kaldık ama biz bunun peşini bırakmayacağız. Askerde çocukları ölen aileler olarak hakkımızı sonuna kadar arayacağız. Hakkımızı aramak için sınırları aşacağız."

Uzman Çavuş Ahmet Solgun'ın babası İdris Solgun (55) ise oğlunun Şırnak Cizre Düzova Karakolu'nda uzman çavuş olarak görev yaparken 30 Eylül 2009'da kaza kurşunu ile öldüğü haberini aldıklarını belirterek, "Çocuğumun problemi olmadığı halde, sabah ansızın geldiler kapıyı çaldılar ve çocuğumun kaza kurşunu ile öldüğünü söylediler. O süreçten bu zamana kadar 15-16 ay geçti. Hiç ilerleme olmadı. Mahkeme sürecinin başlaması için karar verilmesi gerekiyormuş. Çocuğa ne olup olmadığına, olayın nasıl geliştiğine dair karar verilecekmiş hala verilmemiş. Ayın 3'ünde karar verilmiş. Ancak bu karar nasıl oluyorsa bana ulaşmadı. Adresim belli olmasına rağmen bir türlü bana gelmedi" diye konuştu.

Türkiye'de 850-900 tane askerin vatani görevini yaparken, kaza kurşunu ya da intihar etti diye ailesine cenazesinin gönderildiğini ileri süren Solgun şöyle devam etti:
"Benim çocuğum 24 yaşında nişanlıydı evlilik hazırlığı yapıyordu hepsi yarım kaldı. Nikah günü bile almışlar ama eve tabutu geldi. Türkiye'de yargı süreci biterse bende AİHM'e gitmeyi düşünüyorum. Ben referanduma çok güvenmiştim. Hani askerler sivil mahkemede yargılanacaktı. Ama değişen bir şey olmadı askeri mahkeme aynen devam ediyor. Bu bizi çok üzüyor. Biz ülkemizi ve vatanımızı seviyoruz ama bu yapılan bize revamı. Yılmayacağım ölene kadar bu davayı bırakmayacağım."

Recep Altunbaş'ın annesi Fikriye Altunbaş (52) ise oğlunun intihar etmediğini, askerler oğlunun cenazesini getirdikten sonra açıp baktığını boğazında hiçbir iz olmadığını belirterek, oğlunu tehdit eden ve ölümüne neden olan uzman çavuşa kamu davası açıldığını ancak bir sonuç alınamadığını söyledi. Altunbaş, "Bende diğer aileler gibi AİHM'e başvuracağım" dedi.

Adana Barosu İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Mustafa Cinkılıç ise ailelerin yargılamaların sivil mahkemelerde yapılmasına ilişkin talebini değerlendirerek, bunun şu anda mümkün olmadığını söyledi. Referandumla anayasa değişikliğinin gerçekleşmesine karşın uyum yasalarının yapılmamasından dolayı anayasa ile yasalarda çelişki olduğunu söyleyen Cinkılıç, "Hükümetin uyum yasalarına ilişkin çalışmaları sürüyor. Yeni yasal düzenlemeler yapılıp uyum yasaları çıktıktan sonra herkes bu haklardan yararlanabilecek" diye konuştu.



CİHAN


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.