Vicdan malul, adalet emekli...


İSMAİL SAYMAZ


İSTANBUL - “Bu işçilerin meslek hastalığına yakalandıklarına dair Meslek Hastalıkları Hastanesi’nden alacakları raporlar esas kabul edilerek sigortalı olup olmadıklarına bakılmaksızın malulen emekli edilmelerinde engel yoktur. Ölen insanlar ile yakınlarının ve halen hastalıkla boğuşan insanların mağduriyetlerinin karşılanması mümkün değildir. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) bu işçilerin emekliliklerini bir an önce gerçekleştirmesi, kamu vicdanında bir nebze de olsa rahatlamaya neden olacaktır.”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı İş Teftiş Kurulu İstanbul Grup Başkanlığı’nca Mart 2009’da bakanlığa bağlı SGK’ya gönderilen bu önerinin, bir buçuk yıldır dikkate alınmadığı ortaya çıktı. Bakanlık, yüzde 90’ı sigortasız çalışmış, ‘silikozis’ nedeniyle art arda ölen kot kumlama işçilerinin malulen emekliliği için, o iş yerinde görev yaptıklarını yargıda kanıtlamayı şart koşuyor. Oysa silikozis hastaları, Bingöllü Recep Sönmez gibi, ne İstanbul’a kadar gelebilecek takate ne de bir davayı sürdürecek ‘uzun’ bir ömre sahip...

Bakanlık İş Teftiş İstanbul Grup Başkanlığı, 2007 -2008’de 88 kot imalat atölyesine denetim için gittiyse de 21’i ya kapalıydı ya taşınmıştı. 2008’deki denetimde, bu atölyelerin yok olduğu saptandı. Rapor geçen yıl İş Teftiş Kurulu’na, kuruldan da SGK’ya iletildi. İşverenlere ağır eleştirilerin yer aldığı raporda kayıt dışı oldukları için atölyelere ulaşılamadığı anlatılıyordu.

Raporda, hayati bir öneri vardı: Silikozisliler hastalıklarını Meslek Hastalıkları Hastanesi’nden alacakları bir raporla kanıtlarsa malulen emekli edilmeliydi. Bu ‘kamu vicdanı’ için şarttı.

Ancak Bakanlık, öneriyi bir buçuk yıldır yok sayıyor. Kot kumlamacılığı bir buçuk yıl önce yasaklandığı, 43 işçi genç yaşta öldüğü, atölyeler artık tarihe karıştığı halde Bakanlık, silikozisli işçilerin ‘malulen emekli’ olma talebi için, sigortalı olma, eğer değilse o iş yerinde çalıştığını kanıtlama şartı koyuyor.

‘Kanıtlamak’ için de bir iş mahkemesinde ‘tespit davası’ açmak, davayı kazanıp iş yerinde çalıştığını karara bağlatmak gerekiyor. Oysa ‘Kot Kumlama İşçileri Dayanışma Komitesi’ sözcüsü ve silikosiz hastası Abdulhalim Demir’e göre, işçilerin yüzde 90’ının sigortasız çalıştığı sektörde, kendisi sigortalı olduğu halde emekli olamıyor: “Davalar 5-10 yıl sürüyor. Ömrümüz o kadar değil.”Demir, sigortalı olup malulen emeklilik hakkı elde edebilenlerin 10 kişiyi geçmeyeceğini belirtirken, silikozisi ilk tespit eden İstanbul Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Zeki Kılıçarslan, malulen emeklilik ‘maratonunu’ şöyle özetliyor: “Meslek Hastalıkları Hastanesi’nden rapor alıyorsunuz. Bu, ilk tespit oluyor. Sonra müfettişi işyeri adresine gidip tespit yapıyor. İşyeri dağılmış. İspatı mümkün olmuyor. Tespit davası açmalı. Oysa tespit raporundan sonra incelemeye ihtiyaç yok. Çünkü silikozis meslek dışında oluşmaz.”

Recep ne yapsın?
Örneğin geçen temmuzda dört başvuru oldu. Biri, 20 yaşındaki Bingöllü Recep Sönmez’di. Recep o kadar hastaydı ki, İstanbul’a bile gelememiş, ifadesini yazılı göndermişti: “Ben 2000 -2005 arasında İstanbul Esenyurt Esen Yıkama’da ve adını bilmediğim fabrikalarda kısa süreyle çalıştım. Çalıştığım yerlerde sigortam yapılmadı. Çalıştığım yer iki metrekarelik odaydı. Havalandırma yetersiz olduğundan, toz içeride kalıyordu.” Recep Sönmez’in 10- 15 yaşlarındayken sigortasız çalıştığını söylediği şirket tarihe karıştığından, müfettişler adreste kimseyi bulamadı. Buna rağmen, Recep’in emekli edilmesini istediler. Fakat yine son söz, SGK’da...




Radikal

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.