Anayasa görüşmelerinde gerginlik

AK Parti İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu başkanlığındaki komisyon, AK Parti milletvekillerince verilen \"Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi\"ni görüşmek üzere toplandı.

Teklifte, Anayasa\'nın 10, 20, 23, 41, 51, 53, 54, 69, 74, 84, 94, 125, 128, 129, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 156, 157, 159. ve 166. maddelerinde değişiklik öngörülüyor.

Teklifte, Anayasa\'nın Geçici 15. Maddesinin yürürlükten kaldırılması da yer alıyor. Hükümet adına Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek\'in yer aldığı toplantıya siyasi partilerin grup başkanvekillerinin yanı sıra bazı ihtisas komisyonlarının başkanları ile Anayasa Komisyonu üyesi olmayan çok sayıda milletvekili de katıldı. Çok sayıda basın mensubu da komisyon çalışmalarını izliyor.

Kuzu\'nun açıklaması

Kuzu, gündemdeki konunun, İstanbul Milletvekili, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan\'ın da aralarında bulunduğu 265 AK Parti\'linin imzasını taşıyan 2/656 sayılı teklifin görüşülmesi olduğunu söyledi. Anayasa konusunda kısa bir tarihçe bilgisi vermek istediğini belirten Kuzu, Anayasaların çok önemli temel metinler olduğunu ifade etti.

Burhan Kuzu, bir kaç ülke hariç, dünyanın her ülkesinde Anayasa olduğunu dile getirerek, Anayasa\'nın Türkiye\'de 150-200 yıldır tartışılan bir konu olduğunu kaydetti.

\"Geri kalmış ülkeler, her şeyi kurala bağlama metodunu benimsiyorlar\"

Kuzu, \"Gönlümüz isterdi ki bugün bu mesele bitmiş olsun ve biz bugün başka bir konuyu gündeme alalım. Ama maalesef siyasi olarak çalkantılı ülkelerde, bir noktaya kadar gelmesi, zaman içinde oluyor. Aynı sıkıntıları Avrupa ülkelerinin de yaşadığını biliyoruz. Anayasalar her şeyi tek başına çözecek metinler değil. 7 maddelik Amerikan Anayasası... İngiltere\'nin yazılı olarak hiç bir anayasası yok. Avrupa ülkelerine de baktığımız zaman, daha çok kısa metin biçiminde. Maalesef gelişmekte olan ve geri kalmış ülkeler, her şeyi kurala bağlama metodunu benimsiyorlar. Öyle olunca da anayasaları çok kabarık oluyor ve değişik yorumlara sebep oluyor, değişen şartlara da maalesef ayak uyduramıyor. Bu elde değil\" dedi.

Burhan Kuzu, \"Ancak şöyle bir usul de yok; \'anayasalarımızı o zaman biz de kısa yapalım da biz de gelişelim.\' Geliştiğimiz zaman kısa yazıyoruz. Yani arasında değişik bir ilişki var. İnşallah Türkiye oraya doğru da gidecektir. Tanzimat\'tan bu tarafa doğru baktığımızda bildiğiniz gibi; 1876, 1921, 1924, 1961 ve 1982 anayasaları var. Bu metinler değişik tarihlerde değişiklikler geçirmiş. Osmanlı\'da toplum, 1876 Anayasasının herhangi bir yerinde olmamıştır. Bir derleme de diyor ki \'O gün kıraathanelere soruldu; \'bir anayasa hazırlanmış ne diyorsunuz?\' Aldığımız cevaplardan gördük ki tebaanın yüzde 80 küsuru, bu metnin bir avcılık nizamnamesi olduğunu zannediyor. \'Kurtlar, kuşlar ne zaman avlanır, hangi mevsimde gidilir...\' Bu, bir anlamda toplumun dışında bir anayasa yapmanın, sıkıntılarını gösteriyor. Zaten uygulama imkanı da bulamadı\" diye konuştu.

\"2010 yılı Anayasa için geç bir tarih\"

TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Kuzu, Cumhuriyet döneminin anayasalarına, o dönemin şartlarında bakmak gerektiğini söyleyerek, \"Düşman gelmiş Eskişehir\'e, \'ya istiklal ya ölüm parolası atılmış ülkede\', Meclis anayasa hazırlıyor. Buna rağmen 1921 Anayasa\'sı, milli egemenliği en iyi şekilde vurgulayan metin olarak karşımıza çıkıyor\" dedi.

1924 Anayasası\'nın en milli ve darbe üzerine hazırlanmayan bir Anayasa olduğunu belirten Kuzu, \"Keşke 1961 Anayasasını hazırlayanlar, o metni olduğu gibi alıp içindeki eksiklikleri tamamlasalardı\" dedi. Burhan Kuzu, 2010 yılının, bir anayasa için, bin yılı aşkın Türk siyasi tarihinde geç bir tarih olduğunu kaydederek, \"Bizden yıllar sonra kurulmuş ABD anayasası için, 1787 diyorsunuz. Halbuki biz varken, ABD diye bir toplum söz konusu değildi\" diye konuştu.

1961 Anayasasının, Demokrat Parti\'liler bir kenara bırakılarak hazırlandığı için, 1982 Anayasasından çok daha iyi metin olmasına rağmen, yüzde 60 oyla kabul edildiğini ifade eden Kuzu, \"Daha sonra, \'bu Anayasa Türk toplumunun ihtiyacını karşılamadı\', \'bol geldi\' denildi, \'lüks\' dendi.\' 1982 Anayasası hazırlandığı zaman da ülkemizde 5 bin gencin öldüğü bir tablo vardı üniversitelerde. Böylesine olağanüstü bir dönemde hazırlanınca da ister istemez bu metinlere de yansıyor. 1982 anayasası yüzde 92 oyla kabul edilmiş olmasına rağmen, 1961 Anayasasından çok daha düzgün metinmiş gibi gözüküyor. O günün yetkilileri, bu anayasayı referanduma sunarken, \'evet deyin, Türkiye\'de terörün kökü kazınacak, kefili benim\' dediler. Bu millet de bu yüzden evet oyu verdi\" diye konuştu.

Kuzu, bu Anayasa değişikliğinin 17. değişiklik olacağını ve bugüne kadar 90\'a yakın maddenin değiştiğini söyledi. Kuzu, \"Önümüze gelen metin, en azından, devam etmeye çalıştığımız o parçalı şekildeki anayasa değişikliği yöntemini devam ettirme usulünü sürdürüyoruz. Bu metod, Anayasayı biraz daha yamalı bohçaya çeviriyor. Zaten dili çok kötü olan Anayasayı, çok daha sıkıntıya sokabiliyor ama birtakım ilerlemelere de sebep oluyor\" dedi.


Bugüne kadar bu konuda neler tartışıldı?


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, \"Bu taşın altına elimizi koymadık, bedenimizi koyduk\" dedi.

CHP lideri Deniz Baykal, \"Sen kimsin sen... Peygamberlere bile Allah fren yapmış\" diye konuştu. MHP lideri Devlet Bahçeli ise, \"Cumhuriyet tarihinde eşi görülmemiş rezalettir\" ifadelerini kullandı.

Günlerdir tartışıyorlar. Tartışmanın nedeni Anayasa paketi. O paket artık Anayasa Komisyonu\'nda. Ve tartışma artık komisyonun çatısı altında sürecek. Sürecek çünkü hem AK Parti Meclis\'ten geçirmekte kararlı, hem de muhalefet eleştirilerinin ve iddialarının arkasında.

CHP, \"Önce paketin imzalarının üç kere değiştirildiğini iddia etti, sonra teklif yok hükmündedir\" dedi.

AK Parti paketi, yeniledi, Meclis\'e de yeniden sundu. Sundu ama CHP yeni bir iddiayı gündeme taşıdı. İlk teklifin hala geçerli olduğu iddiası. Bu nedenle de CHP ilk teklifin ikinci teklifle birlikte Anayasa Komisyonu\'nda görüşülmesi gerektiğini savunuyor.

AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç ise, \"Uydurulmuş senaryolardır\" dedi.
Bugüne kadar gelen tartışmalar bunlar. Bugün de sürmesi beklenen tartışmalar. Ama sadece bununla da kalması beklenmiyor. Bir de paketin içeriği var...

CHP ve MHP hemen her seferinde \"Paketi dayatıyorlar, amaçları yargıyı kuşatmak \" dedi.

MHP kapılarını tamamen kapattı. CHP ise şart koydu, \"Cumhurbaşkanı yargıyla ilgili üç maddeyi referanduma sunacağını açıklasın diğer maddelerde uzlaşma ararız \" diyerek.

Ama AK Parti de buna karşı. Ve bir de refarandum sınırı nedeniyle gözlerin çevrildiği BDP var. Onlar ise, \"Pazarlık yok \" deselerde, ne yapacaklarını açıklamadı.


AA



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.