Başbakanlığı, BCG fişlemesi için AİHM'e götüreceğim
 Çiğdem TOKER

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 28 Şubat sürecinde kendisinin de fişlenmesi konusunda devam eden davasının Danıştay'da da olumsuz sonuçlanması halinde Başbakanlık aleyhine AİHM'e gideceğini açıkladı.
CHP lideri, iki günlük gezi için Saraybosna'ya giderken uçakta sorularımızı yanıtladı. 32 kişiyle belki de ilk kez bu kadar kalabalık bir gazeteci grubu tarafından izlenen Kılıçdaroğlu, önemli mesajlar verdi. Başbakan Erdoğan'ın Süleyman Demirel'i kastederek 'Kılavuzun değiştir' sözüne yanıtını sorarken, şiddetli türbülansa girilince, cevabı türbülans bitiminde alabildik:


DEMİREL'LE GÖRÜŞTÜM

'Hayal ürünüdür. Sayın Demirel'e saygı duyarım. Demirel ile bir kez görüştüm. O da rahmetli Ecevit'in anma gününde konuşma yapmasını rica etmek üzere. Rahmetli Ecevit'in en büyük siyasi rakibi olarak Demirel'in konuşmasının önemli olacağını düşünmüştüm. O da kabul etti.'
'Haberal'ın milletvekili adaylığını Demirel'in sizden rica ettiği söylenmişti bu konudaki kanaat hala güçlü' hatırlatması üzerine Kılıçdaroğlu şöyle dedi: 'Sayın Demirel kimseyi önermedi. Haberal'ı da önermedi. Ama önerse kabul ederdim.'


BÇG RESMİYETİ 2004'TE

28 Şubat ve BÇG fişlemeleri konusunda Başbakan'ın 'Seni 28 Şubat görevden aldı, 28 Şubat göreve iade etti' sözünü 'Mantıksızlığa bakın' diye eleştiren Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Fişlemeyi AKP yapıyor aslında. Benim davamda, Başbakanlık olarak Danıştay'a savunma göndermişler. Benim tazminat talebime karşı görüş bildirmişler. Ben konuyu yargıda takip ediyorum. Batı Çalışma Grubu'nun (BÇG) benimle ilgili fişlemesini neden resmi hüviyete kavuşturdular? Çünkü o zamana kadar BÇG'nin bu evrakları resmi işleme sokulmadı. Ancak 2004'te AKP Hükümeti tarafından Başbakanlık'ta resmiyet kazanmış. Şimdi ben Danıştay'da davamı takip ediyorum. Danıştay'ı etkileyebilirler, aleyhime karar çıkarabilirler. Karar aleyhime çıkarsa, ben de AİHM'e gideceğim. Başbakanlık'ta kendi aleyhlerine olanları imha ettiler, diğerlerini kayda soktular. Bu bilgiler benim aleyhime bürokraside kişi ve kurumlar tarafından kullanıldı.'


BTK NASIL ÇALIŞTI?

Kılıçdaroğlu, Başbakanlık Takip Kurulu'nun fişleme çalışmalarını da şöyle anlattı:
'Önce MGK'da bir karar alınıyor. O karar Başbakanlık tarafından bakanlıklara genelgeyle duyuruldu. Bakanlıklar da bağlı genel müdürlükler ve ilgili kurumlarına genelgeyle duyurdular. Başbakanlık'ta bürokratları takip etmek üzere Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı düzeyinde bir heyet vardı. Bilgiler bu heyet tarafından değerlendiriliyordu. Örneğin bize de benim genel müdürlüğüm sırasında bu fişlemelere dayanarak 'şu doktoru alın, şuraya atın' şeklinde talimatlar geliyordu. Biz de o doktoru oradan alıp buraya atıyorduk, ama gidip dava açıyorlar geri geliyorlardı. Biz SSK olarak 'taleplerin altında imza yok' diye geri gönderme kararı aldık.


ACZMENDİ BİLE DEMİŞLER

Kılıçdaroğlu, o süreçte kendisi hakkında da akla hayale gelmedik ihbarlar yapıldığını söyledi. SSK Genel Müdürlüğü döneminde, her görüşten bakanla çalıştığını, bakan CHP'liyse faşist, sağdaysa da komünist diye ihbarlar yapıldığını belirten Kılıçdaroğlu, 'Hatta Aczmendi diye ihbarlar yapıldığını bile duydum' dedi.
Kılıçdaroğlu 28 Şubat'a müdahil olup olmayacağı sorusuna, 'Hayır olmayacağım. Ben hukuki hakkımı zaten Danıştay'da takip ediyorum. Bana şunun yanıtı verecekler: 2004'te fişlemeleri neden kayda geçtiler bana izah etmeleri lazım' yanıtını verdi.


ANITKABİR SORUSU

Kılıçdaroğlu, 23 Nisan resepsiyonuyla ilgili 'normalleşme' yorumlarını 'Çok üzerinde durulacak bir konu değil' diye değerlendirdi. Başbakan'ın eşi Emine Erdoğan'ın 10 yıl sonra ilk kez resepsiyona katıldığının hatırlatılması üzerine de 'Demek ki bir neden varmış, gelmiyormuş. Karşı tarafa sorun, benim sorunum değil, onlara sormak lazım' diye konuştu.
Başbakan'ın 23 Nisan'da Anıtkabir'deki törende neden olmadığını açıklaması gerektiğini söyleyen CHP lideri, tören yönetmeliğinin değiştiği ve '23 Nisanlarda zaten Anıtkabir'de bulunmuyoruz' denildiği hatırlatılınca şöyle dedi: 'O zaman Başbakan'a bu tören yönetmeliğini niye değiştirdiklerini sormak lazım. Yarın da biri gelir, yönetmeliği yine değiştirir ve törenleri kaldırırsa ne olacak?'


HABERAL BİR NUMARA MI?

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı'nın 'Silivri adayları Ergenekon'u sulandırma girişimidir' sözlerine Kılıçdaroğlu'nun yanıtı şöyle oldu:
'Davayı sulandıran, savcıların iddianameleridir. Eski bir savcı olan milletvekilimiz Ömer Süha Aldan, Meclis Genel Kurulu'nda Haberal hakkındaki iddianameyi okuyacak. Denmiş ki '(Hurşit) Tolon ile Haberal telefonda görüşmüşler ve Haberal örgütün bir numarasıdır.' Oysa şöyle: Tolon bir parti kurmak istiyor ve Haberal'ı partiye davet ediyor. Haberal kabul etmiyor. Tolon, Haberal'a 'Eğer partimize gelirseniz sizin emrinizde olacağız' diyor. Ama Haberal kabul etmiyor. Buna dayanarak Haberal'a 'Örgütün bir numarasısın, darbeye teşebbüs ettin' diyorlar.



Şehit olmaya giden ordu camide yatar
Kılıçdaroğlu, Başbakan'ın CHP'yi 'camileri satmakla' eleştirmesine şu karşılığı verdi: 'Ben şu tarih, şu genelge ile falanca camiyi ahıra çevirin' diye bir yazı bekliyordum. Böyle bir yazı yok. Sorun, yakın tarihin Sayın Başbakan tarafından iyi bilinmemesidir. Camilerin bir dönem askerler için kullanıldığı doğrudur. Belgelerde vardır. Ordu savaşa gidecek. Kışlası yok, çadırı yok. Nerede yatacak? Bu ordu şehit olmaya gidiyor. Camide yatacak. O zaman askeri cemse mi vardı, tank mı vardı. Cepheye at sırtında gidiyor. Sayın başbakan ölülerle mücadele edeceğine dirileri var burada. Söyleyecek bir şeyi varsa bize söylesin. Hem dini konulara girer. Hem istismar eder. Bu kadar iftira eden bu kadar istismar eden görmedim. Tür k demokrasi tarihinde bu kadar iftiracı bu kadar yalancı siyasetçiye ilk kez şahit oluyorumÖ Kutlu Doğum Haftası toplantısı geç başladı neden? Çünkü Başbakan o saatte bir düğündeydi. Şu ana kadar dillendirmedim. Ama bizi zorunda bırakıyorlar.'



Terörü lanetliyorum

CHP lideri, Bingöl'de iki asker ve bir korucunun şehit olması nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı. Şehit haberlerinin tüm Türkiye'nin yüreğini dağladığını belirten Kılıçdaroğlu, ''Şehitlerimizin acısını yüreğimizde hissediyor ve insanlık suçu olan terörü lanetliyorum' ifadelerini kullandı.



SANATÇILARLA UĞRAŞILMAZ

CHP lideri Kılıçdaroğlu, İstanbul Şehir Tiyatroları'ndaki yönetmelik değişikliğini şöyle yorumladı: 'Bir siyasetçi için en tehlikeli şey, sanatçı ile uğraşmaktır. Sanatçının yazdığı kalıcıdır siyasetçinin geçicidir. Sanatçı bir şey söyleyince sizin ayıplarınızı gelecek kuşaklara taşır. Siyasetçinin sanatçıyla tartışması lehine değildir.


NİÇİN AYNI FİRMA?:
Kılıçdaroğlu, Başbakan'dan Milli Eğitim ihalelerinin Kamu İhale Yasası'nın dışına çıkarılması konusunda ısrarlı sorusuna hala yanıt alamadığını belirterek, 'Niye kablosuz internet ile akıllı tahta aynı firmaya veriliyor? Kim bu firma? Bu para 20 milyar doları hepimiz ödeyeceğiz. Yoksul insanların cebinden çıkacak' dedi.


Akşam

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.