'BDP'li vekiller için tutuklama kararı verilmemeli'
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, CNN Türk’te katıldığı 360 Derece programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şahin, “9 milletvekili ile ilgili tezkere 868 dosyası içerisinde neden önem arz ediyor? Çünkü bu milletvekilleri terör örgütü mensuplarıyla bir araya geldiler, kucaklaştılar ve bu durum kamuoyunda ciddi tepkiye neden oldu. Demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından olan bir siyasi partinin ve onun milletvekillerinin, demokrasinin vazgeçilmez unsurları yerine terörün vazgeçilmez unsurları bir partiymiş gibi izlenim vermesi ciddi tepkiye neden oldu. Kamuoyunun bu kadar tepkisi karşısında Başbakan'ın bir şey söylemesi gerekiyordu ve süreç buraya kadar geldi.” diyerek durumu özetledi.

Cumhurbaşkanı Gül’ün, daha önce Meclis'in yeni dönemle ilgili açılışında yaptığı konuşmaya atıfta bulunarak, “tekrar yaşamayalım” dediğini belirten Şahin, şunları söyledi: “Bu görüntüler hoş değildi. 90’lı yıllarda bazı milletvekillerinin apar topar meclisten çıkarılarak cezaevine konmuş olması Türk siyaseti ve demokrasisine eleştiriler getirmiştir. Hepimizi rahatsız etmiştir. Ancak Şemdinli’de yaşanan görüntüler de rahatsız etmiştir. Siyaseti millete hizmet aracı olarak benimsemiş milletvekilleri, sözlerine ve davranışlarına dikkat etmelidir.”

"CUMHURBAŞKANI'NIN DEĞERLENDİRMESİNE KATILIYORUM"

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, dokunulmazlıkların kaldırılması halinde ne olacağına işaret ettiğini dile getiren eski Adalet Bakanı Şahin, şöyle devam etti: “O zaman yargının önü açılmış olacak. Bu kişiler kamu davası açılarak yargılanacaklar. Acaba mahkemeler bu milletvekilleri ile ilgili tutuklama kararı verir mi? Cumhurbaşkanı da buraya işaret ederek böyle bir görüntüyü Türkiye tekrar yaşamamalıdır diyor. Ben yargının tutuklama kararı vermemesi gerektiği, veremeyeceğini düşünenlerdenim. Çünkü Anayasa'nın 83. Maddesi 3. Fıkrası ‘seçimden önce veya sonra işlenmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesi, milletvekilliğini sonuna bırakılması gerekir’ diyor. Bir milletvekili milletvekilliği devam ederken hüküm giymişse bununla ilgili infazın dönem sonuna bırakılması gerekir diye düşünüyorum. Madem infaz dönem sonuna bırakılıyor, tutuklanmaları da 83. Madde ile çelişir. Yargı böyle bir karar da verebilir. Eğer verirse Cumhurbaşkanı’nın bu dikkat çektiği görüntülerle karşılaşabiliriz. Ben de Cumhurbaşkanı’nın değerlendirmesine katılıyorum.”

Partide kendisi gibi düşünmeyenler de olduğunu hatırlatan Şahin, “Ondan sonra gelen 84. Madde de diyor ki; ‘Bir vekil hüküm giymişse karar Meclis'te okunur ve vekilliği düşer’. İki çelişkili hüküm var. Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda tam buraya geldik işte. Dokunulmazlıkla ilgili bunu yeniden görüşeceğiz. Burada bunları değerlendirmemiz gerekir.” sözlerini kaydetti.

Teröre açık destek veren, teröristlerin sırtını sıvazlayan milletvekilleri ile ilgili bir şey yapılamamasının da halkın Parlamento'ya karşı güvenini sarstığını vurgulayan eski TBMM Başkanı Şahin, “Ben dosyanın karma komisyona gitmesi, ilgili milletvekillerinin görüntülerle ilgili ifade vermesini ve karma komisyonun bir karar almasını isterim.” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bütün dokunulmazlıkların kaldırılması şeklindeki önerisini ise “Bu bir siyasi açıklama” diye değerlendiren Şahin, sonuçlarının nereye varacağının değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Milletvekilinin gerekirse yargılanabileceğini; ama eğer tutuklanması icap ediyorsa tutuklanmaması gerektiğini söyleyen Şahin, “Ceza almışsa dönem sonuna ertelenmesi konusunu bizim hiçbir tartışmaya mahal bırakmayacak şekilde çözmemiz gerekir.” değerlendirmesini yaptı.

"BDP'NİN MASA BAŞINDA ADIM ATMASINI BEKLERİZ"

Programda Kürt sorununa ilişkin soruları da cevaplayan Mehmet Ali Şahin, şöyle devam etti: “Çözüm için BDP’nin demokrasi içerisinde, silahların gölgesinde veya terör örgütünün gölgesinde değil, masa başında adım atmasını ve bu güveni vermesini bekleriz. Ama terör örgütüne arka çıkmalar, onu özgürlük savaşçısı bir örgüt gibi göstermeler kendisiyle bir araya gelmemizi zorlaştırıyor. Bir siyasi parti olduğunu, terörü şiddeti reddettiklerini açıklamaları halinde terörün çözümü için kendilerine görevler düşeceğini düşünüyorum.”

ANA DİLDE EĞİTİM KONUSUNDA MEVCUT DURUM DEVAM EDECEK

Ana dilde eğitim konusunda da yine BDP’ye değinen Şahin, “BDP’liler ana dilin Türkçe olması ile farklı bir düşüncede değiller. İkinci bir ana dil mi öneriyorsunuz? Böyle bir önerileri de yok. Kürtçe ana dilde eğitim mi istiyorsunuz? Böyle olunca KPSS’ye, üniversite sınavlarına girecek çocuklara haksızlık etmiş olmaz mıyız? Bunun uygulamaya nasıl yansıyacağını düşünmek lazım. Türkçe’nin yanında ikinci bir resmi dil kabul etmek mümkün değil, kendileri böyle bir arzuları da olmadığını söylüyorlar. Mevcut durum (Ana dilde eğitim konusunda) devam edecek.” diye ekledi.



Cihan
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.