\'Hukuk\'un ırzına geçmeye ne hakkınız var?\'

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, hükümetle yapılan pazarlık sonucu bir grup teröristin Habur’dan Türkiye’ye giriş yaptığını ve bunlar için de çadırda mahkeme kurulduğunu belirterek, “Tüm bunları kim yaptı? Hükümet yaptı. Hükümet senin ne işin var hukukun içinde? PKK\'yı himaye edeceğim diye hukukun ırzına geçmeye ne hakkınız var?” dedi.

Partisinin il kongresi için Erzurum\'a gelen Baykal, havaalanında 100 kadar partili tarafından karşılandı. Buradan seçim otobüsinü benin Baykal, yol boyunca halkı selamlayarak il kongresinin yapıldığı Tufan Düğün Salonu’na geçti. Tuncer Aktaş’ın tek aday olduğu kongrede konuşan Baykal, kalabalığı daha iyi görebilmesi için kürsünün arkasına konulan bir masanın üzerine çıktı. Baykal’ın kayıp düşmemesi için Abdurrahman Demirci adlı bir partili de masayı tuttu.
Deniz Baykal konuşmasında siyasetin, cami, kışla ve mahkemeye girmemesi gerektiğini söyledi. Siyasetin kışlaya girmesi durumunda meydana gelecek tehlikeye dikkat çeken Baykal, şunları söyledi:

“Siyasetle kışlayı ayıracağız arkadaşlar. Kışlaya siyaset sokmayacağız. Askerlik ayrı, silahlı kuvvetler ayrı, siyaset ayrı. Bizim silahlı kuvvetlerimiz, milletin silahlı kuvvetleridir. Milletin elbette siyasi anlayışı olur, ancak silahlı kuvvetlere giren herkes, siyaseti o noktada bırakır, artık disiplin esastır, artık itaat esastır, askerliğin kuralları esastır. Orada siyasi kavgaya yer yoktur. Hiçbir siyasi anlayış, silahlı kuvvetleri kendi anlayışına çekmeye yönelmemelidir. Siyasete girmiş olanlar, orduya burnunu sokmamalıdır. Özen gösterilmesi gereken bir konudur bu. Siyaset ile ordu ilişkisi çığırından çıkarsa, Allah muhafaza Balkan Savaşı\'nda başımıza gelenler olur. Siyaset; camiye girmemelidir, kışlaya girmemelidir, mahkemeye girmemelidir.”

Mücahiler, müteahhit oldu”
Hükümeti eleştirirken, “Mücahitler müteahhit oldu” diyen Baykal, yetim hakkı yemediklerini haramda gözü olmadıklarını söyleyenlerin bugünkü durumlarının inandırıcı olmadığını söyledi.
Baykal, “Parayla, pulla, ihaleyle işimiz yok diyorlardı değil mi? Şimdi bakın 8 yıl geçti. Elinizi vicdanınıza koyun da söyleyin, bunların yola çıkarken söyledikleri, maneviyata önem veren, dalavereye değil, dürüstlüğe, alın terine, emeğe, başkasının hakkına saygı gösteren, helali bilen, yetim hakkını bilen bir anlayışla iş başında olduğunu söyleyebilir misiniz?” dedi.
CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin ‘Bunlar, hak hukuk diyerek, önce gömleklerini değiştirdiler. Sonra sakallarını kestiler. Sonra altlarına 4 çeker jeeplerden aldılar. Sonra yüzme havuzlu villalara geçtiler. Bunlar mücahitti, artık müteahhit oldular’ dediğini hatırlatan Baykal, “Öyle mi değil mi arkadaşlar? Yani bunlar, hukuka, inanca, maneviyata saygılı olarak bu ilerlemeyi sağlasalar, başımızla beraber. Eğer onlar bu ilerlemeyi sağlarken. Millet de ilerlese, kalkınsa başımızla beraber” diye konuştu.

Habur\'da çadır mahkeme

PKK\'lı teröristlerin geçen ekim ayında Habur\'dan yurda girişlerinde hukukun ayaklar altına alındığını yineleyen Baykal, şöyle dedi:
“Cumhuriyet tarihi boyunca sanığın ayağına gitmiş bir mahkeme hatırlayanınız var mı? Yani nice sanıklar geldi geçti, hiç bir zaman bir mahkeme sanığın ayağına gitmedi. Mahkeme ancak keşif için gider. Ne oldu tekrar mahkeme kuruldu. Çadır mahkemesi kuruldu. Çadır mahkemesi olur mu? Çadır mahkemesi oldurtuldu. Kim oldurttu. Yargıtay mı? Danıştay mı oldurttu? Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu mu oldurttu? Kim oldurttu kim? Hükümet. Hükümet senin ne işin var hukukun içinde. PKK’yı himaye edeceğim diye hukukun ırzına geçmeye ne hakkın var?”

“Deniz Feneri iddianamesi hazırlanmadı

Baykal, Ak Parti iktidarının evde avuçta ne varsa sattığını, yapmayı bırakın hazır olanları da sattığını söylerken, “AKP hükümeti, 80 yılda yapılanı 8 yılda sattı. İnsanları doğudan batıya göç ettirdi” dedi.

Deniz Feneri yolsuzluğunu Almanya\'nın ortaya çıkardığını, sanıkları yargılayıp kararı verdiklerini belirten Baykal, “Adamlar soruşturma yaptılar, iddianame bile yazıldı, yargıladılar, hüküm verdiler, mahkum ettiler, nerdeyse cezasını çekip çıkacak zanlılar. Bizdeyse hala daha iddianame bile hazırlayamadık. Nedir bunların imtiyazı, Deniz Feneri sanıklarının imtiyazı nedir? Eğer onlar CHP’li olsaydı böyle olur muydu? Onlar iktidarda muhalif olsaydı böyle olur muydu?” dedi.
Haılkın oy verirken bu yolsuzlukları dikkate almasını isteyen Baykal, “Bizim bir Anayasa ve hukuk düzenimiz var. Bu düzen Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsız bir devlet oluşuyla birlikte şekillendi. Nur içinde yatsın Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye’yi bağımsız bir devlet olarak kurarken, bu temel anlayışlara sahip çıktı. Temel ilkelerimiz var. Bir, din siyasete karışmamalıdır, din siyasete alet edilmemelidir. Din ve siyaset birbirinden ayrıştırılmalıdır. Dinimizin bizim için büyük bir değeri var. Din bizim kimliğimizin ayrılmaz bir parçası. Din bizim kimliğimiz. Bu kimliğimizi siyasetin bir parçası haline getirmeyelim” diye konuştu.

Deniz Baykal, kongreden sonra depremden zarar gören köylerde incelemede bulunmak üzere Elazığ\'a gitti.(dha)



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.