Yurtdışı inşaat işlerinde çalışan işçiler için uzun yıllar kamu düzeni gözetilerek Türk Hukuku uygulanmış ve Türk mahkemeleri yetkili görülmüştür. Ancak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, son dönemde bu görüşünden artık açık ve kesin bir şekilde dönmüştür. İşverenin ve işçinin Türk olmasını uyuşmazlığa Türk Hukuku'nun uygulanması için yeterli görmeyerek kamu düzeni dayanağından uzaklaşmış ve bu iş ilişkilerinde yabancılık unsurunun bulunduğunun kabulüyle, sözleşmede uygulanacak hukukun tercih edilmesi halinde, artık bunun işçinin lehine mi aleyhine mi olduğunun dahi değerlendirilmesine gerek bulunmadığını ifade etmektedir.

İş sözleşmesinde uygulanacak hukukun tercih edilmemiş olması halinde ise, mutad işyerinin neresi olduğu tespit edilerek ihtilafa o ülke hukukunun uygulanması gerektiği içtihatlarda belirtilirken mutad işyerinin nasıl tespit edileceği de açıklanmıştır. İşçinin işveren karşısında sözleşmenin kurulması aşamasında da güçsüz olduğu, müzakerelere katılabilme imkanına sahip olmadığı, dolayısıyla uygulanacak hukuka ilişkin sözleşme hükmünün ne anlama geldiğini bilebilmesi de mümkün değildir. Bu yönüyle içtihat değişikliğinin işçinin korunması ilkesine aykırılık teşkil ettiğinde kanaatimce tereddüt bulunmamaktadır. Zira Türk müteahhitlerin çoğunlukla inşaat işini üstlendiği kuzey ve orta doğu ülkelerinin İş Hukuku mevzuatlarının işçiyi korumadığı aşikardır.

Değişen içtihatlar, BAM Daireleri'nin kararlarına da yansımaya başlamış olup aşağıda bu kararlardan bir kısmına yer verilmiştir. Yazının ve kararların meslektaşlara ve konuya en az avukatlar kadar ilgili İK çalışmalarına katkı sağlamasını temenni ederiz.

                                                                      

 "...Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun 392nci maddesinde yer alan sürelerin hak düşürücü süre niteliğinde olduğu kabul edilerek Türk hukukundaki zamanaşımı süresi olaya uygulanıp uyuşmazlık konusu alacakların hüküm altına alınması hatalıdır. İş sözleşmesinden doğan taleplerde, talebin tâbi olduğu hukukun (esasa uygulanan hukuk) zamanaşımı ve hak düşürücü süre bakımından da yetkili olduğu dikkate alındığında Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun bu konudaki hükümlerinin uyuşmazlıkta uygulanması, 5718 sayılı Kanun'un 2 ve 8 inci maddelerinin bir gereğidir." 

 

(Yargıtay 9. HD 2022/17734 E. 2023/2361 K. 15.02.2023 T.)

                                                                      

"Rusya Federasyonu İş Kanunu’nun 392. maddesine göre dava açmak için 3 aylık hak düşürücü ve zamanaşımı süresinin düzenlendiğini, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2022/17734 E. 2023/2361 K. sayılı kararında bu sürenin hak düşürücü süre olduğu açıkça ifade edilmiştir. Davacının iş sözleşmesi 07.02.2011 tarihinde sona ermiş olup dava açılma tarihi dikkate alındığında 3 aylık hak düşürücü sürenin dolduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. "

(Ankara BAM 33. HD 2023/2107 E. 2023/1708 K. 14.09.2023 T.)

                                                                      

“Rusya İş Kanunu'nun 392. maddesinde sürelerin geçerli bir nedenle kaçırılması halinde bu sürelerin mahkeme tarafından tekrar başlatılabileceği düzenlenmiş olup ancak geçerli bir mazereti olmaksızın belirtilen süre içerisinde dava açılmaması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın esası hakkında karar verilmesi hatalıdır. Davalı vekilinin istinaf itirazının kısmen kabulüne, hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/2 hükmü gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere KALDIRILMASINA, 2)Davanın Reddine..."

 

(Ankara BAM 30. HD 2023/3422 E. 2023/3861 K.)

                                                                      

"Sözleşmenin belirli süreli olarak yapılıp yapılamayacağı, sözleşmenin sona ermesi nedeniyle işçinin hak kazanacağı tazminatlar, fazla çalışma, yıllık izin, işverence yapılan uygulama ve ödemelerin niteliği, zamanaşımı gibi hususlar 5718 sayılı Kanun'un 27nci maddesi uyarınca tayin edilen hukuka göre değerlendirilmelidir."

(Yargıtay HGK 2022/9-873 E. 2023/424 K. 10.05.2023 T.)

                                                                      

"Davacı ile yapılan 10/09/2013 tarihli iş sözleşmesinin 18.maddesinde çalışılan ülke hukukunun uygulanacağı açıkça kararlaştırılmıştır. Rusya Federasyonu İş Kanunu’nun 392. maddesine göre dava açmak için 3 aylık hak düşürücü süresinin düzenlendiği, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2022/17734 E. 2023/2361 K. sayılı kararında bu sürenin hak düşürücü süre olduğu açıkça ifade edilmiştir. Davacının iş sözleşmesi 21.06.2015 tarihinde sona ermiş olup dava açılma tarihi dikkate alındığında 3 aylık hak düşürücü sürenin dolduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.

 

Davalının istinaf isteminin yukarıda açıklanan nedenle kabulü ile, mahkeme kararının HMK'nın 353/1.b-2 hükmü gereğince düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir."

(Ankara BAM 33. HD 2023/2177 E. 2023/2283 K. 26.10.2023 T.)

                                                                      

İçtihatların ve BAM kararları, yabancılık unsuru içeren iş uyuşmazlıklarında artık MÖHUK'un dikkate alınacağı, kamu düzeni kavramına iş hukukunda daha hassas yaklaşılacağını gösteriyor. Bu değişiklikler sebebiyle yurtdışı inşaat işlerinden kaynaklı açılacak iş davalarında önemli bir düşüş yaşanacağını söylemek yanlış olmaz. Ancak konunun AYM'ye taşınması ve AYM'nin bu konuda mahkemeleri bağlayacak bir karar vermesi halinde, eskiye dönüş olacak mı onu da birkaç yıl içinde göreceğiz.