DÜNYADAN

AİHM'e en çok hak ihlali başvurusu Türkiye'den geldi

AİHM'nin 2025 bilançosuna göre Avrupa Konseyi ülkeleri arasında en çok şikayet edilen ülke Türkiye oldu. AİHM kaynakları bu yıl da yeni bir başvuru dalgası bekliyor.

Abone Ol

Türkiye 2025 yılını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) en fazla dava başvurusuna sahip devlet olarak kapattı.

AİHM'in Strasbourg'taki merkezinde bugün kamuoyu ile paylaşılan 2025 bilançosuna göre mahkemeye geçen yıl Türkiye'den bir önceki yıla kıyasla azalarak 18 bin 464 başvuru geldi. AİHM'e 2024 yılında Türkiye'den 21 bin 600 başvuru ulaşmıştı.

AİHM'ye yapılan başvuruların toplamında da genel bir azalma olduğu dikkat çekiyor.

DW Türkçe'den Kayhan Karaca'nın derlediği istatistiklere göre, 2024 yılını 46 Avrupa ülkesinden 60 bin 350 başvuruyla kapatan AİHM'e toplam başvuru sayısı geçen yıl yüzde 11 azaldı ve 53 bin 450'ye geriledi.

Türkiye'den gelen başvuruların yüzde 80'den fazlası, 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrası alınan önlemlerle bağlantılı gözaltı, tutuklama ve yargılamalardan kaynaklanıyor.

Yeni dava grubu: Meslekten ihraçlar

Yıl başından bu yana da Türkiye'ye karşı yaklaşık 650 başvuru daha kaydedildiğini bildiren AİHM kaynakları, şu anki başvuru sayısını 19 bin 110 olarak belirtiyor.

Türkiye'den yeni başvuruların özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrası meslekten ihraç edilenleri kapsadığı, Anayasa Mahkemesi'nin meslekten ihraç edilenlerle ilgili son kararlarının ardından yıl sonuna kadar bu konuda mahkemeye 30 bin potansiyel başvurunun gelebileceği söyleniyor.

Darbe girişiminin ardından Türkiye'den AİHM'ye üç dalga halinde hak ihlali iddiası temelinde yaklaşık 125 bin başvurusu gelmiş, AİHM bunların çoğunu "iç hukuk yolları tüketilmediği" gerekçesiyle reddetmiş, bunun üzerine Türkiye'de OHAL Komisyonu kurularak iç hukuk yolu oluşturulmuş ve binlerce başvuru AİHM'e gelmeden çözümlenebilmişti.

Meslekten ihaç edilenlere ek olarak Türkiye'nin spor kulüplerinden gelen başvurularda da artış gözlemleniyor.

AİHM gündeminde şu anda, özellikle Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Tahkim Kurulu'nun bağımsızlığını konu alan yaklaşık 60 başvuru bulunuyor.

Çoğu futbol müsabakalarını kapsayan bu başvuruları AİHM gündemine taşıyan kulüpler arasında Fenerbahçe ve Galatasaray da var. AİHM bu ay başında aldığı bir kararda, Tahkim Kurulu'nun bağımsızlığının yeterli olmadığına hükmetmişti.

Türkiye'yi hangi ülkeler izliyor?

AİHM gündemindeki dava başvurusu sayısında Türkiye'yi, 2022'de Ukrayna'yı işgalinin ardından Avrupa Konseyi'nden dışlanan Rusya (7 bin 177), Ukrayna (4 bin 4), Polonya (3 bin 517), İtalya (2 bin 787), Yunanistan (2 bin 562), Romanya (2 bin 489) ve Azerbaycan (2 bin 180) izliyor. Fransa (703), İspanya (186), Birleşik Krallık (139) ve Almanya (127) gibi önemli nüfusa sahip Avrupa ülkeleri, başvuru sayısında orta sıralarda yer alıyor.

Dava başvuruları ülkelerin nüfuslarına orantılı ele alındığında AİHM üyesi 46 Avrupa ülkesinde 10 bin kişiye ortalama 0,38 başvuru düşüyor.

Bu oranın en yüksek olduğu Avrupa ülkeleri San Marino (4,41), Monaco (2,89), Karadağ (2,76), Moldova (1,97) ve Hırvatistan (1,96). En düşük olduğu ülkeler ise Birleşik Krallık (0,04), Almanya (0,07) ve İrlanda (0,07). Türkiye 0,79'luk oranla ortalamanın hemen üstünde yer alıyor.

AİHM geçen yıl ele aldığı başvuruların yüzde 74,1'ini (28 bin 589 başvuru) ise "kabul edilemez" ilan ederek geri çevirdi. Kabul edilebilir ilan ettiği başvuruların yüzde 18,2'sini (7 bin 11) de karara bağladı.

2024 yılında 1102 (bin 102) karar açıklayan mahkeme, gruplar halinde yapılan başvurular da dahil olmak üzere geçen yıl toplam 914 dava kararı açıkladı.

Bunlardan 814'ünde AİHS'nin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi) en az bir maddesinin ihlaline hükmeden ve 80 davada ihlal olmadığı sonucuna varan mahkeme, 8 davada taraflar arasında dostane çözüme gidildiğini veya davanın gündemden düştüğünü, geri kalanların ise diğer yöntemlerle çözümlendiğini bildirdi.

Mahkeme, Avrupa devletlerinden gelen davalarda en çok ihlal kararını (428 karar) AİHS'nin adil yargılanma hakkını güvence altına alan 6'ncı maddesi temelinde verdi.

Bu maddeyi özgürlük ve güvenlik hakkıyla ilgili 5'nci madde (281 karar), işkence ve kötü muamelenin önlenmesiyle ilgili 3'üncü madde (188 karar), mahkemeler önünde etkin başvuru hakkıyla ilgili 13'üncü madde (151 karar), mülkiyet hakkına ilişkin 1 numaralı Protokolün 1'inci maddesi (128 karar), yaşama hakkına ilişkin 2'nci madde (42 karar) ve diğer maddeler (509 karar) izledi.

AİHM 74 Türkiye davasında karar açıkladı

Mahkeme 2025 yılında Türkiye hakkında bireysel veya grupsal başvurularla ilgili toplam 74 davada karar açıkladı.

Bunlardan 66'sında AİHS'in en az bir maddesinin ihlal edildiğine hükmederken 6'sında ihlal bulmadı, 2'sinin ise diğer yöntemlerle sonuçlandığını açıkladı. T

ürkiye hakkında 24 dava ile en fazla ihlal kararı AİHS'in adil yargılanma hakkı maddesi temelinde verildi. Bu maddeyi 21 dava ile AİHS'in özgürlük ve güvenlik hakkıyla ilgili maddesi izledi.

AİHM gündeminde 15 devletler arası dava da bulunuyor. Bunların 12'si savaş ya da çatışmaları konu alıyor.

Dördü Ukrayna tarafından Rusya'ya, biri Hollanda tarafından Rusya'ya, dördü Ermenistan tarafından Azerbaycan'a, biri Ermenistan tarafından Türkiye'ye, ikisi ise Azerbaycan tarafından Ermenistan'a karşı açılmış davalardan oluşuyor.

Devletler arası bu başvurularla bağlantılı 8 bin 300 bireysel başvuru da işleme konmayı bekliyor.

AİHM popülizmin hedefinde

Başvuruların daha hızlı işleme konup karara bağlanması için idari ve organizasyonel reformlar başlatan AİHM, daha etkin çalışma adına son zamanlarda kendi bünyesinde "göç", "savaş ve çatışmalar" ve "çevre ve iklim değişikliği" gibi uzmanlık birimleri oluşturmaya başladı.

AİHM bu reformlara rağmen 66 yıllık tarihinin en zor anlarını yaşıyor ve göçmen ve sığınmacıların daha kolay sınır dışı edilmelerini engellediği gerekçesiyle son aylarda kimi Avrupa hükümetleri tarafından doğrudan hedef alınıyor.

Danimarka, İtalya, Polonya, Belçika, Avusturya, Çekya, Estonya, Letonya ve Litvanya'nın göçmenlerle ilgili içtihadını gözden geçirmesi için AİHM'ye baskı olarak Mayıs 2025'te yayımladığı ortak bildirinin bir benzeri, Aralık 2025'te Strasbourg'da düzenlenen Avrupa Konseyi Adalet Bakanları Konferansı paralelinde 27 Avrupa hükümeti tarafından imzalanmıştı.