FOREX NEDİR?

Forex farklı ülke para birimlerinin birbirlerine çevrilmesi, bu işlemlerin değişen paritelere uygun bir şekilde yapılması suretiyle kar amaçlanan bir değişim piyasasıdır. Kur farklılıklarındaki çok küçük dalgalanmalar alış yahut satış imkanı olarak değerlendirilir. Kaldıraçlı işlem yapılmak suretiyle bu karlar katlanabilmektedir. Bununla birlikte kaldıraçlı işlemlerin yapısına uygun olarak zarar da aynı şekilde yüksek oranlarda olmaktadır. Ülkemizde aracı kuruluşların kaldıraçlı işlemler 6111 sayılı kanun gereği Sermaye Piyasası Kurulu denetimine tabidir. SPK tarafından çıkarılan Seri: V, No: 125 sayılı “Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri ve Bu İşlemleri Gerçekleştirebilecek Kurumlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ 27.08.2011 tarih ve 28038 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 31.08.2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu tebliğe göre  Türk Lirası, Amerikan Doları ve Euro para birimlerinin değişimlerinde ve altına bağlı işlemlerde kaldıraç oranı azami 1/100 (100x) olarak; diğer varlıklarda ise azami 1/50 (50x) olarak uygulanabilir. Şu halde bu oranlardan fazla kaldıraçlı pozisyon açmaya imkan tanıyan borsaların aslında SPK denetimine tabi olmayan kuruluşlar olmadıkları söylenebilir.

DOLANDIRICILIK NASIL YAPILIYOR?

Bununla birlikte kısa zamanda çok yüksek kar beklentileri olan kişilerin yetkilendirilmemiş ve gözetime de tabi olmayan kuruluşlar aracılığıyla Forex işlemleri yaptıkları vakidir. Fakat son zamanlarda bazı kuruluşlar bu arayışı bir fırsat olarak değerlendirerek dolandırıcılık suçu işlemektedirler.

Kişilerin yüksek miktarda para yatırmalarını sağlayan bu kuruluşlar daha sonra çok hızlı ve yoğun bir şekilde mudiye işlem yapma talimatları vermektedirler. Adeta dakikası dakikasına işlem yapması gereken vatandaşlar işlemlere yetişemedikleri veya fırsatı kaçırdıkları gibi gerekçelerle zarara uğradıklarını zannetmektedirler. İşlemleri bu hızda yapamayacağını beyan eden kişilere ise yatırımı belli bir miktar arttırırlarsa VIP müşteri olarak işlemleri müşteri yerine yapabileceklerini beyan etmektedirler. Kişiler çoğu zaman bu tavsiyeye uygun olarak bir miktar daha para göndermektedir.

Aracı kurum çoğu zaman bu kişilere bir uygulama üzerinden işlem yaptırmaktadırlar. Bununla birlikte işlem yapılacak parasal miktarı kendi banka hesaplarına yatırmaları istenmektedir. Bu uygulama arayüzünde  bir takım paritelere ve grafiklere yer verilmektedir. Dolayısıyla işlem yapan ve zarar eden kişi piyasa şartları sebebiyle zarar ettiği zannına kapılmaktadır. Fakat aslında bu pariteler ve grafikler aracı kurum tarafından tamamen manuel oluşturulmakta gerçek piyasa fiyatlarıyla ilgisi bulunmamaktadır. Buradaki tüm amaç sadece müşterinin gerçekten para kaybettiği algısını oluşturmaktır.

Parasını zarar ettiği için kaybeden kişiler son çare olarak aracı kuruma tekrar başvurduklarında zararlarını karşılamak için bir yöntemin olabileceğini, dolayısıyla yatırımlarını tamamen kurtarabilecekleri beyan edilmektedir. Risk birimi gibi uydurma bir departmandan tekrar aranan kurban ekstra bir bedel karşılığında kurtarma sisteminin devreye gireceği böylece tekraren paranın geri alınacağı vad edilir. Bu esnada aracı kurumu ibra ettiğine dair de bir evrak imzalatılmaya çalışılmaktadır.

Tüm bu süreçte aracı kurum oldukları söylenen bu kişiler mağdurlarla yoğun bir görüşme içinde olmaktadırlar. Ayrıca günlük bültenler, piyasa haberleri gibi dokümanlar sayesinde gerçek bir forex aracısı oldukları izlenimi sunmaktadırlar.

Son zamanlarda yoğun bir şekilde karşılaştığımız bu iddialar karşısında suç duyurularının titizlikle hazırlanması, adli birimlerin gerekli tedbirleri hızlı bir şekilde alması için gerekli girişimlerde bulunulması önem arz etmektedir.

Av. Samet İLDEŞ