Bu ve bunun gibi siyaset ve hukuk alanında tartışılan başkanlık sistemi de dahil pek çok konu Türkiye’de yıllardır gündemde yer almaktadır.
  
Aslında bu fikrin ve Fransa ve Avrupa da üst düzeyde uygulanan demokrasi ve yardımlaşma fikrine dayanan kurumların mesela vakıf kaynağı yine biziz.
 
Ombudsmanlığın, İsveç Kralı 12. Karl tarafından Osmanlı'da incelendikten sonra Avrupa'ya taşındı.

İlk ombudsmanlık kurumu 1809'da İsveç'te kurulmuş olsa da tarih bize bu fikrin Osmanlı İmparatorluğu'ndan alındığını söylüyor. Tarih bize 1712'de Osmanlı'ya sığınan İsveç Kralı'nın orada gördüğü, halkı korumak üzere oluşturulan padişahlık mahkemesi (kadılık) fikrini aldığını ve İsveç'e döndüğünde ombudsmanlığı kurduğunu söylüyor. Dolayısıyla ombudsmanlık ve Osmanlı arasında tarihi bir bağ var.
Tabi hakkımızı aramayı bilmez isek başımıza bizi temsil etmek için başkalarını seçtiğimiz gibi haklarımızı savunmak için de birilerine ihtiyaç duyarız.Elbette bu kişi yada kurumun yasama açısından vasfı ve kararlarının geçerliliğini kim uygulayacak yada yürütme devlet organları ve yasama karşısında çaresiz mi kalacak.

Olması gereken hukukla olan hukuk arasında dağlar kadar fark var elbet.Siz en sağlam kurumu da getirseniz onu içi boş bir kavram yada kurum haline getirir ve bürokrasinin içinde boğarsanız sonuç hiiiç değişmez emin olun.
 
Kelime kökeni açısından İsveççe'de “aracı” anlamına gelen ‘ombuds’ ve “kişi” anlamına gelen ‘man’ kelimelerinden oluşmuştur ve aracı kişi anlamına gelmektedir.
 
Ombudsman’ın Türkçe karşılığı için kamu denetçisi, arabulucu, kamu hakemi, medeni hakların savunucusu, parlamento komiseri gibi tanımlamalar teklif edilmiştir. Sonuç olarak, Ombudsman kamu hizmetlerinin yürütülüşündeki adaletsizlikler hakkında, konudan etkilenenlerden şikayetleri almak, bu konularda araştırmalar yapmak ve sorunları çözmekle görevlendirilmiş, bağımsız bir kamu otoritesidir.
Ancak; Türk Dil Kurumu ombudsman : İngilizce kökenli bu söz hukukta “ Parlamento tarafından görevlendirilen, vatandaşları resmî makamların keyfî ve yasa dışı davranışlarına karşı korumakla görevli kişi veya kurum.” anlamında kullanılmaktadır. Bu söz için kamu denetçisi karşılığı önerilmiştir. .
 
Bireyle devlet organları arasında çıkan anlaşmazlıklarda arabuluculuk yapan bağımsız bir kurumdur. Bu faktörleri ele aldığımızda ombudsmanlık yargı organlarının anayasa ile düzenlenmesinin 5 yönteminden bir tanesini oluşturmaktadır. Bu yöntemler devlet erkinin elinde bulunan sistematik düşünce bilincinin,krematistik ontolojisini epistemolojisinden ayıran önemli hukuk faktördür. Kamuda ombudsman olmak için siyasal alanda bilincin yüksek faktörlerde oluşması ve devlet erkinin nasıl oluştuğunu bilmek önemlidir.

Ombudsmanın Görevleri:
Ombudsmanın görevi kamu otoriteleri ile bireyler arasındaki ilişkiler nedeniyle ortaya çıkan sorunlarla ilgilenmektir. Ombudsman, kamu yönetimine karşı bireylerin şikayetlerini kabul etmekte ve ortaya çıkan sorunlara bir çözüm getirme çabasına girişmektedir. Kamu otoriteleri hep birlikte yada seçenekli olarak, (Devlet, yerel yönetimler ve bağımsız kamu yönetim ve müesseseleri) ombudsmanın görev alanına girmektedir.

Hak ve özgürlüklerin koruyuculuğu görevini üstlenen ombudsmanlar, kendilerine aracısız olarak ulaşan şikayetler üzerine yada kendi inisiyatifleri ile harekete geçmekte ve yönetim tarafından uygulanan kanunların kötüye kullanılmasında yada temel hakların korunması dahil, gerekli bütün hallerde soruşturma görevini yerine getirmektedirler.Bu açılardan ombudsmanlar ‘tamamlayıcı misyon’ eda ederler.

Ombudsmanın Yetkileri:
Ombudsmanların ikinci özelliği, yapmış oldukları incelemeler sonucunda varmış oldukları kararların sonuçları ile ilgilidir. Ombudsmanın kullandığı araçlar ve yetkileri ülkeden ülkeye değişmekle birlikte, yönetim karşısındaki yetkileri esas itibariyle, tavsiye, uzlaştırma ve buyruk çerçevesindedir.
 
Ombudsmanın temel işlevi yönetimin yurttaşlarla ilişkilerindeki eksik ve yanlışları ortaya koymak, yönetimin yurttaşa karşı olan kararlarını düzeltmemesi halinde de bunu Parlamentoya bildirmek ve kamuoyuna açıklamaktır.

Yönetimin hatalarının kamuoyuna bildirilmesi ve hak ve özgürlük ihlallerine, kötü yönetime karşı bir kamuoyu oluşturulması ombudsmanlık kurumunu etkin kılan en önemli unsurdur.
Ombudsmanlara, yasalarla, dosyaların tamamına girme hakkının verilmesi yönetsel işlemlerde açıklık/şeffaflık(transparency) ilkesinin yerleşmesine de öncülük etmektedir.
Ombudsmanlar yaptıkları denetimlerin sonuçlarına göre, disiplin soruşturmaları başlatma, bu direniş suç oluşturuyorsa yargıya başvurma, Anayasa’ya aykırılık başvurusunda bulunma, yasa yada diğer düzenlemelere ilişkin reform önerilerinde bulunma yetkilerine de sahip bulunmaktadırlar.

Ombudsman'a Başvuru Usulü:

MADDE 17-
(1) Kuruma, gerçek ve tüzel kişiler başvurabilirler. Yabancıların başvuru hakkını kullanabilmeleri, karşılıklılık esasına bağlıdır.
(2) Başvuru; başvuru sahibinin adı ve soyadı, imzası, yerleşim yeri veya iş adresini, başvuru sahibi tüzel kişi ise tüzel kişinin unvanı ve yerleşim yeri ile yetkili kişinin imzasını ve yetki belgesini içeren Türkçe dilekçe ile yapılır. Bu başvuru, yönetmelikte belirlenecek şartlara uyulmak kaydıyla elektronik ortamda veya diğer iletişim araçlarıyla da yapılabilir.
(3) Yapılan başvurulardan;
a) Belli bir konuyu içermeyenler,
b) Yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlıklar,
c) İkinci fıkrada belirtilen şartları taşımayanlar,
ç) Sebepleri, konusu ve tarafları aynı olanlar ile daha önce sonuçlandırılanlar,
incelenmez.
(4) Kuruma, illerde valilikler, ilçelerde kaymakamlıklar aracılığıyla da başvurulabilir.
(5) Başvurulardan herhangi bir ücret alınmaz.
(6) Kuruma, idarî işlemlerde tebliğ tarihinden, idarî eylem, tutum ve davranışlarda öğrenme tarihinden itibaren doksan gün içinde başvurulabilir. Başvuru tarihi, dilekçenin Kuruma, valilik veya kaymakamlıklara verildiği, diğer hallerde başvurunun Kuruma ulaştığı tarihtir.
(7) Dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur.

MADDE 18-
Bilgi ve belge istenmesi
Bilirkişi görevlendirilmesi ve tanık dinlenmesi

MADDE 19-
Bilirkişi görevlendirilmesi ve tanık dinlenmesi
İnceleme ve araştırma

MADDE 20-
İnceleme ve araştırma düzenlenmiştir.
Görev Alanı Ve İstisnalar:

MADDE 9-
(1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, Türkiye Cumhuriyetinin Anayasada belirtilen nitelikleri çerçevesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygı, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.(2) Ancak;
a) Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile re'sen imzaladığı kararlar ve emirler,        
b)Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler,
c) Yargı faaliyetlerine ilişkin işlemler ile yargı mensuplarının  işlem ve eylemleri,
ç) Türk Silâhlı Kuvvetlerinin salt askerî hizmete ilişkin faaliyetleri,Kurumun görev alanı dışındadır.
Batı demokrasilerinde kullanılmaktadır ama peki ombudsmanlık çare olabilir mi?
Geleneksel Denetim Türlerinin Yetersizlikleri nedeniyle yani  yargı denetimi, siyasal denetim, idari
denetim ve kamuoyu denetimi gibi geleneksel denetim türleri arasında yargı dene-
timi önemli bir işleve sahiptir. 1982 Anayasası’nın 138/3.maddesine göre yargı
kararları yasama ve yürütme organlarını bağladığı gibi yönetimi de bağlamaktadır.Yönetim, yargı kararlarına uymak zorunda olduğu gibi hiçbir şekilde mahkeme kararlarını değiştiremez ve yerine getirilmesini geciktiremez.

Ombudsmanın bağımsız bir kurum olarak nitelendirilebilmesi için; uygulanacak denetimin, diğer yönetsel denetim süreçlerinden farkının olması gerekir. Organik ve fonksiyonel anlamda yürütmeden bağımsız olmayan bir kurumun idare üzerinde yapacağı denetimin diğer idari denetim türlerinden farkı olmayacaktır.Uygulamaların avrupada nasıl olduğunu burada uzun uzun anlatmamız mümkün değil ancak şunu belirtelim kötü yönetimlere karşı getirilen bu sistem uygulanırsa şeffaflık ve ulaşabilirlik ve pratiklik açısından çok uygun bir sistemdir yargısına varabiliriz.Saygılarımla.Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere…


(Bu köşe yazısı, sayın Av. Cihangir CAYRANCI tarafından www.hukukihaber.net sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısının bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.)