banner590
Dr. Suat ÇALIŞKAN
Dr. Suat ÇALIŞKAN
Yazarın Makaleleri
MAĞDURUN KANUNİ TEMSİLCİSİNİN VE SUÇTAN ZARAR GÖREN TEMSİLCİSİNİN DURUŞMAYA ÇAĞRILMASI
Mağdur ve suçtan zarar görenin 18 yaşından küçük olması halinde anne ve babasının müşteki sıfatıyla kanuni temsilcisi olarak davadan haberdar edilmesi, çağrı kâğıdı ile davet edilmesi gerekir. Şayet 18 yaşından küçük olan mağdurun...
HÜKÜMLÜNÜN DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİNE UYMAMAKTA ISRAR ETMESİ VE GÖNDERİLECEĞİ İNFAZ KURUMU
Hükümlülerin cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına ilişkin kurallar 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un[1] (CGTİHK) 105/A...
HÜKÜMLÜNÜN FİRAR ETMESİNİN HUKUKİ SONUÇLARI
Firar, kaçma veya kaçıp kurtulma anlamında kullanılan bir terimdir. Bu ibare daha çok bir sanığın, tutuklunun veya hükümlünün gözcülerin denetiminden kurtulması şeklinde tanımlanmaktadır.[1] 765 sayılı ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunlarında...
HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI HALİNDE DAVA ZAMANAŞIMI SÜRESİNİN DURMASI
Uygulamada zaman zaman hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararının verilmesi durumunda zamanaşımı süresinin ne şekilde hesap edilmesi gerektiği, zamanaşımı süresinin hangi tarihler arasında duracağı hususu tartışmalara...
HÜKÜMLÜNÜN MEKTUP FAKS VE TELGRAFLARI ALMA VE GÖNDERME HAKKINA İLİŞKİN ANAYASAL İLKELER
Anayasa'nın 13. ve 22. maddeleri hükümlerine göre, haberleşme özgürlüğüne yapılan müdahalenin öncelikle kanunla düzenlenmesi gerekir. Müdahalenin yasal dayanağını sağlayan yasa kuralları, belirli bir eylemin sonuçlarıyla ilgili...
İŞTİRAK HALİNDE İŞLENEN SUÇLARDA ZAMANAŞIMININ KESİLME NEDENLERİN SİRAYET ETMESİ
Özellikle iştirak halinde işlenen suçlarda suça katılan kişiler açısından dava zamanaşımının kesilme nedenlerinin ne şekilde uygulanacağı hususu zaman zaman tartışmalara neden olmaktadır. Aynı suçun işlenmesine iştirak eden failleri...
İDDİANAMENİN DEĞERLENDİRİLME SÜRESİ
Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenen iddianame Cumhuriyet Başsavcısı veya vekili tarafından görüldü yapılarak iddianamenin başlığında yazılı görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmektedir. İddianamenin mahkemeye tevdi edilmesinden...
DAVA ZAMANAŞIMININ KESİLME NEDENLERİ
Dava zamanaşımını kesilmesi nedenleri 5237 sayılı TCK'nin 67/2 maddesinde sınırlı sayıda gösterilmiştir. Buna göre dava zamanaşımının kesilme nedenleri şunlardır: İfade Alma İşlemi İfade alma kavramı, şüphelinin kolluk görevlileri...
HABERLEŞME ÖZGÜRLÜĞÜ AÇISINDAN HÜKÜMLÜNÜN MEKTUP FAKS VE TELGRAFLARI ALMA VE GÖNDERME HAKKI
Giriş Haberleşme özgürlüğü, kişilerin yakınları, özel veya devlet kuruluşları ile çeşitli yollarla bilgi ve haber alıp vermesini ifade eden bir kavramdır.[1] Birleşmiş Milletler Hükümlülerin İyileştirilmesi İçin Asgari Standart Kurallarının[2]...
DAVA ZAMANAŞIMININ DURMASI
Dava zamanaşımının durması kavramı, yasal düzenlemede açık bir şekilde belirtilen bazı durumlarda, soruşturma veya kamu davasının yürütülememesi nedeniyle, bu durumun ortaya çıktığı andan başlamak üzere kalktığı ana kadar geçen...
KAÇAKLARIN YARGILANMASI
5271 sayılı Ceza Muhakemesi hukuku uygulamasında tüm deliller toplandıktan sonra kamu davası açılması gerekirse ve gerekli koşullar oluşursa kamu davasının açılması gerekmektedir. Kamu davası açıldıktan sonra duruşma aşamasına geçilecektir....
DAVA ZAMANAŞIMI SÜRESİNİN DURMASI VEYA KESİLMESİ
Dava zamanaşımı süresini durduran veya kesen haller 5237 sayılı TCK'nin 67. Maddesinde hüküm altına alınmıştır. Hukuki açıdan zamanaşımı, yasal düzenlemenin öngördüğü belirli bir sürenin sona ermesi ile Devletin yargılama ve...
TÜZEL KİŞİLERE VE TİCARİ İŞLETMELERE YAPILACAK TEBLİGAT
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (Tebligat Kanunu) 10. maddesine göre; Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılmak zorundadır. Bilinen son adresinin tebligata uygun olmadığı veya tebligat yapılamayacağı biliniyorsa,...
BAĞLILIK KURALI
Bağlılık kuralı, suç ortakları arasında yer alan öznelerle ilgili olarak faillik konusunda aranan koşulların yokluğu durumunda, bu kişilerin işlenen suç nedeniyle sorumlu tutulmasını sağlayan bir kaidedir. Bu kaide gereğince; suç oluşturan...
SUÇA YARDIM ETME
Yardım etme, bir başka kişinin kasten işlemekte olduğu bir suçun işlenmesine katkı sağlanması anlamına gelmektedir.[1] Burada yardım eden fail, asıl failin suç oluşturan eylemini kolaylaştırmaktadır. Yardım etme eylemi bir takım davranışlardan...
ESTETİK AMAÇLI TIBBİ UYGULAMALARIN HUKUKİ NİTELİĞİ
Tıbbi uygulamalarda, hekim ile hasta arasında kurulan hukuki ilişki bir sözleşme ilişkisi olarak değerlendirilir. Tarafların karşılıklı hak ve yükümlülükleri de, bu sözleşmeye dayanır. Sağlık hizmetine ilişkin bu sözleşmenin; hekimlik...
SUÇUN NİTELİKLİ HALLERİ AÇISINDAN SUÇ ORTAKLARININ SUÇLA OLAN İLİŞKİSİ
Türk Ceza Kanunu uygulamasında yardım etme, yasanın 'Suça İştirak” başlığını taşıyan dördüncü bölümünde 'Yardım Etme” başlığıyla taşıyan 39. maddesinde hüküm altına alınmıştır. Türk hukuku ile Alman hukukunda...
İDDİANAMENİN İADE NEDENLERİ
İddianamenin iade nedenleri 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayma yöntemi açık bir şekilde belirtilmiştir. Buna göre; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine aykırı olarak olarak düzenlenen iddianamelerin...
Estetik Amaçlı Tıbbi Uygulamaların Hukuka Uygunluk Şartları
Tıp bilimi ve teknolojisinin gelişmesine paralel olarak, günümüzde estetik ile ilgili tıbbi uygulamaların çeşitlendiği ve sayısal anlamda arttığı söylenebilir. Başka bir söylemle, hem estetik amaçlı tıbbi uygulama sayısı ve çeşitliliği...
İDDİANAMENİN İADESİNE KARAR VERİLEMEYECEK HALLER
Burada dört hususun dikkate alınması gerekmektedir. 1) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174/2 maddesinde, suçun hukukî nitelendirilmesi nedeniyle iddianamenin iade edilemeyeceği ifade edilmektedir. 2) İlk iade gerekçesinde gösterilmeyen...
TESADÜFEN ELDE EDİLEN DELİLLER
Tesadüfen elde edilen deliller, koruma tedbirlerinin uygulanması sırasında, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ancak, diğer bir suçun işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilmesi halinde söz konusu olmaktadır....
İDDİANAMEDE KAMU DAVASI AÇMAYA YETERLİ ŞÜPHENİN VARLIĞINI GÖSTERİR DELİLLERİN BULUNMASI ZORUNLULUĞU
Soruşturma aşaması sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenleyerek kamu davası açabilir. Burada yeterli şüphe kavramı üzerinde durulmalıdır. Cumhuriyet...
İDDİANAMEDE SUÇU OLUŞTURAN OLAYLARIN MEVCUT DELİLLERLE İLİŞKİLENDİRİLEREK AÇIKLANMASI ZORUNLULUĞU
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/4 maddesine göre; iddianamede şüpheliye atılı suçu oluşturan olayların mevcut olan delillerle ilişki kurularak anlatılması gerekir. Başka bir söylemle; şüphelinin atılı suçu işlediği anlatılırken,...
4483 SAYILI KANUNUN KAPSAMI DIŞINDA KALAN SUÇLAR VE KAMU GÖREVLİLERİ
4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun[1], memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri nedeniyle gerçekleştirdikleri eylemler ve suçlardan dolayı yargılanabilmeleri için izin vermeye yetkili mercileri...
İDDİANAMEDE GÖSTERİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR
Kamu davasını açma görevi 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, ceza muhakemesinin nasıl yapılacağı hususundaki kurallar ile bu sürece katılan kişilerin hak, yetki ve yükümlülüklerini düzenlemek amacıyla hüküm altına alınmıştır (CMK...
CEZA YARGILAMASINDA TENSİP TUTANAĞI İLE VERİLEMEYECEK KARAR TÜRLERİ
Davanın reddi, birleştirme, yetkisizlik, görevsizlik gibi usule ilişkin kararların, duruşma hazırlığı evresinde tensip tutanağı ile verilmesi mümkündür. Bu kararlar dışında suç vasfının belirlenmesi, takdir hakkının kullanılması gereken...
HÜKÜM AÇISINDAN HUKUKA AYKIRI DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Ceza yargılaması sürecinde temin edilen ve kullanılan bütün delillerin hukuka uygun olması gerekir. Bu durum delillerin hukuksal düzende belirlenen kural ve yöntemlere göre elde edilmesi ile ilgilidir. Sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulabilmesi,...
SANIĞIN YARARINA OLAN KURALLARA AYKIRILIK
Uygulamada zaman zaman ceza yargılamasında sanık yararına kabul edilmiş bir hukuk kuralının uygulanmaması, eksik veya hatalı uygulanması söz konusu olabilmektedir. Bu gibi hallerde cumhuriyet savcısının sanık lehine olan bu kural ve ilkelerin...
İDDİANAMENİN SANIĞA TEBLİĞİ VE SANIĞIN ÇAĞRILMASI
Bizim hukuk sistemimizde, kovuşturma evresi iddianamenin kabul edilmesi ile başlamakta ve duruşma aşamasına geçilmektedir. Duruşma hazırlığı ve duruşma ile ilgili öznelerin bu aşamada davet edilmeleri veya duruşmaya getirilmeleri gerekmektedir....
TEMYİZ NEDENİ VE HUKUKA KESİN AYKIRILIK HÂLLERİ
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Madde 288/1 maddesine göre; temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanabilir. Burada kastedilen hukuka aykırılık kavramı, bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması...
İDDİANAMENİN KABULÜ VE DURUŞMA HAZIRLIĞI
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 175/1 maddesine göre iddianamenin kabulüyle, kamu davası açılmış olur. Kamu davasının açılması ise kovuşturma evresinin başladığı anlamına gelir. Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri...
AVUKATIN SORUŞTURMA DOSYASINI İNCELEME VE BELGE ALMA YETKİSİ
Vekilin, belirli bir şüpheli ismini yazılı olarak bildirerek soruşturma dosyasını inceleme talebinde bulunması halinde izin verilmesi gerekip gerekmediği uygulamada bazen tartışmalara neden olmaktadır. Avukatların, müvekkilleri ile ilgili olan...
SUÇ OLUŞTURAN SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARI
Sosyal medya paylaşımları ile pek çok suçun işlenebilmesi mümkündür. Bunların başında hakaret, tehdit, cinsel taciz, müstehcenlik, özel hayatın gizliliğini ihlal ve benzeri suçlar gelmektedir. Günümüzde çok sayıda kişi sosyal medya...
TEBLİGAT YÖNTEMLERİ VE YURT DIŞI ADRESİNE TEBLİGAT
Tebligat ceza ve hukuk yargılamaları açısından önemli bir konudur. Uygulamada tebligat ile ilgili pek çok uygulama hatası ile karşılaşılmaktadır. Bu durum hem zaman kaybına hem de maliyete neden olmaktadır. Bu nedenle tebligat ile alakalı...
DELİLLERİN TARTIŞILMASI
Ceza yargılamasında delillerin tartışılması gerçeğe ulaşma açısından önemli bir konudur. Bizim yargılama sistemimizde duruşma sırasında ne zaman delillerin tartışılması gerektiği ile ilgili bir belirlilik bulunmamaktadır. Daha doğru...
SUÇTAN KAYNAKLANAN MALVARLIĞI DEĞERLERİNİ AKLAMA SUÇU
Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerine hukuka uygunluk görüntüsü verilerek iktisadi ortama dâhil edilmesi, suç işlemeyi cazip hale getirmektedir. Bu şekilde suç yoluyla kazanç sağlama hukuka aykırı bir takım oluşumlara da neden olmaktadır....
SANIĞIN DURUŞMADA HAZIR BULUNMAMASI
Kovuşturma aşaması sözlülük ve tartışmalılık ilkesini dayanmaktadır. Bu nedenle Sanık hazır bulunmadan duruşma yapılması halinde bu ilkeler ihlal edilmiş olacaktır. Bununla birlikte hukuk sistemimizde istisnai durumlar ve değişik nedenlerle...
TUTUKLAMADA KUVVETLİ SUÇ ŞÜPHESİNİN VARLIĞINI GÖSTEREN SOMUT DELİLLERİN BULUNMASI
Tutuklanma kararı şüpheli veya sanık açısından ağır sonuçların ortaya çıkmasına neden olduğu için tutuklama bazı şartlara tabi tutulmuştur. Tutuklama kararı verilebilmesi için şu şartların varlığı gerekir:[1] 1) Kuvvetli suç şüphesinin...
DURUŞMANIN BAŞLAMASI
Duruşmanın başlaması ile ilgili hükümler 5271 sayılı CMK'nin 191. Maddesinde hüküm altına alınmıştır. Öncelikle duruşmanın başlaması için bazı hususların saptanması gerekir. Duruşmanın başlaması sırasında şu hususlar tespit...
Tutuklama yasağı
Sadece adli para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.(CMK m. 100/4)[1] Tutuklama yasağına...