Özet
Dijital iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte sözleşme ilişkilerinin kurulma biçimi önemli ölçüde değişmiştir. WhatsApp gibi anlık mesajlaşma uygulamaları üzerinden yapılan yazışmalar, tarafların irade beyanlarının elektronik ortamda iletilmesini sağlamaktadır. Türk hukukunda sözleşmeler kural olarak herhangi bir şekle tabi olmadığından, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarının bulunması halinde elektronik ortamda kurulan sözleşmeler de geçerli kabul edilmektedir. Bununla birlikte uygulamada ortaya çıkan en önemli sorun, bu tür yazışmaların ispat gücü ve delil niteliğidir. Bu çalışmada, WhatsApp yazışmalarının Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında belge ve delil başlangıcı niteliği, Yargıtay içtihatları ışığında incelenmekte; ayrıca elektronik sözleşmelerin borçlar hukuku bakımından geçerliliği literatür görüşleri ile değerlendirilmektedir.
1. Giriş
Teknolojik gelişmeler, sözleşme ilişkilerinin kurulma biçiminde köklü değişikliklere yol açmıştır. Günümüzde taraflar sözleşme müzakerelerini çoğu zaman yüz yüze değil, elektronik iletişim araçları üzerinden yürütmektedir. Özellikle anlık mesajlaşma uygulamaları aracılığıyla yapılan yazışmalar, tarafların irade beyanlarını karşılıklı olarak ilettikleri bir iletişim ortamı haline gelmiştir.
Türk hukukunda sözleşmelerin kurulmasına ilişkin temel düzenleme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 1. maddesinde yer almaktadır. Buna göre sözleşme, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla kurulur. Kanunun özel bir şekil şartı öngörmediği sözleşmeler bakımından bu irade beyanlarının hangi araçla iletildiği sözleşmenin geçerliliğini etkilemez.
Bu bağlamda WhatsApp gibi mesajlaşma uygulamaları üzerinden yapılan beyanların hukuki niteliği ve özellikle ispat hukuku bakımından değeri, uygulamada sıkça tartışma konusu olmaktadır.
2. WhatsApp Yazışmalarının Hukuki Niteliği ve Belge Vasfı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 199. maddesine göre;
“Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metinler, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları belge sayılır.”
Bu hüküm doğrultusunda elektronik ortamda oluşturulan veri kayıtları da belge niteliğinde kabul edilmektedir. Yargıtay içtihatlarında da WhatsApp yazışmalarının HMK m.199 anlamında belge niteliğinde olduğu açıkça kabul edilmiştir.
Yargıtay kararlarında, mesaj içeriklerinin uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli olması halinde bu yazışmaların mahkemeler tarafından delil olarak değerlendirilebileceği ifade edilmektedir.
3. WhatsApp Yazışmalarının Delil Başlangıcı Niteliği
WhatsApp yazışmalarının ispat hukuku bakımından en önemli fonksiyonu, delil başlangıcı olarak kabul edilmeleridir.
HMK’nın 202. maddesi uyarınca;
“Bir hukuki işlemin senetle ispatı gerektiği hâllerde, karşı tarafın elinden çıkmış veya onun tarafından gönderildiği anlaşılan ve hukuki işlemi muhtemel gösteren belge delil başlangıcı sayılır.”
Bu hükme göre bir belgenin delil başlangıcı sayılabilmesi için iki temel şartın bulunması gerekir:
- Belgenin karşı taraf veya temsilcisi tarafından düzenlenmiş olması
- İddia edilen hukuki işlemi muhtemel kılması
Yargıtay, WhatsApp yazışmalarının bu şartları taşıması halinde delil başlangıcı sayılabileceğini kabul etmektedir.
Bu durumda, senetle ispat zorunluluğunun bulunduğu uyuşmazlıklarda dahi, delil başlangıcı bulunan taraf tanık deliline başvurabilmektedir.
Örneğin Yargıtay kararlarında;
- Borcun varlığını kabul eden mesajlar
- Tapu devri veya emanet ilişkisinin varlığını ima eden yazışmalar
Hukuki ilişkinin varlığını muhtemel kılan delil başlangıcı olarak değerlendirilmiştir.
4. WhatsApp Yazışmalarının Delil Değerine İlişkin Şartlar
Yargıtay içtihatlarında WhatsApp yazışmalarının delil olarak kabul edilmesi için bazı kriterler aranmaktadır.
4.1 Aidiyet ve Doğruluk
Mesajların gerçekten karşı taraftan gönderildiği konusunda tereddüt bulunmamalıdır.
Yargıtay, yalnızca ekran görüntüsü şeklinde sunulan ve mesajın hangi telefondan gönderildiği tespit edilemeyen yazışmalara itibar edilmemesi gerektiğini belirtmiştir.
4.2 İçeriğin Açıklığı
Mesaj içeriğinde hukuki işlemi ortaya koyan açık ifadeler bulunmalıdır.
Soyut ve yoruma açık ifadeler, sözleşmenin veya hukuki ilişkinin varlığını ortaya koymak için yeterli görülmemektedir.
4.3 İnkâr Edilmemesi
Mesajın karşı taraf tarafından gönderildiğinin inkâr edilmemesi, yazışmanın delil değerini artırmaktadır.
4.4 Usul Kurallarına Uygunluk
WhatsApp yazışmaları da diğer deliller gibi dava veya cevap dilekçesinde bildirilmelidir.
Aksi halde iddianın genişletilmesi yasağı nedeniyle bu delillerin dikkate alınmaması söz konusu olabilir.
5. İnançlı İşlemler ve Üçüncü Kişiler Arasındaki Yazışmalar
İnançlı işlemlerde delil başlangıcının doğrudan taraflar arasında bulunması gerekir.
Yargıtay, davacı ile davalı arasında değil de üçüncü kişiler arasında geçen WhatsApp yazışmalarının inançlı işlem ilişkisini ispat etmek için yeterli olmadığını belirtmiştir.
6. Teknik İnceleme ve Hukuka Uygun Delil Sorunu
WhatsApp yazışmalarının delil olarak kullanılabilmesi için teknik doğrulama yapılması da önemlidir.
Yargıtay kararlarında;
- Mesaj dökümlerinin doğrudan telefondan alınması
- Cihaz üzerindeki kayıtlarla karşılaştırılması gerektiği belirtilmiştir.
Bunun yanında delilin hukuka uygun elde edilmesi de zorunludur.
Özellikle boşanma davalarında, eşin telefonuna gizlice girilerek elde edilen mesajların hukuka aykırı delil oluşturabileceği yönünde kararlar bulunmaktadır. ¹
7. Elektronik Sözleşmeler ve WhatsApp Üzerinden Kurulan Sözleşmeler
Hukuk literatüründe elektronik sözleşmeler, klasik sözleşmelerden farklı bir hukuki kategori olarak değil, yalnızca irade beyanlarının iletilme yöntemi bakımından farklı bir sözleşme türü olarak kabul edilmektedir.
Bu görüşe göre;
“Elektronik sözleşmeler, klasik sözleşmeler gibi tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarını birbirlerine iletmeleriyle kurulur. Elektronik sözleşmelerin klasik sözleşmelerden tek farkı irade beyanlarının elektronik ortam aracılığıyla iletilmesidir.”
Dolayısıyla WhatsApp üzerinden yapılan irade açıklamaları da TBK kapsamında sözleşmenin kurulması için yeterli olabilir
8. Hazırlar Arası ve Hazır Olmayanlar Arası Sözleşmeler
Türk Borçlar Kanunu’nun 4. maddesine göre;
“Telefon, bilgisayar gibi doğrudan iletişimi sağlayan araçlarla yapılan öneriler hazırlar arasında yapılmış sayılır.”
Bu nedenle tarafların eş zamanlı olarak mesajlaştığı durumlarda WhatsApp üzerinden kurulan sözleşmeler hazırlar arası sözleşme niteliği taşır.
Ancak mesajlar farklı zamanlarda gönderiliyorsa bu durumda sözleşme hazır olmayanlar arasında kurulmuş sayılabilir.
9. Elektronik İmza ve Şekil Şartı
Kanunun özel bir şekil şartı öngörmediği sözleşmeler bakımından elektronik imza zorunlu değildir.
Bu nedenle WhatsApp mesajlarıyla yapılan sözleşmeler;
- Kira sözleşmesi
- Hizmet sözleşmesi
- Satış sözleşmesi
Gibi şekle tabi olmayan sözleşmeler bakımından geçerli kabul edilmektedir.
Buna karşılık taşınmaz satış sözleşmesi gibi resmi şekle tabi sözleşmeler WhatsApp üzerinden geçerli şekilde kurulamaz.
Sonuç
WhatsApp yazışmaları Türk hukukunda giderek daha fazla önem kazanan elektronik deliller arasında yer almaktadır.
Yargıtay içtihatları incelendiğinde;
- WhatsApp yazışmalarının HMK m.199 kapsamında belge niteliğinde olduğu
- Çoğu durumda HMK m.202 kapsamında delil başlangıcı olarak kabul edildiği
- Teknik doğrulama ve aidiyet şartlarının sağlanması halinde mahkemeler tarafından delil olarak değerlendirildiği görülmektedir.
Bununla birlikte WhatsApp yazışmaları tek başına her zaman sözleşmenin varlığını ispat etmeye yeterli değildir. Bu nedenle uygulamada bu yazışmaların tanık, bilirkişi incelemesi veya diğer belgelerle desteklenmesi önem taşımaktadır.
Sonuç olarak, tarafların karşılıklı irade beyanlarının WhatsApp üzerinden açıklanması, kanunda özel bir şekil şartı bulunmayan sözleşmeler bakımından hukuken geçerli bir sözleşme ilişkisi doğurabilir. Ancak bu yazışmaların ispat değeri somut olayın özelliklerine göre mahkemeler tarafından değerlendirilmektedir.
Av. Alper BAYRAM
Dipnotlar
- Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/28932, K. 2019/7493, T. 20.06.2019.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/2427, K. 2022/7925, T. 08.11.2022.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/8590, K. 2023/1325, T. 2023.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/287, K. 2023/1549, T. 23.05.2023.
- Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2021/2530, K. 2022/1236, T. 16.02.2022.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3407.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/3394, K. 2023/2064, T. 10.07.2023.
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/318, K. 2025/4093, T. 06.10.2025.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/2739.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/8489; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/478.