KARARLAR

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2017/1171 E. ile 2013/2657 E. sayılı kararı

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 11/12/2018 tarihli, 2017/1171 E., 2018/6493 K. sayılı kararı ile 03.04.2013 tarihli, 2013/2657 E., 2013/5759 K. sayılı kararı

Abone Ol

T.C.

Yargıtay

19. Hukuk Dairesi

2017/1171 E., 2018/6493 K.

"İçtihat Metni"

19. HUKUK DAİRESİ
YARGITAY KARARI
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Davacı vekili, davalı tarafından davacı aleyhine ... İcra Müdürlüğü’nün 2008/3344 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapıldığını, takibe dayanak bonoda alacaklı olarak ... Mobilya ibaresi bulunduğunu, bu isimde tüzel kişiliğe haiz bir firma olmadığını dolayısıyla bono vasfı taşımadığını, belgenin ciro yolu ile devri mümkün olmadığı halde davalının alacaklı olarak gösterildiğini ve kambiyo senetlerine özgü takip yapıldığını, davacının alacaklı olarak görünen davalıdan mal almadığını, borcu da olmadığını ileri sürerek icra takibine dayanak gösterilen evrakın kambiyo senedi vasfını taşımaması nedeni ile iptalini ve davalıya borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 20/05/2015 tarihli ıslah dilekçesi ile de kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davacının iddialarında haksız olduğunu, alacağını geciktirmek gayesiyle dava açtığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, dava konusu bonoda lehdar kısmında "... Mobilya" ibaresinin bulunduğunun görüldüğü, bononun keşide tarihi itibariyle "... MOBİLYA" ünvanı ile ticaret siciline kayıtlı başka bir gerçek yahut tüzel kişinin bulunmadığının anlaşıldığı, bu haliyle takip konusu bononun lehdar kısmında davalıya ait firmanın ticaret ünvanının eksik yazıldığının, davalının firmasının tüzel kişiliği bulunmadığından senedin bono vasfında olmadığının ve kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe konu olamayacağı, buna karşılık davanın menfi tespit davası olduğu ve lehdar kısmındaki eksikliğin senedi geçersiz kılmayıp, sadece bono vasfını ortadan kaldıracağı, davalı tarafın tacir olduğu, takip konusu senet üzerinde malen kaydının bulunduğu, davacının senet karşılığında davalıdan mal almadığını beyan ettiği ve davalının ticari defterlerine delil olarak dayandığı, senet karşılığında mal teslim ediliğini ispat yükünün davalı tarafta olduğu, davalı tarafa ticari defterlerin ibrazı için kesin süre verildiği, bu süre içerisinde ticari defterlerin ibraz edilmediği, ayrıca mal teslimi yapıldığına dair irsaliyeli fatura ve benzeri herhangi bir başka delilin ileri sürülemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle takip dayanağı bono metninden davalının alacaklı sıfatının anlaşılamamış olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine,

2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince mahkemece dava kabul edilmesine karşın ıslah dilekçesiyle kötüniyet tazminatı talebinde bulunan davacının bu talebi yönünden gerekli inceleme yapılarak olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu yönüyle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte belirtilen nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

---

T.C.

Yargıtay

19. Hukuk Dairesi

2013/2657 E., 2013/5759 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine başlattığı icra takibine konu bonoyu yetkisiz şirket temsilcisinin imzaladığını, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunmadığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; taraf defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunmadığının anlaşıldığı, takip konusu bononun davacının yetkili olmayan temsilcisi ... tarafından davalıya verildiği, davalının dosyaya sunduğu vekaletname ile temsilci ...'a kambiyo senedi düzenleme yetkisinin verilmediği kambiyo senedi düzenleme yetkisinin özel yetki olduğu, dolayısıyla kambiyo senedinin yetkisiz temsilci tarafından davalıya verildiği, davalının kötü niyetli olduğuna dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, davacı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, fazla yatırılan peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 03.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.