T.C.
Yargıtay
19. Hukuk Dairesi
2017/367 E., 2018/3242 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının iki adet çeke dayalı takip yaptığını, taraflar arasında ticari ilişki olduğunu, davalının teslim ettiği ürünlerin bir kısmının ayıplı çıktığını, davacının iade ve fiyat farkı faturaları düzenlediğini, bunlar mahsup edildiğinde davalının alacağının bulunmadığını ve çeklerin bedelsiz kaldığını ileri sürerek, 32.500,00 TL üzerinden başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitini ve kötü niyet tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının düzenlediği iade faturalarına itiraz edildiğini, bakiye alacak nedeniyle takip yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, borçlu olmadığını ispat yükünün davacıda olduğu, davacının kendi defterlerinde 156.965,05 TL davalıya borçlu bulunduğu, ticari defterlerin sahibi aleyhine delil teşkil edeceği, davalı defterlerine göre davacının borcunun 31.000,58 TL olduğu, davacının açıkça yemin deliline dayanmadığı, takip tarihi itibariyle davalının kısmen alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının takip nedeniyle 1.499,42 TL borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle takibin kambiyo senedine dayalı olup kambiyo senetlerinin ticari defterlere işlenme zaruretinin bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 06/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
---
T.C.
Yargıtay
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi
2010/4598 E., 2010/13134 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan 67.584.00.-YTL.borç kalmasına rağmen davalının kendisine teminat amacıyla verilen senedi 28.416.-YTL.fazladan doldurarak 96.000.00.-YTL.asıl alacak üzerinden takibe giriştiğini, işlemiş faizin de fazladan talep edildiğini ileri sürerek icra takibinin asıl alacağının 67.584.00.-YTL.işlemiş faizin 926.00.-YTL.ve takip çıkışının da 68.686.00.-YTL.olarak belirlenmesini ve fazla talebe karşılık olarak davalıya 288.20.-YTL.ve fer’ileri tutarında borcun bulunmadığının tespitine, kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu senedin kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren kambiyo senedi olduğunu, senette teminat senedi olduğuna dair bir kaydın bulunmadığını, senede karşı hiçbir ödemenin yapılmadığını belirterek davanın reddi ile % 40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde davacının icra takibine konu bononun teminat senedi olduğu hususunu usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı gerekçelerle davanın reddine, yasal şartları oluşmadığından inkar tazminatına gerek olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalının ticari defterlerinin bilirkişinin 17.06.2009 tarihli raporu ile incelenmiş bulunmasına ve bononun ihdas nedeninin teminat olduğu hususunun davacı tarafından kanıtlanamamasına, davalının ticari defterinde senedin teminat senedi olarak verildiği hususunun da kayıtlı olmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 23.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
---
T.C.
Yargıtay
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi
2010/5585 E., 2011/2263 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 21.01.2010
Nosu : 380-28
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalının icra takibine konu ettiği bononun zorla müvekkiline imzalattırıldığını, taraflar arasında makine alımı konusunda yazılı sözleşme imzalandığını, makinenin 05.10.2007 tarihinde davalıya teslim edildiğini, bedelinin alındığını, müvekkilinin işyerini kapatmaya karar vermesi üzerine 2008 yılının Ocak ayı başında davalının müvekkilini makinanın elektrik kaçırdığı bahanesiyle çağırdığını, davalı şirket yetkilisi ...’nın “sen bize makine için on yıl garanti verdin şimdi çekip gidiyorsun var mı öyle şey” diyerek müvekkilinin önüne boş bir senet koyduğunu ve müvekkilinin suratına tabanca dayayarak tehditle ve sinkaflı küfürler ederek zorla imzalattırdığını, nakden ibaresini taşıyan makine ile aynı değerdeki 45.000.-TL.lik senedin karşılığının bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin borcunun bulunmadığının tespiti ile haksız, kötüniyetli icra takibi nedeniyle % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, duruşmada dava konusu alacak kambiyo senedine dayalı olduğu için sebepten mücerret olduğun, hukuki ilişkinin kanıtlanmasına gerek olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, taraf defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde, taraflar arasındaki 45.000.-TL.bedelli makine alımına ilişkin ticari ilişkide karşılıklı edimlerin yerine getirildiği, bunun dışında başka bir ilişkinin bulunmadığı, her ne kadar senet sebepten mücerret ise de taraflar arasında bir ticari ilişkinin bulunduğu ve bunun bedelinin ödendiği anlaşılmakla davanın kabulüne, takibin iptaline, % 40 tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu senedin tehditle imzalatıldığını iddia etmiş, davalı ise bononun sebepten mücerret bir borç senedi olduğunu belirterek davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık bonodan kaynaklanmaktadır. Bono, kambiyo senedi olduğundan sebepten mücerret bir borç ikrarını içerir. Bononun davalının ticari defterinde kayıtlı olmaması onu hükümden düşürmeyeceği gibi mücerretlik niteliğini de etkilemez.
Bu durumda mahkemece somut olay bakımından ispat külfetinin davacıda olduğu ve davacının davasını usulen kanıtlaması gerektiği gözetilmeden somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı lehine BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.